Hastalık sürecinde evebeynin tutumu, özellikle ciddi hastalıklarda, çocuğun dikkatini çeker. Raşitizm, grip, şiddetli öksürük, yüksek ateş, sürekli baş ağrısı gibi çocuk hastalıklarında ebeveynin dikkatsizce gösterdiği endişeli haller hastanın dikkatini çeker, çocuk kendisine daha çok ihtimam gösterilmesini ister ve kendini çok önemli biriymiş gibi görmeye başlar, aynı zamanda olduğundan daha çok hasta olduğu eğilimi gösterir, şikayet eder. İyileşme sonucu şımartma olayı biterse, çocuk çoğu zaman inatçı olur, sürekli hastalıktan, yorgun olduğundan, iştahsızlıktan söz eder ya da hiçbir neden yokken sürekli öksürür.
Bu belirtiler çoğu zaman , yanlış olarak, hastalık sonrası normal durum olarak görülür. Bu tip çocuklar hayatları boyunca hastalıklarının anısına bağlı yaşama eğilimi gösterirler. Böyle davranarak hoşgörü görmek ya da mazur görülmek istediklerini ima ederler. Böyle durumlarda, dış koşullarla kusurlu, hatalı temas sonucu, duygularda ve etkilerinde sürekli bir artış görülmesi olasılığı da ihmal edilmemelidir.
Köpek karamsar bir şekilde burnunu çekerek" Buradaki rahatlığı özgürlüğe değişmem. Değişsem elime ne geçer ki?" diye düşündü. "Zaten alıştım buraya. Artık asil bir köpeğim, zekiyim, hayatın güzel yanlarının tadına varmış bir köpeğim. Özgürlük de neymiş.? Bir hayal,bir kurgu,bir düzmece... Hiçbir şeyden memnun olmayan demokrat zırvası." !!
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek hiçbir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.