Elinin ilahi bir güç tarafından yönetildiğine, bu resimden daha iyisini yapamayacağına inandığı için bundan böyle resim yapmamaya karar verdi; artık günlerini dua ederek, ömrünün son günlerinde kendisini, üzerine akşam güneşinin altın sarısı ışığının vurduğunu hissettiği yükseklere götürecek yolu bulmaya çalışarak geçirecekti.
"Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya.
Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare düşünce.
Hisset, düşün, anla, ister gül, ister ağla,
Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle,
Ister neşe, ister keder: farkı olmaz,
Serbestçe çekip gidebilir ikisi de.
Insanın dünüyle yarını bir olmaz;
Kalıcı şey yoktur, değişiklikten öte!"