Jinda yiğit

Jinda yiğit
6/10
·198 syf.··
2023 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2023 22:11
Kafalarda soru işareti bırakan, hatta eleştiri dünyasını ikiye bölen bu eseri inceleyelim. Kitabın isminden başlayabiliriz. Çoğumuzu ismiyle ilk bakışta toplumcu gerçekçi tarzda yazılmış bir eser olduğuna ikna eden Çavdar Tarlasında Çocuklar aslında o kadar uzak ki . Büyük bir yanılgı hatta . Bu yüzden okuyacak kişilerin bu tuzağa düşmemesini öneririm:) İlginç bir üslupla yazılmış oluşu eleştirileri de beraberinde getiriyor aslında. Edebi üslup yönünden oldukça noksan olan bir yapıt. Tam tersine üslup yönünden amerikan dublajı oldukça çağrıştırıyor . Böylece eleştirmenlerin bam teline basıyor . Kimileri kitabın edebi yönden önem teşkil etmediğini söylerken kimileri de sıra dışı bir üslupla yeni bir çizgi oluşturduğunu düşünüyor. Kitabın içeriğine biraz değinecek olursak henüz reşit olmayan Holden adlı karakterin eğitim ve sosyal yaşamı hakkındaki sorunları ergenliğin verdiği psikolojik tepkilerle yansıtmasını konu alıyor. Açıkçası bazı davranışları gözlemlediğimizde Holden 'ın her bireyin geçirdiği ortak bir ergenlik sürecini temsil ettiğini görmekteyiz . Kimlik arayışında bireylerin yaşadığı sorunların güzel bir özeti olan Holden anıları ve iç konuşmaları ile eseri akıcı kılıyor. Aynı zamanda toplumsal yaşamda, iletişimde kalıplaşmış bazı hoşnutsuzlukları da ergen psikolojisi ile eleştiriyor. Bu yönüyle çok gerekli bulduğum isyanları barındırıyor. Okumaya başlamadan önce daha farklı beklentilere sahip olduğum bu eser hakkında nötr kalmayı tercih ediyorum fakat edebi yönden de kaçınılmaz bir şekilde eksikliğini hissediyorum . Bakış açısına göreceli olan bu eserin en iyiler arasında önceliği sahip olması gerektiği fikrinde de değilim. 17 yaşında birinin hayata bakış açısını ve problemleri algılama şeklini merak ediyorsanız okuyabilirsiniz. 10 üzerinden "6".
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Anlamanın ve anlaşılmak istenmenin imkansızlığı
8/10
·128 syf.··
2023 27. kitabı
Osamu Dazai tarafından yazılan ve Japon klasikleri arasında yer alan İnsanlığımı Yitirirken otobiyografik bir roman olma özelliğiyle ön plana çıkmaktadır. Gerek kurgu gerek de olay örgüsünü incelediğimizde karakterlerin yaşamlarında yazarın belirgin kimliğini görüyoruz. Romanda ki karakterlerin davranış ve hayatı yaşama şekli aslında biraz da Osamu Dazai ' nin hayata bakış açısıdır. İntihar geçmişiyle de bilinen Yazar bunu eserine de yansımıştır. Tüm belirgin özelliklerini taşıyan "Yo Çan" karakteri romanda adeta yazarın gölgesi gibidir. Bir nevi hem özelleştiri hemde bireyin kendini tanıması ve bilmesi yönüyle çok güçlü bir karakter seçen Osamu aynı şekilde güçlü psikolojik tahlil ve iç çözümleme tekniğine de başvurmuştur. İnsanın arayışını, hayatta bir yere ait olabilmenin zorluğunu ve bireyin çalkantılı buhranlarını ele alırken toplum baskısını ve toplumun kimden ibaret olduğunu açıklamaya çalışmıştır. Tüm bu anlatılanları yine kendi gibi olan aristokrat bir ailenin oğlu olup hayata tutunamayan YO ÇAN karakteriyle özdeştirmiştir. Yazıldığı günden bu yana hâlâ en çok okunan Japon edebiyatı eserleri arasında yerini koruyan bu eseri ben sevdim . Ozellikle de sorgulayıcı yönünün ağır basması yönünden. Peki siz insanlara olan korkunuzu bastırmak için zeki bir soytarı rolünü seçer miydiniz?
