Belki de bunların hepsi boş!
Doğru masal olmadığı gibi, doğru yer, doğru zaman, doğru kişi, diye de bir şey yoktur. Var oluş, hepten bir yanlışlıktır belki de. Hepimiz saçmasapan tesadüflerin esiri olan hayatlar yaşıyor ve bu hayatların altında bir düzen arıyor olabiliriz. Sonuçta, bize kelimeler ve hikayeler kalıyor yalnızca.
Gençlerin ruhunu bakımsız bir tarla gibi boş bırakırsanız orada sadece ısırgan otları ve dikenler gibi zararlı otlar yetişir. Anne ve babaların çocukların beynini ve ruhlarını işlemeden bırakması ne akla uyar ne de vicdana. Böyle bir ihmal ahlaksızlıktır ve cinayetten bir farkı yoktur. Çocukların terbiye edilmemesi sadece aileyi değil; toplumu ve devleti de ilgilendirir.
orda burda, ev içlerinde, kır kahvelerinde, deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz
ıskaladığımız şeyleri
yatıştırıcı rüzgârlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi