Zeliha Gündoğdu

“ Haddini bilenin ataklığına ‘cesaret’ haddini bilmeyenin ataklığına ‘cüret’ denir. Cahil cüretli, âlim cesaretli olur. Cahilin cüreti, âlimin cesaretinden fazladır. Âlim bilir iddia etmez, cahil bilmez iddia eder. Buna bakarak insanların cahil mi, âlim mi olduğunu hemen anlayabilirsiniz.”
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Reklam
Bazıları hayale dalar ve mü'minleri şöyle tasavvur ederler: Mü'minler, ibadet etmek için hayattan kopmuş, tekkelere sığınmış dervişlerdir. Fakat bu suret bazı dinler tarafindan bazı çevrelerde tanınmışsa da İslam tarafından reddedilmiştir. Zira İslam mü'mini çalışan, çabalayan, hayattaki rolünü yapan, hayattan alan ve yine ona veren, Allah'ın onu yeryüzüne halife yapmak muradına boyun eğen bir insan olarak tanır. "Sizi topraktan yaratan ve orada yaşatan O'dur." (Hud, 11/61)
Sayfa 346·Kitabı okudu
İşte mü'min yalnız ibadette değil bütün işlerde aynı şuuru taşır; Allah'ı görür gibi hareket eder. Eğer bu dereceye varamazsa en azından Allah'ın onu gördüğünü hisseder. Bütün işlerinde mü'min kimsenin parolası şudur: Allah'ı razı edeceğim.
Sayfa 341·Kitabı okudu
“Kimse itiraf etmese de kendini Tanrı’ya benzer bir pozisyonda görüyor artık insan. Her şeyi yapabileceğini, her şeye sahip olabileceğini, istediği her şeyi değiştirebileceğini ve her şeyi yöneteceğini düşünüyor. Her insanın nazarı, dikkati, odağı kendi benliğine dönük… Herkesin enaniyeti okşana okşana çıldırtılmış durumda. Eskiden dünyayı kasıp kavuran veba gibi salgınlar vardı. Şimdi herkese bulaşmış olan hastalığın adı enaniyet.”
Sayfa 193·Kitabı okuyor
“Eğer bir memlekette zulümler çoğalmışsa, haddi aşanlar gemi azıya almışsa, hakka riayet eden vicdan sahiplerinin bu insanlara dur demesi gerekir. Neyime lazım, benden uzakta kalsınlar diyerek bu ateşe sırtlarını dönenler tüm bu suçlara iştirak etmiş olurlar.”
Sayfa 143·Kitabı okudu
Reklam