Kitapkolik

Kitapkolik
@_Kitap_kolik_
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2019 14:29
Öncelikle güncel bir kitap değil onu belirteyim.2004 basimi benim elimdeki . Kitaplığımda bir köşede unutulmuş gönlüm el vermedi okunmadan kalmasina ve okudum. Çabuk okunuyor zaten.Ahmet Altan ‘ın okuduğum ikinci kitabi. Daha önce "isyan günlerinde aşk" kitabini okumuştum. Dilini sade bulmakla beraber genelde sıkıldığım bir tarzı var Ahmet Altan ‘ın. Yine de her emeğe saygı duyduğumdan ve de elimde başka kitap olmadığından kendisine bir şans daha verdim. ( herkes 58. Şansı hak eder yani sonuçta) Kitap birbirinden bağımsız 30 hikayeden oluşuyor. Bazen bir sohbet havasında bazen hikaye havasında kaleme alınmış 30 hikaye... Kendimi ve hayatımı bol bol sorguladığım bir okuma serüveni oldu yine benim için. ( Bu aralar sürekli sorguluyorum zaten) Hepimizin parcasi kayıp bir bulmaca olduğunu , hatta içimizde bir başkası icin ayrılmış bi yer olduğunu düşünüyor Ahmet Altan. ( Bu noktada kendisine katılıyorum. Içimde parçası kayıp bir puzzle var) Içimizdeki o boşluğun kayıp parçanın duygularımızda bir girdap yarattığını düşünüyor "karşımızdaki her kadin yada erkeğe o boşluğa uyacak mi diye bakiyoruz " diyor. Elimizde sindirella ayakkabisi acaba ayakkabinin sahibi bu mu diye bakıyoruz. Tam olarak neyi aradığımızi kendimizde bilmiyoruz gerci de.. Bu arayis icinde bize hükmeden duyguları ve duygularınızın kölesi oldugumuzu anlatan hikayeler geciti aslinda bu kitap. Aşk, öfke kıskançlık özlem bunlarin hepsinin bizi esir aldığı hikayeler geciti. Bir duygular karmaşası icinde kendi bilinmezligimize yaptığımız yolculukta derinlerimizdeki ışığı ortaya çıkarmaya çalışmış yazarımız. Okudukça kendimi bulduğum yerler oldu tabi ama genel anlamda sıkıldığım bir okuma seruveni oldu benim icin. Okumak isteyene keyifli okumalar dilerim
Edebiyat
İçimizde Bir YerAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20044,270 okunma
Reklam

Kitapkolik

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2019 14:29
·
2019 8. kitabı
Ahmet Altan
7.7/10 · 4.270 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2019 14:27
Sosyal medyada kapağını görüp aklımda kalan bir kitaptı çil kuşu, illa okumalıyım dediklerimden değil. Bazen çok dikkat gerektirmeyen , dili ve anlatımıyla sizi yormayan birşeyler okumak istersiniz aynen o kitaplardan çil kuşu.Dili sade , üslûbu akıcı... Peki ya konusu? Açık söylemek gerekirse sıradan bir aşk romanı beklentisi içindeydim. Hele ki son bölümleri okuyana kadar da inceleme filan yazacağımı hiç düşünmemiştim. Kitap bir türk filmi havasında ilerlese de sonun da bitirdiğimde aslında yazarın annesinin hayat hikayesi olduğunu öğrendim ve bu konuda iki satır da olsa yazmak istedim. Evet konu, ülkemizin kanayan yarası; kadına şiddet, okutulmayan kız çocukları... Kadının bir ömre sığdırdığı bütün sıfatları görüyoruz kitabı okurken. Şiddet, istismar, toplum tarafından dışlanma, mezhep çatışmasından doğan ikilikler...O kadar çok söylenecek söz var ki konu hakkında kısa ve öz olarak güzel sığdırmış Merve Dağlı 280 sayfaya ve şunu bir kez daha idrak ettim ki; Hayatta bir şeyleri başarabilmemiz için tek ihtiyacımız olan şey inanç! Her nerde ve ne koşulda olursak olalım ama sadece bir gün hayalimizi gerçekleştirebileceğimize olan inancımızı hep koruyabilmek mesele. Mehmet Aslantuğ ' un bir söyleşide söylediği gibi "Hiçbir kadın geleceğini bir adamın vicdanına, aşkına, günün sonunda bir gün aklının karışmasına bırakmamalı" Sevgili anneler ,babalar önce kitabı okuyun ,sonra kızlarınızı okutun ,bu ve buna benzer örnekleri okutun,okula gönderin, kendi ayaklarının üstünde durmasını öğretin,hayallerinin peşinden gitmesini... Çünkü kadındır bir toplumu eğiten, yücelten. Nasıl düşünebiliriz toplumun bir kısmını göklere çıkartırken bir kısmını aşağıya çekmeyi... Evet arkadaşlar mevzu çok derin yazmakla sığdırılmayacak kadar doluyum bu konuda.Dediğim gibi Merve
Edebiyat
Çil KuşuMerve Dağlı · Pena Yayınları · 201882 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2019 14:26
Soluksuz okuduğum, her satırında yürek parçalayıcı bir serüvendi erik ağacı benim için... Kitap 2. Dünya savaşında birinin seven biri alman diğeri yahudi iki gencin aşk ile başlıyor ama kesinikle bir aşk kitabı değil. 2. Dünya savaşının almanlar , yahudiler sivil halk, askerler herkes için nasıl bir mağduriyet olduğunu gözler önüne serildiği belgesel tadında bir eser. Konu ile ilgili daha öncede bir çok kaynak ve kitap okudum .Her defasında savaşların iki taraf içinde nasıl bir zulüm olduğuna bir kez daha kanaat getirdim. Erik ağacı da aynı şekilde soykırımı gözler önüne sererken sivil halkında aslında bundan ne kadar rahatsız olduklarını, yaşadıkları korku açlık sefalet gibi durumları gözler önüne sermiş. Bu açıdan bakıldığında yazarımız kendi hayat hikayesiyle de bağlantılı olan gerçekleri kurguyla birleştirirken bir nebze de tarafsız olmaya çalışmış diyebilirim. Anlatımı sade, üslûbu anlaşılır ve dili akıcı gelmekle birlikte konusuyla zaten sizi kendisine çekiyor. Keyifli okumalar..
Edebiyat
Erik AğacıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 20163,811 okunma