1984 beni bir korku imparatorluğuna sokuyor ve orada düşünmenin yasak olduğu, gerçeklerin sürekli değiştirildiği yani gerçek sizin beyninizde olanlar, anılarınız değil partinin istediği şeylerdir. İnsanlar makineleşmiş, kendileri için değil parti için çalışıyor, bireysellik yok edilmiş ve bir otoriteye boğun eğilip, onun her dediği kabul etmeyi ifade etti. Dilin yok edilişini ifade ediyordu kitap ve aslında günümüzde de dilimiz yok ediliyor bunu isteyerek ya da istemeyerek hepimiz yapıyoruz. Mesajlaşırken sürekli kelimeleri, cümleleri kısaltıyoruz ve farkında olmadan kelime dağarcığımızı yok ediyoruz.
Kitabı okurken karakterin gelişimini hissedebiliyor ve sanki onunla birlikte o yolculuktaymışsınız gibi hissediyorsunuz.
Kitabı bitirdiğim de keşke bitmeseydi dediğim nadir kitaplardan.
Günümüzün en iyi tarihçilerinden olan İlber Ortaylı, yakın tarihimizde yaşanan olayları kendi tarzıyla yorumlamış ve bilgileri bizlere aktarmıştır.
Kitabı daha iyi anlayabilmek için biraz tarih ve genel kültür bilgimizin de bulunması gerekiyor.