Maşide E.

Maşide E.
Devran çarkını tersine çevirmeli..
..bilinçli evlilik özel yetenek gerektirmez, özel çaba gerektirir.
Sayfa 17
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çocukluk dönemlerinde, ebeveynimizle birlikteyken içselleştirdiğimiz hayat senaryoları, düşünce ve davranış kalıpları vardır. Bu içselleştirdiğimiz tecrübeleri, eşimiz ve çocuklarımızla beraberken bilinçdışı olarak yaşarız ve tepki veririz. Eğer kendimizi tanıyorsak ileri yıllarda çocukluğumuzda yazdığımız hayat senaryolarını ve içselleştirdiğimiz tecrübeleri yeniden yazabiliriz. Bu değişimi başarabilirsek hayat yolculuğunda gemimizi sağlıklı şekilde götürmüş oluruz.
Sayfa 16
Şüphesiz ki müslüman olan (Allah'ın emirlerine teslim olan) erkeklerle, müslüman kadınlar; iman eden erkeklerle iman eden kadınlar; itaat (ve ibadet)e devam eden erkeklerle itaat (ve ibadet)e devam eden kadınlar; doğru erkeklerle, doğru kadınlar; sabreden erkeklerle sabreden kadınlar; alçak gönüllü (ve saygılı) erkeklerle alçak gönüllü (ve saygılı) kadınlar; sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; mahrem yerlerini (haramdan) koruyan/hayalı erkeklerle mahrem yerlerini (ve görünümlerini haramdan) koruyan/iffetli kadınlar; Allah'ı çok anan erkeklerle (Allah'ı çok) anan kadınlar (var ya, işte) Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. (Ahzab, 35)
Sayfa 421
Tefsir, Te’vîl, Tercüme, Meal
Kur'ân-ı Kerîm, muhtevası geniş ve mâna derinlikleri nihâyetsiz olan bir kitaptır. Yerin altına doğru katman katman uzanan altın madeni gibi, her âyetin ifade ettiği mâna katmanları vardır. Bunlar zahirden batına, dıştan içe, satıhtan derinliğe doğru giderler. Denizin sahili, yüzeyi, derinliği ve çeşitli inci, mercan ve denizaltı bitki örtüsüyle süslü en dip tarafları olduğu gibi, Kur'ân-ı Kerîm de böyledir. Belki denizin sahilinden ve yüzeyinden kalabalık insan kitleleri istifade edebilir; kıyısında oturabilir, kenarında yüzebilir. Fakat ancak son derece maharetli dalgıçlar onun dibine dalıp inci ve mercan çıkarabilir. Bu açıdan bakıldığında, Kur'ân-ı Kerîm'in niçin indirildiğini, beyan buyurduğu mâna ve maksatlarını iyi bilen âlimler, denizin dibine dalabilen dalgıçlar gibidir. İnsanların istifade etmesi için onlar, güçleri nispetinde Kur'an'ın güzelliklerini ortaya koymaya çalışırlar.
Sayfa 196
Eskilerin garâbetleri yenilerin harâbetleri..
Peyami Safa'nın çıkardığı Türk Düşüncesi dergisindeki "Müslümanlıkta Reform Lazım mıdır?" anketine cevap veren sosyol psikolog Mümtaz Turhan konuşuyor: "Esasen reform dinde değil cemiyette, cemiyetin diğer müessese ve faaliyet sahalarında yapılır. (...) Din de zamanla ister istemez bunları kabullenmek mecburiyetinde kalır. Meselâ sanayileşen cemiyetlerde ictimaî faaliyetler, iş hayatı kesif bir hale girdiği zaman dinî faaliyetlerin, bilhassa ibadet şekillerinin de bundan müteessir olduğunu ilmî araştırmalar göstermektedir. Böylece ibadet zamanlarının kısaldığı, bir nesil zarfında poligaminin [çok kadınla evliliğin] ortadan kalktığı, kadınların büyük bir hızla hürriyetlerini kazandıkları, yaşayış tarzları ile kıyafetlerinin de değiştiği müşahede edilmektedir. (...) Bence mühim olan dinde reform olmayıp İslâm dininin tıpkı Hıristiyanlık gibi bir münevverler dini haline getirilmesidir." Prof. Dr. İsmail Kara Dinîlikle Sekülerlik İçiçe Olur mu?!
Sayfa 97