Godfather filminin uyarladığı kitap olarak bilinen Mario Puzo'nun Baba kitabı, Corleone ailesi üzerinden yeraltı dünyasını ve mafya hayatını hayata bakış açılarını bize aktarır.
Toy ve yeraltı dünyasına uzak yaşayan Michael Corleone'nin adım adım bir mafya babası olmasını konu alan kitap, buna ilave olarak aşk, intikam ve nefret duygularını da bir o kadar güzel ele almaktadır. Mario Puzo bu konuda oldukça cömert davranmıştır. Zira sadece ana karakterlerin geçmişlerinden değil yan karakterlerin de eski hayatlarından bize bahseder. Bu da bize yeraltı dünyasında yaşayan insanların nasıl düşündüklerini ve neden bu fikirlere sahip olduklarını anlamamıza olanak sağlar. Onlar bu hayatta aradıklarını bir türlü bulamamış insanlardır. Dünyanın adaleti tarafından yüzüstü bırakılmış, hukuk sisteminin ezdiği ve hor gördüğü kişilerdir. Sonunda da kendi adaletlerini bulmak için Baba`ya giderler.
Kitaptaki karakterlerin ayrıntılı olarak işlenmesi ve detaylı olarak üzerlerinde durulması hoşuma gitti. Ancak beğenmediğim yerler de yok değil. Suikast ve aksiyon bölümleri bana biraz klişe ve üstünkörü yazılmış gibi geldi, ki puanımı da bu yüzden kırdım.
Kısacası yeraltı dünyasını anlamak ve anlamlandırmak için okunabilecek bir eser. Ama paragrafları biraz uzun ve yer yer klişeleri görüyoruz. Yine de dünya sinemasına damga vurmuş böylesi bir eserin okunması gerektiğini düşünüyorum.
Tolstoy'un Diriliş romanı iyi eğitimli zengin bir aileden gelen Nehlüdov'un bir gün evlerine hizmetçi olarak gelen Katyuşa ile tanışmasından sonra hayatında meydana gelen değişimi anlatmaktadır. Zevk düşkünü, umursamaz , genç bir adam olan Nehlüdov kendisine aşık Katyuşa'nın ırzına geçer. Yıllarca işlediği bu günaha karşı kayıtsız kalan Nehlüdov, bir gün mahkemede Katyuşa ile karşılaşınca yaptığı hatanın farkına varacak ve vicdanına kulak verecektir. Onu kurtarmak için her şeyi yapacak bütün imkanları zorlayacaktır.
Diriliş şehvet düşkünü bir delikanlının olgunlaşmasını, tövbe etmesini ve günahlarından arınmasını anlatmasının yanı sıra Nehlüdov'un anlam arayışını da bize aktarır. Rusya'nın en pis ve bakımsız hapishanelerini gezen genç adam, zamanla şiddet ve ceza ile bir yere varılamayacağını ve hayatın bütün anlamının affetmek olduğu sonucuna varır. Aynı şekilde fikrini İncil'den örnekler vererek pekiştirir. Bu açıdan bakıldığında Diriliş, Tolstoy'un hayata ve dine bakış açısını yansıtmaktadır.
Buna ilave olarak Diriliş Tolstoy'un suça ve cezaya, yasalara bakış açısını da yansıtmaktadır. Kitapta hapishanelerin suçluları topluma kazandırmadığı, buraların birer ahlaksızlık merkezi olduğu ve bu ahlaksızlığı suçlulara aktarıp toplumu zehirlediği anlatılır. Tolstoy'a göre ise toplumun bu zehirden kurtulması sadece affetmek ve merhametle mümkündür. Buna ilave olarak, Tolstoy kimsenin suçlu doğmadığını şartların insanları suçlu yaptığını bize anlatır. Bu şartları yarattığı için toplum sorunludur ve sorunlu toplum ise ancak kökünden bir çözümle yani ufak yaşlardan beri sıkı bir eğitimle düzeltilebilir.
Her ne kadar Tolstoy'un kimse suçlu doğmaz şartlar onu suçlu yapar ve anca bu sorunu iyi bir eğitimle kökünden çözebiliriz fikrine katılsam da affetmenin her zaman iyi bir yol
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma