Dağlılar… Cumhuriyet döneminde Güneydoğu’nun ücra sayılan topraklarında yaşanan acıların, töre adı altında alınan canların, kadının hiçe sayıldığı( bazı kadınların ise bunu hemcinsine yaptığı) o karanlık çağın kurgusal (ki bence gerçeklerden fazlasıyla esinlenmiş yazar) romanı.
Kitapta birçok karakter var, kurgusal olan bu kitabın karakterleri o topraklarda doğup büyümüş ben için çok da yabancı gelmedi. Tahmin edebileceğiniz üzere o karakterlerin çoğu saf kötü! Ya da kendilerinin de savundukları gibi, belki de sadece törenin koyduğu kurallara uyma gayesi ile hareket ediyorlar. Çok klişe gelecek belki ama birçoğunuzun uzaktan baktığı o töre cinayetleri, ailelerin birbirini katli atalarımızdan bize emanet o topraklarda yıllar boyu can almıştır, aileler birbirini katletmiştir, hatta öyle ki günümüzde bile bu sığ kafalılığın dışına bazı kör zihniyetleri çıkarmak mümkün değildir.
Yazar her karakteri ilmek ilmek işlemiş, olay örgüsünü okuru cezbedecek, devamını okumaya itecek heyecanda tutmayı ustalıkla başarmış. Benim kitabı okurken en büyük avantajım yazarın kendisi ile birebir iletişim kurabiliyor olmamdı. Hatta sonuna doğru küçük bir sitemde de bulundum kendisine. Neyse ki en sevdiğim karakter ölümden döndü de kitabı içim ferahlayarak bitirebildim.
Ülkemin o güzel topraklarında neler yaşanmış, neler yaşanıyor, merak ediyorsanız bu kitap tam size göre.
Keyifli okumalar…