Türkiye'nin iki yüzyılı aşan "asrileşme'', "muasırlaşma", "batılılaşma'', "çağdaşlaşma", "kalkınma", "çağ atlama" problematiği, sömürgeleşme sürecinden başka bir şey değildir. Söz konusu olan, süreklilik gösteren bir çizgidir. İdris Küçükömer'in deyişiyle, bir "yenilgi tuzağıdır." Mustafa Reşit Paşa Osmanlı İmparatorluğu'nu, "Civilisation"a sokmaya çalışıyordu. Bugünün yöneticileri de Türkiye'yi "AB"ye sokmaya çalışıyorlar. Mustafa Reşit Paşa'dan bu yana bir buçuk yüzyıl geçtiği halde, Avrupa'nın hemen tüm kapıları Türklere kapalı. Batıya gidebilmek için vizeyi içine sindirmek ve barajı aşabilmek gerekiyor... Üçüncü Mustafa zamanında "bu devlet nasıl kurtulur" sorusu şimdilerde, "bu devlet nasıl kalkınır" sorusuna dönüşmüş görünüyor... Bütün bu dönem boyunca yönetici elitin topluma ve dünyaya bakışında radikal bir değişiklik söz konusu olmadı.