Biz bu dünyada her şey, Allah’ın birer meczûbuyuz. O Allah kemallerin kemali. O noktaya tutkun bilerek bilmeyerek ondan onu istiyoruz. Bu yolu açan, bu ateşi bizde yakan da o, biz değiliz. Biz Allah’ın muradı nisbetinde kemaline bürünebiliriz. Fakat o, Allah olabilir miyiz?
Yükseldiğimi sanırken bayır aşağı yuvarlanıyormuşum meğer. Evet olan gerçekten de bu. Başkalarının gözünde yükselirken hayat ayaklarımın altından akıp gidiyormuş. Artık her şey sona erdi ve yalnızca ölüm kaldı.
Ancak Tanrı bilir neden böylesine sevdiğinizi, nasıl böyle değerlendirdiğimizi, usul usul kurduğumuzu, çevremizde büyüttüğümüzü, yıktığımızı sonra, her an yeniden yarattığımızı...
Zaman akıp giden bir kıymet, kıymetini bilene yar bilmeyene bâr olur. Büyüklük yaştaysa, görürüm, herkes büyümüş. Esasta ise sadelik, iyilik, doğruluk, adalet olmayan yerde büyüklük olmaz. Küçüklerin hayranlığını kazanacak kadar büyük olabilenlere ne mutlu.