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,4bin okunma
7/10
·112 syf.··
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 22:10
Bazı Aydınlar vardır fiilen yaşamları biten lakin gölgeleri ve arkalarında bıraktıkları edebi kimlikleriyle var olmaya devam eden. Zülfü Livaneli tarafından yazılan Gölgeler sadece aydınları değil aynı zamanda onların çektiği zorlukları da anlatmaktadır. Edebiyatı dönemlere ayırıp incelediğimizde Tanzimat 2. Döneminden bu yana süregelen aydın sorunlarından en büyüğü içerisinde bulunduğu dönemin siyasi ve politik baskısı altında bir yazın hayatına sahip olmak. Kelimelerin , isimlerin , konuların sınırlı olduğu bir dönemde yazmak oldukça zor olsa gerek. Baskı altında kaldıkları için takma mahlaslar kullanan aydınlarımız bu eserin başlıca konusudur . Fatih Sulatn Mehmet' den Ulu Önder'e, Halide Edip ,Reşat Nuri , Mavi Gözlü Dev , Ülkü Tamer gibi 15 aydın kişiliğin takma mahlaslarla gölge olarak" Sultanahmet meydanında bir gece hepsi bir araya geliyor. Hayali Ama neşeli bir buluşma için... "Ve bu buluşmada kendini soylu olarak nitelendiren sosyete hayatını da eleştiriyor. Bununla beraber günümüzdeki hızlı değişimlerin şehirler , insanlar ve kültür üzerindeki tahribatını da eleştirmekten geri kalmayan eser İstanbul örneği ile bunu çok kez belirtmiştir. Hatta şu satırlar dahi yetecektir : " Bu gördükleri İstanbul, o direnen İstanbul muydu? Kendini çirkinliğe, betona, yağmaya, ramta teslim etmiş bu İstanbul o eski İstanbul muydu?" Bir zamanlar İstanbul'un sokaklarında can bulmuş o insanlar şimdi sadece gölgeden ibaretler. Esere puanım 7 . Tavsiyem okumadan önce kitabın ilk sayfalarında yer alan takma mahlaslara göz atmanız. İyice kavradıktan sonra okumakndaha anlamlı olacaktır. İncelemeyi yine kitaba dair bir Alıntı ile bitirmek istiyorum ; " Durun ben söyleyeyim, devlet dersinde düşünenler ve sevişenler sınıfta kalır bu topraklarda."
