Bu sofracık efendiler ki yenmek üzere tam hazır,
Huzurunuzda titriyor şu milletin hayatıdır;
Şu milletin ki mustarip ve ölmeden ağır ağır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır
Yiyin, efendiler, yiyin bu han-ı iştiha sizi
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret
Yaşar Kemal’i sekiz yıl önce bu gün kaybettik. O iyi insan, o güzel atına binip çekip gitti bu dünyadan. Ama ardında bir sürü eser bıraktı. Bize düşen onu eserleriyle yaşatmak, bu eserleri okumak ve en önemlisi anlamak. Huzur içinde yat güzel insan.
Bu topraklardan bir Yaşar Kemal geçti. İyi ki de geçti. Onu en sevdiğim alıntılarından biriyle anmak istiyorum:
“Düşünmek, tıpatıplaşmanın dışına çıkmak demektir. Düşünmek, kişiliği olmak demektir. Düşünmek, en küçük anlamda, var olmak demektir. Ve insanlar düşünmeyi öğrendikleri zaman, dünyayı tarttıkları, ölçütleri biçtikleri zaman, birtakım çıkarcıların, insanları yüzyıllardan bu yana köle olarak kullananların, ya bu çeşit, ya da şu çeşit, çanlarına ok tıkandı, demektir.”
Yaşar KemalZulmün Artsın
Akşam oldu muydu garip bir şey oluyordu. Yirmi aile bir tek aile oluyor, çocuklar hepsinin çocukları oluyordu. Yuvanın kaybı tek bir kayıp, Batı’daki altın yaşam tek bir düş oluyordu. Bazen bir tek hasta çocuk yirmi ailenin yüreğine umutsuzluk getiriyor, yüz insanın içini dağlıyordu. Bazen bir çadırda yer alan bir doğum yüz kişiyi sabaha kadar kaygı içimde, sessiz bekletiyor, sabah olduğunda hepsinin içini bir doğum sevinci sarıyordu. Daha bir gece önce kendini kaybolmuş gibi, korku içinde hisseden bir aile, eşyalarını karıştırıp bebeğe bir hediye aramaya koyuluyordu. Akşamları ateşin çevresinde otururlarken yirmisi bir oluyordu.
John SteinbeckGazap Üzümleri
Sefiller 1. Kitap Ön Söz
Uygarlık çağının ortasında, yasalar ve gelenekler aracılığıyla, dünyayı yapay olarak cehenneme çeviren ve ilahi kaderi insanlık belasına bulaştıran toplumsal lanetlenme hali devam ettikçe, yüzyılın ilki insanın emeğinin sömürülmesinden dolayı aşağılanması, ikincisi kadının açlık yüzünden alçalması, üçüncüsü çocukların eğitimsizlik nedeniyle yeteneklerinin gelişmemesi olan üç temel sorunu çözülmedikçe, bazı bölgelerde toplumsal baskı devam ederken, daha geniş anlamda yeryüzünde cehalet ve yoksulluk hüküm sürdükçe, böyle kitaplar yararlı olmayı sürdüreceklerdir.
Hauteville-House, 1 Ocak 1862
Victor HugoSefiller (2 Cilt Takım)