“Antik çağ öykülerinde bir nehrin bir kıza nasıl âşık olduğu anlatılır. Aynı şekilde, benim ruhum da sana âşık olan bir nehir. Kimi zaman sakin, görüntünü derinden ve bozulmadan yansıtıyor; kimi zaman görüntünü ele geçirdiğini sanıyor ve gitmeni engellemek için dalgalarından köpükler saçıyor; bazen yüzeyini hafifçe dalgalandırıp senin yansınla oynuyor, bazen de onu yitiriyor, o zaman da dalgalan karanlık ve umutsuz oluyor - Benim ruhum böyle işte: Sana âşık olmuş bir nehir gibi”
“Aşk her şeydir. Bu yüzden seven biri için hiçbir şey kendi başına bir anlam taşımaz; her şey ancak aşkın ona kazandırdığı yorumla bir anlam ifade eder”
Sorarlar bilgeye;
"İnsanlar neden kitap okumuyor?"
Acı acı güler bilge ve der ki;
"Birbirlerinin
canına okumaktan, niyet okumaktan,
bildiğini okumaktan
kitap okumaya firsat bulamıyorlar.”