Zeynep Sude Bek

Zeynep Sude Bek
@Zeynep_Bek
Bulutlar açmadı mavi gök orada mı?

Zeynep Sude Bek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
2025 22. kitabı
Alain de Botton
8.4/10 · 1.198 okunma
“Her türlü derdimizi, tasamızı açıkça anlatabileceğimiz; şu hayattaki her türlü haksızlığa ve ayıba karşı biriktirdiğimiz bütün öfkeyi, deyim yerindeyse üzerine boca edebileceğimiz tek bir kişi vardır. Bu kişiyi suçlamak tabii ki saçmalığın dik alasıdır. Ama böyle düşünmek de aşkın kanunlarının işleyişini yanlış anlamak olur. Bütün bunların asıl sorumlusu olan kuvvetlere bağırıp çağıramadığımızdan, onları suçladığımızda bizi hoş göreceklerini gayet iyi bildiğimiz kişilere sinirleniriz. Tüm bunların acısını, yakınımızda olup da gayet düşünceli davranan; halden, dertten en çok anlayan, en vefakâr kişilerden çıkarırız. Bize zarar verme ihtimali çok düşük olduğu gibi, tepelerine çıksak bile yanımızda durma ihtimali en yüksek olan kişilerden.”
“Zihinlerimiz aktarım yaparken, insanlara ve şeylere iyi niyetle yaklaşma becerisini kaybederiz. Bir kalemde ve endişeyle, geçmişin vaktiyle dayattığı en beter sonuçlara yöneliriz.”
“Zincirinden boşanmış gibi geçen öğrencilik yılları bitince, yakınlık ve sıcaklık bulmak, insanın cesaretini kıracak kadar zorlaşıyor. Sosyal hayat baskıcı bir biçimde çiftler etrafında dönme ye başlıyor; arayıp soracağınız veya beraber takılabileceğiniz kimse kalmıyor. Hal böyle olunca, şöyle az çok aklı başında birini bulunca ona tutunmamız pek de şaşırtıcı olmuyor.”
“Yazılı tarihin büyük bölümünde insanlar, mantıklı gibi görünen nedenlerle evlenmiştir: Arazileri bitişiktir, erkeğin ailesi tahıl işini büyütmektedir, kadının babası kasabadaki kanun adamıdır, çekip çevrilecek bir şato vardır veya iki aile de bir kutsal metnin aynı yorumuna inanıyordur. Bu tür mantık evliliklerinden de oluk oluk yalnızlık, tecavüz, sadakatsizlik, dayak, merhametsizlik ve çocuk odalarının kapılarını delip geçen çığlıklar akmıştır. Hakikaten samimi bir bakış açısına göre, mantık evliliğinin “mantıklı” bir tarafı yoktur. Genelde çıkarlara, bağnazlığa, züppeliğe, sömürüye ve istismara dayanır. Bu yüzden, mantık evliliğinin yerini alan duygu evliliği kendi varlığını pek gerekçelendirme ihtiyacı duymamıştır. Önemli olan, iki insanın da bunu deli gibi istemesidir. Çok güçlü bir içgüdünün etkisiyle birbirlerinin çekimine kapılmaları ve bunun doğru olduğunu yürekten bilmeleridir.”