Zehra Bakıcı

Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Çok büyük bir aşktı bu. Hayat aşığı, toprak aşığı, tabiat aşığı idi. Bu aşkını içinde saklıyor ve türkülerde duyup yaşıyordu. İlgisiz bir insan, aşık olmayan bir insan, sesi ne kadar güzel olursa olsun, böyle şarkı, böyle türkü söyleyemez.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Hem kendimle fazlasıyla meşgul olduğumdan, hem de iç dünyam fazlasıyla fırtınalı olduğundan, başkalarını kendi haline bırakmayı yeğliyorum, keşke onlar da benimle uğraşmasa.
Sayfa 62
Ben bitmiş bir insanım dedi. Karşınızda bulunan kişi, eskiden olduğum şeyin soluk bir yansımasından ibaret. İçimdeki en değerli parça, gerçekten olduğum kişi yıllarca evvel öldü. Ben sadece otomatik pilotta yaşamayı sürdürüyorum.
Sayfa 365·Kitabı okudu