Salkım

Salkım
@Zoandzu

Salkım

, bir kitap okudu
Puan vermedi·98 syf.·
2020 49. kitabı
Hasan Ali Toptaş
8.9/10 · 7,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gelecekte ille de kesileceksem, güzel bir eşyanın yapımında kullanılmayı hayal ediyordum. Sözgelimi, kesildiğimde, bir köylü, tutup beşik yapsındı beni. Oymalarım olsundu ince ince, işlemelerim, renklerim ve boncuklarım olsundu. Kara gözlü, ela gözlü kızlar uyutaydım bağrımda, selvi boylu, kara pürçekli oğullar büyüteydim. O zaman, herhalde birbirinden güzel ninniler de söylenirdi başucumda. Saçları sesine, sesi saçlarına benzeyen ipek yumuşaklığındaki bir anne, bağrımdaki çocuk uyandıkça palas pandıras koşar, gelip yanı başıma otururdu. Sonra, ben de ninni ninni tüterdim geceler boyu... Yıllarca, ta ki büsbütün çürüyüp yok olana dek, o annenin süt kokan, ılık sesiyle yıkanırdım. Ya da, ille de bir şey yapacaklarsa, bir çocuk bahçesinde oyuncak yapsınlardı beni. Herhangi bir şehrin herhangi bir semtinde, çiçeklerin, bankların ve salıncakların arasında bir tahterevalli olaydım sözgelimi. Bu mümkün değilse, şırıl şırıl şakıyan fıskiyelerin ötesinde, şaha kalkacakmış gibi duran, tahtadan bir at olaydım. Herhalde, o zaman da, her gün şehrin değişik semtlerinden, pembe gülüşleriyle, irili ufaklı çocuklar gelirdi yanıma. Gelince de, annelerinin babalarının ellerinden renkli birer uçurtma gibi koparak hemencecik sırtıma binerlerdi. Onlar beni minicik elleriyle okşarken, ben de bir güzel hoplatırdım onları üstümde, güldürür, sevindirirdim. Gülüşlerinin rengine karışıp şehrin her yerine dağılırdım böylece, sevinçlerinin derinliklerine sinip caddeler boyunca inanılmaz bir keyifle gürül gürül akardım.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Edebiyat
Belki, bu azimle, bu disiplinle Beşparmak Dağları'ndaki en güzel ağaç olurdum sonuçta. Hem de öyle güzel olurdum ki, dönüp bana bakan ağaçların, kuşların ve böceklerin gözleri kamaşırdı belki... Başları korkunç bir hızla fırıl fırıl döner, ruhları acayip derecede sarhoş olurdu. Güzelliğim halden hale sokar, akıllarını karıştırırdı onların. Evet evet, mutlaka karıştırırdı. Gelgelelim, gene de bütün bunların zerrr kadar önemi yoktu. Çünkü, insanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi. Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı. Onlar birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Edebiyat
ALAMET
Kalplerimizi hep sevgiyle dolduran ev için Şimdi gülümseyen bedenlerimizdeki canı feda etme zamanı. Boynumuza dolanan kordonlar Sıcak tutan kazaklar doğurmalı ellerde. Tütsüler koktuğunda odalarda Dumanların peşinden gitmeli ilahiler. Susamış saksıların diplerine altınlar saklanırsa, Böylesine saflıklar çalınmamalı diye düşünülmeli siyah çöp torbalarında. Kimselerin huzur dedikleri Kovukların içlerindeki kadifelerde akıllarını kaybetmeli, öylesine.. Bitlis'in kardan adamları gençlere Öğlen paydosunda birikmişliklerini anlatmalı. Tutturulmuş mandalların mekanizmaları Küçücük çocukların ellerinde parçalanınca Balkon ipleri gibi gerim gerim gerilmeli anneler. Kandırılmış, kırılmış, kızıştırılmış sananlar.. Onlar bilirler ki bıraksalar hiçbir şeyin yaşanmışlığı yoktan var olmayacak. Aynı sözleri, daha önce yaşadığını zannettiği anı tekrar yaşarmışçasına anlatanlar Uzun süreler bu yapaylığın içinde kısılıp kalacak. Bu kısılmışlık onlara yeni bir ufuk gibi tanıtacak kendini. Ufukta ilk defa gemiler batacak. Denizciler dışında herkes, suyun uzay boşluğundan aktığını sanacak. Şairler var gibi, olur gibi sananlar, Şiirleri bir tek odalı ilhamlara sığdırır olucak. Bu yüzdendir, ressamların boyalarına gördüğümüzden de anlamsızlaşacağız. İşaretlenmiş kitapların sayfalarını rafların arka tarafına bakacak şekilde dizeceğiz. Yok olacağız, yok edeceğiz. Ve biz bir daha asla var olmayacağız.
Şiir
"Yüzlercesini gördüm ben onların. Gelir, çalışır, giderler ve işte her birinin aklında küçücük bir arazi hayali vardır. Ama içlerinden biri bile alamaz o küçücük araziyi. Cennete gitmek gibi bir şeydir arazi alma hayali de."
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat