Betül Nisa GENÇ

Betül Nisa GENÇ
@_BNG_
Hep O Şarkı
Puan vermedi·190 syf.··
2024 6. kitabı
Yakup Kadri’nin 1956’da yazdığı romanı. Roman bir kadın karakterin dilinden anlatılıyor. Münire, kendisini çok roman okuyan bir kadın olarak tasvir ediyor ve hayatının romanını yani Hep O Şarkı’yı yazıyor. Sanıyorum ki Yakup Kadri, anlatıcıyı ilk kez yazmaya oturmuş bir kadın yazar olarak tercih ettiği için anlatımda kafa karışıklıkları, araya girmeler gibi akışı bozan bazı kısımlar kullanmış. Yazarın kendisi değil de Münire olduğuna inanmamızı önemsemiş. Ve acemilik belirtilerinin altını çizmiş. Bu tarz araya girip ne anlatacağını önden söyleme gibi detayları, yazarın varlığını fazlasıyla ön plana çıkardığı için pek sevmem. Ama Yakup Kadri’nin diğer kitaplarını okurken duygu ve ruh hali betimlemelerini beğendiğim için Hep O Şarkı’yı okumaya devam ettim. Sultan Abdulaziz döneminde yan yana iki yalıda yaşayan çocuğun arkadaşlıktan aşka varan öyküsü; öykünün devamında o dönemki toplumun gereklilikleri sebebiyle bu aşkın ve iki çocuğun ziyanı. Yakup Kadri, osmanlı toplumunun modernleşmesi sürecine şahit olmuş bir yazar olarak üstüne düşeni yapmış; o dönemleri bugünlere aktaran romanlar yazmış. Bu da onlardan biri. Münire ile birlikte yıllar yaşıyoruz ve giyim kuşam, eğlence, aile içi ilişkiler, yaşayış biçimi gibi konuların değişimini görüyoruz. Tüm bunlar esnasında Münire ve Cemil Bey’in bazen tatlı ama çoğunlukla tatsız yaşamlarını okuyoruz. Bu gelgitler Mauppasant’ın Bir Hayat adlı romanının son cümlesini anımsatıyor: Yaşam böyledir işte… Görüyorsunuz ya… Ne sanıldığı kadar güzel ne de korkulduğu kadar kötüdür. Hatta Münire de bir yerde benzer bir ifade kullanıyor: Lakin, şu satırları yazdığım sıradaki ruh halimi bilseniz bunu pekâlâ mümkün ve münasip bulursunuz. Ben, şu anda, iki ayrı insanım. Biri her şeye ağlıyor; öbürü her şeye gülüyor. Daha doğrusu, bir Münire var
Edebiyat & Roman
Hep O ŞarkıYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,295 okunma
Reklam
O Gece Gördüm Onu
Puan vermedi·224 syf.··
2023 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 23:07
O Gece Gördüm Onu, etkisinden çıkmanın uzun süreceği bir kitap. İçinde o kadar çok detay ve konu var ki. Olaylar burjuva bir kadının (Viktoria) etrafında geçiyor. 5 farklı kişi tarafından aynı olaylar ve aynı gece anlatılıyor. Kitabın sonuna kadar Victoria'dan, güzelliğinden, karakterinden ve akıbetinden bahsediliyor ancak beş bölüm de başkalarının ağzından yazılmış. Victoria'nın aklından geçenleri hiç okumuyoruz. O kitabın başından sonuna kadar anlatıldığı gibi kayıp, okur dahi nerede ve nasıl olduğunu bilmiyor. Bana kalırsa yazar, hiçbir şeyi onun ağzından anlatmayarak; bizim kendimizi onun yerine koyma konusunda özgür hissetmemizi istemiş. Yavaş yavaş tanıyıp anladığımız gizemli bir karakter Victoria. Ve kendimizi onun gibi hissettiğimizde birçok duyguyu aynı anda yaşamak durumunda kalıyoruz. Olaylar ve kurgunun ardında ise anlatılan bir savaş gerçeği var. Savaş, taraflar, silahlar, vahşet. İnsanlar savaşla birlikte yaşamlarına devam ediyorlar elbette. Ancak bir yandan hayatlarında asla unutamayacakları şeyler yaşıyorlar ve değişiyorlar. Herkeste farklı bir iz kalıyor. Kitabı bitirdiğinizde sizde de bir iz kalacak. En başından beri savaşa, insan eliyle öldürmeye karşı çıkan Viktorya, araçla ezilmiş bir kurbağaya bile fazlasıyla üzülürken zaman içinde o kurbağaya dönüşecek ve okur olarak ona bunu yapanları engelleyemeyeceksiniz. Bence mutlaka okuyun. O Gece Gördüm OnuO Gece Gördüm Onu Drago JancarDrago Jancar
Edebiyat & Roman
O Gece Gördüm OnuDrago Jancar · Dedalus Yayınları · 2019280 okunma
Ekmek Bulamadığı İçin Pasta Yiyen Kadın
Puan vermedi·160 syf.··
2023 23. kitabı
Ülker Abla, tam anlamıyla ekmek bulamadığı için pasta yiyen bir kadının öyküsü... Oldukça cesur ve oldukça korkak bir kadının. Öncesinde hakkında hiçbir şey bilmediğim halde kapak tasarımıyla ilgimi çekti ve ikinci kez karşıma çıkınca alıp okudum. Konuyu ve kurguyu anladıktan sonra oluşan beklentilerimi karşılayamadıysa da toplumun acı bir gerçeğine işaret ettiği için kıymetli bir eser: kocasından şiddet gören kadın çıkmazı. Genel tema etkileyici, hastane tasvirleri gerçekçi. Ancak ilişkiler hep belirli bir noktaya kadar ilerliyor. Aynı akışın içinde daha derinleşen ve ilerleyen bir ilişki okumak isterdim. Aynı şekilde daha çarpıcı bir son da görmek isterdim. Ekmek bulamadığı için pasta yeme eyleminin trajikomikliği üslup ve ana karakterin kişiliğinde de mevcut. Yer yer Ülker Ablanın yaşadığı sıkıntılara gülebiliyorsunuz. Bu yönüyle ağır bir konuyu rahatlıkla okunabilir kılmış. Hızlıca akan, merak uyandıran bir kitap.
Kadın
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,404 okunma
Kuru Kız Ya Da Kız Kurusu
Puan vermedi·216 syf.··
2023 18. kitabı
Kuru Kız ya da kız kurusu. O aslında herkesin aptal sandığı, oysa herkesin onu ne sandığını bilecek kadar akıllı; yalnızca bir bir kaybettiği aile bireylerinin hepsi için yaptığı fedakarlıklarla kendi hayatını kaybetmiş genç bir kadın. Kuru Kız'ın adı yok. O babasının, erkek kardeşinin ve komşularının gözünde uzun, sıska ve çirkin. Kendisi de çirkin olduğunu düşünüyor. Kitap kuru kızın dünyanın sonundaki şehre seyahati ve bu şehirde geçirdiği iki yılda edindiği yaşam tarzıyla başlıyor. Bu tarihlerde kısa bir süre kaldıktan sonra, geriye dönerek gerçekte gayet becerikli ve akıllı biri olmasına rağmen ailesi için nasıl ömrünü tükettiğini anlatıyor. Romanın elbette ki sevdiğim ve sevmediğim yerleri oldu. Ancak gayet akıcı ve merak uyandırıcıydı. En hoşuma giden nokta şuydu: Son sayfayı okuduğunuzda çoktan en başta anlatılan kısmın detaylarını unutmuş oluyorsunuz ve dönüp baştaki bölümleri tekrar okuma ihtiyacı hissediyorsunuz. Okuduğunuzdaysa ilk seferde çok olağan gelen bazı satırlar tüylerinizi ürperten anlamlara kavuşmuş oluyor. Şahsen bende böyle oldu. Kitabın son sayfasından değil, zamanda geriye gitmeden önceki son sayfadan etkilendim. Bence okuyun.
İnsan
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,8bin okunma
Sevgili Arsız Ölüm Üzerine
Puan vermedi·248 syf.··
2023 14. kitabı
Sevgili Arsız Ölüm, ismi itibariyle ilgimi çeken ve 2021'de alıp kitaplığımda beklettiğim bir kitaptı. (Arkasında yazan etiket fiyatının 30 ₺ olduğunu ve zamanında kitabı alırken bana pahalı geldiğini söylemeden geçemeyeceğim.) Kitabı bir gün okuyacaktım elbette ama o günün geldiğine karar vermem "Nilay Örnek ile Nasıl Olunur" podcast dizisinin Latife Tekin bölümünü dinlememle oldu. Latife Tekin ilk kitabı olan Sevgili Arsız Ölüm'ü oldukça genç yaşında yazmış ve eseri oldukça ses getirmiş. Hal böyle olunca merak ettim ve zaten odamın bir köşesinde bana göz kırpan kitabı elime aldım. Kısa cümleler ve çok hızlı değişen olayların birbirini takip ettiği roman; kendine has üslubu, konusunun toplumsal gerçekliği ve hepimizin kulağına çalınmış bir şeylerden mutlaka bahsetmesiyle kendine bağlıyor. Temelde Anadolu'nun bir köyünde yaşayan ailenin ve dolaylı olarak köyün yaşantısını, daha sonraları buradan ayrılıp şehre gidişlerini, şehir hayatına adaptasyon süreçlerini anlatıyor. Türkiye'de ailelerin çoğu bu hikayeyi nesillerinin bir döneminde yaşamıştır diyebiliriz. Belki farklı şekillerde ve farklı zamanlarda yaşamışlardır ancak mutlaka böyle bir göç öyküsünü aile büyüklerinden duymuşlardır. Ben de kendi dedemden duyduğum için kitap epey ilgimi çekti. İlk bölümde köy halkının dış dünyadan kopukluğunu; köy ve şehir arası git gel yapan Huvat karakterinin şehirden getirdiği eşyalara köy halkının tepkisiyle görüyoruz. Huvat radyo getiriyor, köylüler şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyor. Huvat kadın getiriyor, kadının bile onlardan başka biri olduğunu görünce ahırlara kilitliyorlar, ne olduğunu anlamak için dokunuyorlar, merak ediyorlar. Zaman içinde köye getirilen kadın Atiye, her şeye alışıyor ve bir biri ardına Huvat ile çocuklarını doğuruyor. Ardından kitabın akışı bu kadın
İnsan ve Hayat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Reklam