Kaan

Kaan
Sade bir Türk
Hilafet
Ankara hilafeti kaldırmaya gerçi çok önceden kararlıydı ve bu kararın daha ileride alınması bekleniyordu ama bazı hadiseler hilafetin tahminlerden de önce ilga edilmesi neticesi doğurdu... Bunlar, Abdülmecid cuma selamlıklarına çıkması, tahsisatının arttırılmasını talep etmesi, askeri kesimin ve Meclis'in içinde Halife yanlısı bir grubun doğması, daha da önemlisi Hilafetin mi yoksa Meclis'in mi daha yüksek konumda olduğunun tartışılmaya başlanması gibi hadiselerdi... Basında ve kamuoyunda Hilafetin geleceğiyle ilgili bir tartışma çıktı ve Hind Müslümanları'nın lideri olduklarını iddia eden iki ismin, Ağa Han'la Emir Ali'nin 1923 Aralığının başında Başvekil İsmet Paşa'ya gönderdikleri bir mektubun daha başvekilin eline geçmeden İstanbul basınında, 5 Aralık'ta Tanin ve İkdam, ertesi gün de Tevhid-i Efkâr gazetelerinde yayınlanması işin tuzu-biberi oldu. Mektupta hilafetin kaldırılmasının İslâm âleminde nifak yaratabileceği ve Halife'nin gücünün Papa'nın gücünden az olmaması gerektiği söyleniyor; kaldırılması yerine güçlendirilmesi tavsiye ediliyordu. Ankara'ya göre bu mektup Türkiye'nin iç işlerine müdahale ve daha yazıldığı kişinin, yani İsmet Paşa'nın eline geçmeden gazetelerde çıkması ise provakasyondu. İngiliz desteğiyle müreffeh bir hayat süren Ağa Han'ın Sünnî olan Hilâfet müessesesiyle bir alâkası yoktu, zira Sünnî değil İsmailî idi. Birinci Dünya Savaşı'nın başında Sultan Reşad'ın çıkarttığı meşhur cihad fetvasına en sert tepkiyi o göstermiş, fetvanın gayrı meşru olduğunu iddia etmiş, hakaret dolu beyanlarda bulunmuş, "Hindli-ler'in Osmanlı'ya değil İngiltere'ye bağlı kalması gerektiğini söylemiş ve bunu sağlamıştı. Mektubu yayınlayan gazeteciler İstiklâl Mahkemesi'ne verildiler ve hem basında hem siyasi çevrelerde eskisinden yoğun bir hilâfet tartışması
Sayfa 333·Kitabı okudu
Reklam
Doluya tutulanın yağmurdan pervası olmaz.
Refet Paşa:
Hakimiyet hakanın değil ancak ve ancak milletindir. Artık milleti esaret altına alacak ne ferd, ne de saltanat vardır. Hanedanın hakimiyeti milleti felakete sürüklemiştir.
Abdülmecid'in 41 çocuğu olmuştu. 1861'in 4 Ocak günü Dolmabahçe Sarayı'nda bir çocuğu daha oldu. Gülistü hanımdan doğmuştu. Erkekti, adını Mehmed Vahideddin koydular.
Sayfa 31·Kitabı okudu

Kaan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·590 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 14:13
·
2026 5. kitabı
Ahmet Ümit
8.7/10 · 43,1bin okunma
Reklam