Tarihe en büyük savaşlardan birini kazıyan Nazilerin , büyük yıkımlardan ve ölen milyonlarca insandan geriye bıraktıkları çocukları konu alıyor kitabımız. Evet gidenlerin ardından yaşamak zorunda kalan çocukları... savaşı bizzat yaşayan yüz çocuğun hikâyesi aslında. Şu an kimi ressam olan kimi mühendis kimi kuaför olan savaşın son tanıkları . Kitap dediğime bakmayın tarihi bir belge niteğinde , belgesel kalitesinde eser elimizdeki... Svetlana Aleksiyeviç in bu yeni tarzıyla ödüle de layık görüldüğü eserini herkes okumalı bilmeli bana göre. Neredeyse hepsi babasız, hatta kimi zaman da annesiz büyümüş, oyuncaklarla oynamak yerine bomba sesleri duyunca kulaklarını kapamayı öğrenmiş, güzel çikolatalar, şekerlemeler yerine ot yemiş, toprak yemiş, hatta ev hayvanlarını, sokak hayvanlarını yemek zorunda kalmış çocukların öykülerini ben dehşetle okudum. Savaşın ne kadar büyük acılara yol açabileceğini, geçmişte bitmediği gibi şimdi de bitmeyecek olduğu gerçeğini bir kez daha idrak ettim .İnsanlar, doyumsuzluk ve çıkarlar uğruna savaşmaya devam edecekler, insan öldürecek, binaları yıkacaklar. Peki kısacık ömür için bu kadar acıya gerek var mı? düşünmeden edemedim...