Edebiyat
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
7/10
·250 syf.··
2023 19. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 20:12
Hepimiz birer suçluyuz aslında insanlık suçundan yargılanmalıyız. İnsanlık suçu nedir sizce ? Gerek toplum , gerek de ahlaki normlarla belirlenmiş bir dizi kurallara aykırı davranmak mı? Bu kadar mı , elbette hayır. Çok daha fazlası . Neden böyle bir giriş yaptığımı anlatmak istiyorum sizlere . Bir süre öncesine kadar e-kitap okumaya karşın ön yargılarla dolu bir bireydim. Bu kitabı okumaya başlamadan önce de kitabın konusu hakkında bir bilgiye sahip değildim. Açıkçası karşımda bu kadar iyi bişey beklemiyordum algı mekanizmamı savunmasız bırakan bir eser oldu. Kurgusu ve yaşama dokunuşuyla daha iyi yerlere gelmesi gereken bir eser. Bende asıl iz bırakan satırlar şöyle ; "Deliller ve şahitlerin ifadesi doğrultusunda insanlık suçu işlediğiniz kesin karara bağlanmış olup , bundan sonra ki hayatınıza bu ada da elektronik kelepçeyle yaşamaya mahkum edildiniz ." Duyarsızlıkların , bilinçsizliklerin havada uçuştuğu hatta uçuşmaklada yetinmeyip koca bir insanlığın üstüne yapışıp kaldığı bir yüzyılda bize insanlığımızı sorgulatacak kısa lakin çok önemli bir noktaya parmak basan Islahat hayatın gerçeklerini bir daha hatırlatıyor. Bir sabah uyandığınızda sessizlikten ve işaret dilinden ibaret bir Ada hayal edin ve o Ada da kendinizi kimseye ifade edememekle baş başa kaldığınızı düşünün . Akıl almaz zorlukta bir şey. Eser okuyucuya tüm bunları hissettirmek için yazılmış gibi . Olumsuz olarak eleştirdiğim kısmı ise bu kadar önemli bir konuyu seçmişken bu denli kısa tutulmuş olması . En çok hoşuma giden kısmı ise empati yapmayı aşılayan , hayatın göründüğü kadar görünmeyen kısmını da sorgulatmayı teşvikleyen bir eser oluşu. Özel gereksinimli bireylerin de aslında ne kadar çok hayata dahil olması gerektiğini ve bu konuda bize düşen şeyleri göz önüne serdiği için Sevgili
Edebiyat
IslahatSelahattin Tomar · Selahattin Tomar · 2022655 okunma
Hani bazı kitapların bir rengi bir kokusu olur ya işte bu kitap o kitap
10/10
·438 syf.··
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2023 23:12
Yaşar Kemal in ilk romanı olan İnce Memed 1 aslında bir zamanlar Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilerek bir araya getirildiğini biliyor muydunuz? 4 ciltlik bu serinin ilk kitabını okuyarak içeriğine değiniyorum. Kapağı açar açmaz gözümde canlanan Çukurovadan mı başlamalı yoksa , burnumda tüten tarhanadan mı? Çakırdikeninin sarıp sarmaladığı bir köy ta toroslardan görünügelir. 11 yaşında bir çocuk cılız , oldukça zayıf. Sefil İbrahim ile Dönenin oğlu zavallı ince mehmed. Abdi ağanın köyünde anası ile birlikte yaşar. Bir gün Mehmedin canına tak eder ve kaçar köyden. Annesine rağmen her şeyi bırakıp kaçar. O gün başlar mehmetin hikayesi . Abdi Ağanın zulmünden kaçıp uzaklara , çok uzaklara gitmeyi düşler. Çukurova bir hayaldir mehmed için. Çocuk yaşlarında kaçtığı değirmenoluk köyünden 18 yaşında sevdiği kız Hatçe ile bir daha kaçmasıyla başlar mehmedin serüveni . Sonra da dillerde destan olur bizim İnce Mehmed. Uzun süredir okumayı istediğim ve hedeflediğim bu eseri çok sevdiğim bir arkadaşımdan armağan alarak okumuş olmanın sevinciyle başlıyorum incelememe. Uzun süredir okuduğum hiçbir eserde bulamadığım samimiyeti degirmenoluk ile başlayan ve çukurovanın tüm güzelliğiyle betimlenen satırların arasında buluyorum. Karakter seçimi ve üslubuyla bir kurgudan çok daha fazlası. İnce Memed 1 'e bir kitap dersek eksik kalır. Tamamen bir başkaldırı . Düzene, siteme , adaletsizliğe ve zülme. Her satırında Çukurova insanının çektiği zorlukları, acıları ve tüm emekçileri konu alan toplumcu gerçekçi bir anlayışla kaleme alınmış İnce Mehmed belkide Türk Edebiyatının en önemli eserlerinden biri olmayı böyle başardı. Bir diktatörden farkı olmayan Abdi Ağa motifi çok İnce bir eleştiri. Okuyunca aslında çevremizde yerini modernliğe bırakmış yeni Abdi Ağalar görmekten gözümü alamıyorum .
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma