Gülhan Akın

@_firminn·
·
sabitlendi
İnsan yalnız başkalarına karşı değil kendisi için de merak duyabilmeli. Kendimi inceliyorum; bundan yorulunca zaman öldürmek için bir sigara yakıyor ve düşünüyorum. Tanrı'nın beni neden yarattığını ya da beni yaratırken bana ne anlam yüklediğini ancak ve ancak Tanrı bilir.
Sayfa 72
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025164 okunma
Puan vermedi·150 syf.·
2021 42. kitabı
Bazı ilişkilerin ortaya koyduğu acı, tarafları birbirinden ayıran bir engel değil, aksine onları birbirine bağlayan en güçlü, hatta bazan tek dil olabiliyor. Öyle ki buna ilişkinin tutkalı dahi diyebiliriz. Dışarıdan bakan biri için dayanılmaz görünen o şiddet döngüsü, tarafların iç dünyasında derin bir 'varoluşsal kanıt' sunuyor. Birinin sizin en savunmasız noktanızı bilip oraya isabetle vurması, yanlış bir biçimde 'beni en iyi sen tanıyorsun' yanılsamasını doğuruyor sanırım. Sevgi, saygı ve güven gibi ortak değerlerin geri çekildiği yerde oluşan boşluğu, bu kez karanlık ve yüksek gerilimli bir duygusal iklim dolduruyor. Tartışmalar, kırılmalar, geri dönüşler… Tüm bunlar ilişkiye bir “canlılık” hissi veriyor gibi ama bu canlılık çoğu zaman sağlıklı bir bağdan çok, bağımlılığın besini. ​Boylesi bir noktada ilişki, patolojik bir yaklaşma-kaçınma döngüsüne hapsolup kalabiliyor. Nesneye duyulan yoğun ihtiyaç tarafları birbirine doğru iterken, yakınlığın getirdiği o istila edilme/ele geçirilme korkusu onları yeniden saldırganlığın güvenli mesafesine geri savuruyor. Ne tam bir yakınlığın huzuruna ne de tam bir kopuşun yalnızlığına tahammül var... Birbirlerine yaklaştıkça yaralıyorlar, yaraladıkça korkup uzaklaşıyorlar, fakat bu uzaklık da "yok olma" kaygısını tetiklediği anda acının o tanıdık sıcaklığına geri dönüyorlar. Artık orada bir 'biz'den ziyade, sadece birbirinin yarasından beslenen iki ruhun, sessizliğin getireceği o büyük boşluktan -büyük yıkım gibi de hissettirebilir- kaçmak için başlattıkları sonu gelmez bir duygusal savaş sürüp gidiyor. ​Kendi yetersizliklerini ötekinin enkazı üzerine basarak örtmeye çalışan narsisist ile bu enkazın altında kalmayı bir kader sanan mazoşistin o trajik dansı, şafak sökene kadar devam ediyor. Yalanlar ve oyunlar bittiğinde geriye
Kim Korkar Virginia Woolf'tan?Edward Albee · Kabalcı Yayınları · 199394 okunma