Bigün kardeşim babama bişey sormuştu. Babam,
- Sen daha anlamazsın, büyü de öyle... deyince kardeşim,
- Sen anlatmaya çalış, ben anlarım, demişti.
Babam kardeşimin bu cevabını hâlâ gülerek anlatır.
Niçin bize anlatmaya çalışmıyorlar da, anlamazsınız
diye kestirip atıyorlar?
Anlatmak istediğimin tam tersi olmuştu. Durup dururken, dahası suçluyken, fedakârlık örneği olup çıktım. Sence de fedakârlıkla gösteriş başka başka şeyler değil mi?
Bütün köy çocukları yedikleri bulgurun, tarhananın eriştenin yapılışına emek verir, katkıda bulunurlardı. Bu yüzden, sofrada yemeğe her kaşık atışlarında içleri derin bir saygıyla dolardı. Sofradan kalkarken de, Tanrı’ya şükretmekten kendilerini alamazlardı.