Kübra

Olsun vardır bir bildikleri halk mı yiyecekti? (L yumuşak)
Aslında özelleştirme demek, topluma ait olan, "herkesin olan", toplumun ortak kullanımına sunulan, sunulması gereken varlıkların/yaşam alanlarının ve kaynakların (müştereklerin) özel şahıslar, sermaye sahipleri tarafından, kapitalist şirketler tarafından sahiplenilmesi, özel mülk kategorisine indirgenmesidir. Başka türlü söylersek, topluma ait olanın, herkesin olanın onlardan çalınması, gasp edilmesidir... İyi de, bu hırsızlık, bu gasp nasıl oluyor da bir başarı öyküsü olarak sunulabiliyor? Bu durum rahatsız edici değil mi? Siz üniversitelerde iktisat bilimi, sosyal bilim diye pazarlanan, esasen bilimle de, bu dünyanın gerçekliğiyle de bir ilgisi olmayan safsataların neye yaradığını hiç düşündünüz mü? Bırakın asgari rasyonelliği, bu kepazelik ahlâken bile asla kabul edilebilir değildir...
Sayfa 17 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Olsun, padişahım çok yaşa
24 Ocak-12 Eylül dönemeciyle başlayan kompradorlaşma süreci, özellikle 2002`de "Ilımlı İslam" projesi olarak iktidara taşınan AKP iktidarıyla daha da derinleşti, hızı, yoğunluğu ve kapsamı arttı. Geride kalan 15-16 yılda, sermayenin, daha doğrusu sömürünün, yağma ve talanın önündeki tüm engeller birer birer ortadan kaldırıldı. Ülke "yerli" ve yabancı sermayenin sömürüsüne, yağma ve talanına sonuna kadar açıldı. Metalaşma, paralılaşma, soysuzlaşma görülmemis boyutlara ulaştı. Emek sömürüsü skandal düzeylere çıktı, "iş kazaları" tam bir katliama dönüştü, ülkenin varı yoğu yerli-yabancı bir avuç soyguncu çetesi tarafından yağmalandı, talan edildi. 0 kadar ki, geride kalan yaklaşık 100 yılda, son 15-16 yıldaki gibi bir sömürü, yağma ve talan görülmedi. Bu bir rekordu! Kamu işletmeleri, kamu kuruluşları, kamu hizmetleri, su, denizler, göller, koylar, nehirler, meralar, yaylalar, tüm ortak yaşam alanları, tüm müşterekler, yollar, köprüler, eğitim ve sağlık, sosyal güvenlik, enerji, ulaşım, iletişim... velhasıl akla gelen ne varsa özelleştirildi, metalaştırıldı ve bir kâr aracına dönüştürüldü... İyi de insan bunun neresinde denmeyecek midir? Müştereklerden yoksun bir toplumsal yaşam sürdürülebilir midir? Artık "imara açma" ve "kentsel dönüşüm" denilen tam bir çitleme (enclosure) manzarası arz ediyor.. İnsanlar yaşam alanlarıdan kovuluyor, üretmek ve yaşamak için gerekli olandan mahrum ediliyor.. Asfalt vergisi de aldıklarına göre sokaklar da özelleştirilmiş sayılır. O zaman geriye bir tek hava kalıyor. Bakalım sıra ona ne zaman gelecek...
Sayfa 16 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset

Kübra

, bir kitap okudu
4/10
·800 syf.·
52 günde okudu
·
2025 14. kitabı
W. Somerset Maugham
8.6/10 · 1.065 okunma
...İnsanların paradan kibirle konuştuğunu duyuyordu: Onların parasızlığı hiç deneyip denemediklerini merak etti. Onun yokluğunun insanı önemsizleştirdiğini, kötüleştirdiğini, gözü doymaz kıldığını biliyordu; karakterini değiştirmiş, dünyayı hoyrat bir açıdan görmesine yol açmıştı; her bir kuruşu düşünmeniz gerektiğinde, para tuhaf bir önem kazanıyordu: Onun gerçek değerini belirleyecek bir güce ihtiyaç duyuyordunuz.
İş Bankası Kültür Yayınları, 6. Basım Mart 2022·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Philip, hayatı hiç bitmeyen çalışmadan ibaret, ne güzeli ne çirkini bilen, sadece değişimleri mevsimlerin değişmesi gibi kabul eden sayısız milyonları düşündü. Öfke onu ele geçirdi çünkü tüm bunlar beyhude görünüyordu. Hayatın hiçbir anlamı olmadığı inancıyla uzlaşamıyordu bir türlü; yine de gördüğü her şey, bütün düşünceleri bu inancının gücünü artırıyordu. Her ne kadar öfke onu ele geçirse de, bu keyifli bir öfkeydi. Hayat anlamsızsa o kadar da korkunç değildi ve o bununla, tuhaf bir mukavemetle yüzleşiyordu.
Sayfa 700 - İş Bankası Kültür Yayınları, 6. Basım Mart 2022·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman