Bahar T.

Bahar T.
@_Euphoria
“ Güneşin anahtarını kitapların arasına saklamışlar... Bulanın yaşamı, gündüz olmuş... “ #32434422 #70419617 youtu.be/mLDrFmtKp3Y
1984
4581 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
“Doğum gününüz kutlu olsun..”
Puan vermedi·104 syf.·
2024 65. kitabı
Sonunu merakla beklediğiniz birbirinden güzel onlarca öykü.. Her biri bizden, yanıbaşımızdan karşımızdan ya da tam da içimizden.. Buraya alıntıladığımdan daha fazlası hayatımızda alıntılanmış gibi. Hele bazı hikayeleri soluksuz okudum desem yeridir.. Okumaya nedenli/ nedensiz uzun ara verdiğim şu son dönemlerimde elimde olup aklımda kalmayı başaran bir kitap oldu, hem kısa öyküler oluşundan hem merak uyandırışından hem de yazarı Neşe oluşundan.. :)) NeşeNeşe’cim yüreğinin esinine kaynak olmuş kalemine sağlık.. Öykülerinden bazıları beni daha meraklandırırken bazıları sürecinde işledi içime. Yine çok güzeller.. Başka hayatlara yelken açmak, biraz nefes almak, yeni bir kitap okumuş olmak, güzel betimlemelere tanık olmak ya da.. gibi muhtelif nedenleriniz halihazırdaysa beklemeden okuyun derim. Aynı keyfi subjekjtif lezzetlerle mutlak’a yakın alacaksınızdır diye düşünüyorum.. Son bir açıklama daha; başlık bilindik bir cümle gibi dursa da, beni motive eden/ içten/ olumlu ve gülümseten “Bagajdaki Sesler” isimli öyküden aldım, ayrıcalığı da başlığında/n olsun istedim.. Keyifli okumalar/l/a..
Edebiyat
Gün Doğmadan Neler BatarNeşe Cengiz · Metinlerarası Kitap · 202430 okunma
Reklam
Siz değeriyle yazın, biz hep okuruz..
Puan vermedi·88 syf.·
2024 35. kitabı
Her sayfasından neredeyse bir alıntı yapabileceğim kitaba en layığının inceleme yazmak olduğunu düşündüm.. İçeriğinde bir yazarın, yazarken biçimsel ve düşünsel olarak nasıl ilerlemesi hatta yazmadan evvel yazısına nelerle başlaması gerektiğine kadar inmiş olan Schopenhauer klasik sivri diliyle açıklamalarını yapmış. “… -Kaç çeşit yazar vardır? -Bir kitap hiçbir zaman eser sahibinin düşüncelerinin suretinden daha fazlası olamaz. -Yürüyüş için baston neyse kalemin ucu da düşünce için odur. -Çok konuşur ama hiçbir şey anlatmazlar. -Hiçbir çaba konuştuğu şekilde yazma çabası kadar yanlış olamaz. -Bir klasik nasıl yazılır? -Yazarın anlatmak istediklerinin sadece kendisi tarafından bilinmesi yeterli değildir. -Fransız yazarlar neden daha güzel yazarlar? -Günümüz edebiyatının beyin ölümünün mimarları bu satılık kalemlerdir. …” …/başlıklarıyla kitap bölümlendirilerek farklı konulara yer verilmiş. Dilbilgisinden tutun da ulusal gazetelerin yazımlarının içeriğine, yazarların tutumundan okurların düşüncelerine kadar nice konuya yer vermiş. Olumsuz eleştirileri keskin dille tarifi de olmuş tabii ama bu Schopenhauer okuyanların alışık olduğu tutumdur. İtiraf edeyim fikirlerime çokça destek alabileceğim görüşlere denk geldiğim için ayrıca beğendim. Biçimsel olarak iyi olması gerektiğinden, gramerin/ dilbilgisinin kuvvetli olmasının öneminden bahsetmiş, çokça katılıyorum, yazmak için yola çıkan bir kalemseverin ‘ben yazarım ya onlar anlasın’ diye yaklaşması veya bu mutfağı hiç bilmeden yazmaya girişmesi bence eksik, üzülerek yazıyorum ki mükemmelliyetçilik değil bu, lise müfredatında öğrendiklerimizden bile bihaber yazıları okumak bana eksik geliyor. Neyi nasıl yazacağını bilmeden yazıyorsa o kişinin amacı boş sayfa doldurmak gibi geliyor bana, eylemsel olarak yazmak gibi,
Edebiyat-Düşünce
Edebiyat DersleriArthur Schopenhauer · Kafekültür Yayıncılık · 201468 okunma
“Gerçek olmak… Az kişinin elinden gelir bu…”
Puan vermedi·160 syf.·
2023 99. kitabı
Gerçeği arayışına karşılık yaşamını bedel olarak ortaya koymuş biri.. Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche .. Ve Nietzsche’yi bu arayışında yıllarca gerçeklerle izlemiş/ dinlemiş ve öğrenmiş biri.. Lou Andreas-SaloméLou Andreas-Salomé .. Az ve nitelikli oluşlarıyla çoğalan gerçek iki kişi.. Nietzsche, felsefi görüşleriyle, eleştirel yaklaşım ve eserleriyle, yaşamıyla, etkilediği/ etkilendiği, karşı durduğu kişilerle günümüzde hala adını canlı tutabilen 19. yüzyılda yaşamış Alman filozof.. Nietzsche’yi kendisinden okudum, fakat bu sefer etkilenerek kendisini başkasından bir daha okudum. İnsanı kendi yazdıklarından okumakla, onu tanıyan ve iyi analiz eden bir başkasından okumak arasındaki farkın net örneğidir bu kitap.. Kitap kapağında da fotoğrafları kullanılan üç kişi.. Kitabın konusu Nietzsche, yazarı Salome ve kitapta adı geçen dostları Paul Ree.. Paul Ree, Nietzsche’nin yakın dostlarından olup, özgür ruhlu Salome ile tanışmalarına vesile olur. Nietzsche, felsefe ve sanat eğitimi almış olan Salome’ye aşık olur fakat aşkı genel anlamda karşılıksız kalarak Salome Nietzsche’nin hem ilham kaynağı hem de acılarının nedenlerinden olur. Her ikisinin de aşk tarifi farklı olsa da onların ki zamana meydan okuyan bir zihin birlikteliği denilebilir. Belki de günümüzde aşk diye nitelendirilen ilişkilerin aranılmayan fakat eksikliğinin ileride hissedildiği en önemli yanlarından biri.. Zihin eşitliği/ derinliği ve birlikteliği.. Salome’nin daha sonra Rainer Maria RilkeRainer Maria Rilke ile olan karşılıklı ilişkisi ve ilerleyen zamanlarda da felsefeden psikolojiye yönelerek Sigmund FreudSigmund Freud’u kendisine hayran bırakan dünyadaki ilk kadın psikanalist olması da ayrıca konu başlığı değerinde denilebilir... Kitabın içeriğine gelecek olursak; Nietzsche’nin kitaplarından alıntılarla anlatmış yazar filozofu, felsefesi, duygularının gelişimi, düşüncelerinin hangi durumlar
Felsefe-Düşünce
NietzscheLou Andreas-Salomé · Versus Kitap · 2007139 okunma
Aşk içinde aşk’…
Puan vermedi·208 syf.·
2023 61. kitabı
Bir aşk serüveni yeşilçam tadıyla, film ve şarkı eşliğinde.. Kitaba başlık bulsam ben ‘aşk içinde aşk’ derdim.. Seri okunan, bir sonraki sayfayı mutlaka meraka bırakan acısı yoğun bir kitap. Onlarca roman yazan ve yazdıklarının büyük bir bölümünün de sinema filmi haline gelmiş olan Kerime NadirKerime Nadir’in okuduğum ilk kitabı olması da benim için kitaba teslim edilmesi gereken değerlerden.. Bir sevmek ki sanki iki cihana da yeter.. Kenan, Nalan’a olan sevdasını “bu yalnız sevda değil karasevda” diye tarif eden yakışıklı ve hıçkırarak ağlamaların baş kahramanı sevgili.. Nalan, Kenan’ın “bu yeşil denizin içinde boğulmak istiyorum” dediği yeşil gözleriyle su perisini andıran üzgün prenses.. Handan; kitabın son sahnelerinde baskın olarak kendini belli eden, Kenan’a göre sanki içinde Nalan’ın kalbini taşıyan ve aşkla beslenmiş bir melek.. Bu karakterler eşliğinde bir sevda işlenmiş ilmek ilmek, okuyucunun mutlaka kalbinin gölgesinde bende dedirtecek kadar yoğun sevda cümleleriyle.. Kitabın büyük bir bölümü Kenan’ın dilinden işlenirken, kalan kısmı da Nalan’ın Kenan’a yazdığı mektuplarla işlenmiş.. Son kısımsa yine Kenan’ın dilinden işlenmiş ama bu sefer Handan’ var satırlarda.. Kitabın içeriği ve sonu okuyana kalsın ama şunu diyebilirim ki dolu ve aranan erdemli aşkların özlemini karşılayacak kadar kurgusu derin ve hissedilen.. Nalan’ın kelime manası üzülen iken, Handan’ın kelime manası neşeli.. Kitapta Nalan’ın kızı, Nalan’lı acı dolu zamanların artık geride kalması, üzüntünün yerini neşe alması ümidiyle Handan ismini alıyor.. Beni kitaba çeken isim de Handan ve bu meşhur cümle oldu; “Nalan’ın ağlattığını Handan güldürecek.. “ Yazar iki ismi anlamıyla ve yaşamlarıyla hayata çok güzel işlemiş.. Peki ben bu cümleye -Nalan’ın ağlattığını Handan güldürecek- nasıl eriştim? Handan ismini
Edebiyat
HıçkırıkKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010653 okunma
“ Fakat güneş batmalıydı ki yeniden doğsun..”
Puan vermedi·152 syf.·
2022 177. kitabı
“… — Serhat’ım, yine hüzünden gemiler yapmış, denize açılmışsın.. — Efendim, ruhum tesbih taneleri gibi kopuk, dağınık, ruhumda nasır tutmuş acılarım var.. …” S/126 Sılanın mesafelerle değil yaşamlarla arandığı bir gurbet hikayesi ve parçalanmış bir ailenin dramı.. Nice duyguların en çok da acının neredeyse dokunulacak kadar yakın sesleri.. İnsan acıya dokunabilir mi? Kahramanımız Serhat dokundu kaç kez. Sadece acıya mı peki, hayır huzura, sevgiye de dokundu.. Olay örgülerinin sonunda mutlaka baskın çıkan bi’ hissi yaşattı bize ama en çok da acıydı/ acıttı.. Karakterler.. Bir kişinin üzerinden ilerlese de kitap, her bir kişinin hayatından bakınca onları da dinlesek, okusak dedim içimden, zira hepsinin ayrı/ özel hayatları var.. Ama hangi karakterin hayatını okusak denilse, Behram Bey derdim. Başta verdiğim alıntıdaki gibi nice değerli cümleleri var kendisinin.. Onun gibi güzel insanlara ne mutlu.. Ve yakınında öylesi insanlar olanlara.. Ayrıca bir olaydan çıkışla yazar tümevarımla dünyaya/ insanlığa da açılıyor. Bize de sesleniyor, uzaktan okumuyorsunuz yaşananları yanıbaşınıza alıyorsunuz.. Ve Diyarbakır’ın kültürel değerlerle öğretici bir şekilde tarif edilmesi, bilenlere bildiğinden bilmeyenlere de yeni tadında bir lezzet katıyor kitaba.. Kimi usta şairlerin/ yazarların satırlarının sohbetlerle harmanlanmış olması da ışıl ışıl bir parlaklıkla yüreğinizi alıyor.. Kitapta neler oluyor/ sonunda hikaye mutlu mu bitiyor, bu da okuyacak olanlara kalsın.. Keyifle takip ettiğim okurlardan olan ÖmerHanÖmerHan ‘ın bu ilk kitabının nice satırlarına aydınlık bir kapı olmasını dilerim, kendisinin kalemine/ vaktine sağlık.. Keyifli okumalar/l/a.. Başlık: S/152
Edebiyat
Ufuktaki GüneşÖmer Aslanhan · Bengisu Yayınları · 202289 okunma
Reklam