Bunun dışında, egemenliğin tanımı da yasanın tanımından doğuyordu. Yasa diyorlardı, egemenin iradesinin dışavurumudur. Öyleyse monarşi yönetiminde yasa, kralın iradesinin bir dışavurumudur; cumhuriyette, halkın iradesinin. İradelerin sayısındaki farklılıktan başka, her iki sistem birbirinin tamamen aynıdır. İkisi de aynı hatayı paylaşır, ikisi için de yasa bir iradenin dışavurumudur. Halbuki yasa bir vakıanın dışavurumu olmalıdır.