Zehra günaydın

Zehra günaydın
@Zehragunaydnn
Lise
İstanbul
İstanbul, 6 Nisan 2001
11 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sabitlenmiş gönderi
Birden fitnat’ın gözlerinden birer damla yaş akar. Ağzını açıp, dilini hareket ettirip bir şey söylemek ister. Fakat heyhat! Kendi bedeni üstünde hiçbir hakimiyeti kalmamış. Çabalar, çabalar… bir şey söyleyemez. Bir iki kez daha seyrek seyrek nefes alır. Sonunda nefesi de tükenir. Ah, görmeliydiniz o güzel yanakları, kırmızı renklerini atıp da ne kadar güzel bir sarı renk aldılar. Sanki bu değişim güzelliğini daha çok artırdı, kendisine daha çok yakıştı! Heyhat!… hani ya fitnat’ın o güzel yüzü, o nazik vücudu, o nazenin beden… odanın ortasına yayılmış, al kan içinde kalmış. Gözleri sönmüş, görmez! Dili kurumuş, söylemez! Ne kadar seslensen işitmez! Heyhat! Bir cansız hükmüne girmişti! O akıl, o zeka, o zihin, o letafet, o merhamet, o şefkat, o aşk, o muhabbet ne oldu? Nereye gittiler? Nereye uçtular? O kadar duygunun sahibi olan fitnat’ın yüreği, nasıl oldu da bütün bu hislerden uzaklaştı? O his ne oldu?..
Sayfa 104
Alıntı
Reklam

Zehra günaydın

, bir kitabı okumaya başladı
Hakan Günday
7.9/10 · 35,3bin okunma

Zehra günaydın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 00:00
·
2025 17. kitabı
Jack London
7.9/10 · 43,1bin okunma
O gökyüzünün ve yeryüzünün gerçek yaratıcısıdır; gecenin gündüzü örtmesini ve günün yeniden gecenin yerini almasını sağlayandır; güneşe ve aya boyun eğdirendir; hepsi, her şey O’nun takdirine göre işler; O’nun her şeye gücü yeter; hiç kuşku yok ki O en kudretlidir, en yüce bağışlayıcıdır. “Diz çök,” dedi Talip. Yüce Allah’ım! Beni bağışla, merhametini esirgeme, çünkü sen merhametlilerin en ulususun. “Şuraya diz çök, hemşire. Başını da eğ.” Son kez. Meryem ona söyleneni yaptı.
Alıntı
Meryem onu dinlerken, kış yıldızlarının donuk ışıltısını, safid-koh dağlarının üstünden kayan, tel tel, pembe bulutları, o çok gerilerde kalmış sabahta nana’nın söylediklerini anımsadı: Hep kuzeyi gösteren bir pusula ibresi gibi,bir erkeğin suçlayan parmağı da mutlaka bir kadını işaret eder. Her zaman. Bunu aklından çıkarma, Meryem.
Sayfa 374·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam