📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Galiba birileriyle sohbet edesim var. Sohbet bahane. Gözlerim son kez kapanmadan, içimdeki sesleri emanet edecek birini arıyorum aslında. Dökülüp kalmasın sağda solda."
İlk eserini okuduğumda yüreğime mıh gibi işleyen kelimelerin sahibi sevgili Neşe içindeki seslerin emanetini alıp hürmetle saklarken yepyeni bir eser, yepyeni sesler, yepyeni hayatları okumaktan müthiş keyif aldığımı belirterek kocaman koskocaman yüreğine sağlık dedikten sonra gelelim Gün Doğmadan Neler Batar 'a.
Herhangi bir kitap okuduğumda ya da bir film izlediğimde kahramanlarının ağlaması, gülmesi değil beni etkilemesi. Eğer ben ağlayıp gülebiliyorsam anlamlıdır film veyahut bir kitap.
Her ne kadar tebessüm barındırıyor olsa da 13 öykü, temeli hayat, temeli yurdumun insanı, temeli anksiyete, temeli kaçışlarımız, temeli koştuklarımızın arkasındaki varoluşlarımız.
Öykünün birinde kendimi toz bezimi elime alırken, diğer bir öyküde " sakın çekme o krediyi, dolandırıyorlar seni" diye bağırırken buldum.
Hele ki aldatılmış bir kadının girdabı, ardından bir patronun hediye zerafetinin anlatılışı beni mest etti.
Sanmayın ki onlardan değiliz, olayları yaşayan hiç bir tanıdığımız yok. Hangimiz bir güzele kanmadık? Hangimiz bir ihtirasa yenilmedik? Hangimiz kendimizi bulmayı bilmeden nefsimizin yollarında kaybolmadık?
Trajikomik hayatın gerçekleri Neşe Cengiz'in öykülerinde tercüman olacak nitelikte.
Nedir psikoterapi genel ilkeleri?
Kendinizi sevin, beğenin, eleştirmeyin.
Geçmişe önem vermeyin.
İnsanların sizin hakkınızdaki düşüncelerine önem vermeyin.
Mükemmeliyetçi olmayın.
Dayatmacı olmayın.'meli..malı.'cümleler kurmayın.
Olayları korkunçlaştırmayın.
Kendinize ve başkalarına değer biçmeyin."O çok önemli birisi. Ben ise yaramazım." vb. Herkesle aynı göz hizasında olduğunuzu
Çok akıcı, okuması çok keyifli, bitmesini hiç istemediğim ve dolayısıyla yavaş yavaş okuduğum bir kitap oldu kendileri. Değerli Neşe Cengiz 'in önceki Sesler Yüzler Sokaklar isimli kitabını da çok severek okumuştum ama bence üzerine çok daha fazlasını koymuş. Kesinlikle daha usta bir hikâye yazarı var bu kitabın arkasında. Okurken en çok dikkatimi çeken ve hoşuma giden hususlardan biri şu; kadın yazarların hayat verdiği erkek karakterler bana çoğunlukla çok eğreti gelir. O karakterdeki ruh bir erkek ruhu değildir, erkek gibi konuşmaya çalışan bir kadın canlanır o zaman gözümde. Ama bu kitabı okurken kitabın bir kadın elinden çıktığını unuttuğumu hissettim çoğunlukla. Belleğimde konuşan karakter kesinlikle etiyle, kemiğiyle bir erkekti. Demek ki yazarımızın gözlem yeteneği gerçekten takdire şayan.
Ben hiç hikâye içeriğine değinmek istemiyorum çünkü ilk okuyanlardan biriyim. O yüzden kitaptan alınacak keyfi hiç azaltmak istemem. Ama hangisini en çok beğendiğim ile ilgili bir sıralama yapabilirim;
1) Bagajdaki Sesler: Anne oğul ilişkisini çok sevdim. Hikâyenin finali çok hoşuma gitti, çok harika bir bitiş.
2) Yanlış Oldu: Bu hikâyenin kahramanı kesinlikle gönlüme taht kurdu. Yaşadıkları bana çok yakın. Hem güldüm hem de birazcık kederlendim halimize..
3) Etek Meselesi: Buna çok güldüm kesinlikle. Bir şey söylememek için kendimi zor tutuyorum ama söylersem spoiler olur. :))
4) Kabahat: Komik olmayan, "hep gülmek olmaz, biraz da melankoli.." dedirten tek hikâyeydi benim açımdan. Çok severek okudum bunu da..
5) Gün Doğmadan Neler Batar:İlk Beşin sonuncusu olarak kitaba ismini veren hikayeyi yazdım ama şimdi yazarken beşinci sırada olmanın bu hikâyeye haksızlık olacağını da düşünüyorum aynı zamanda. Tabii ki tekrardan bu hikâyelerin hepsini çok sevdiğimi belirtmem gerekiyor.
Sonunu
biliyorum
matarada su
torbada ekmek
ve kemerde kurşun değil şiir
ama yine de
matarasında su,
torbasında ekmek
ve kemerinde kurşun kalmamışları
ayakta tutabilir..
Hasan Hüseyin