insanların başkalarında aradıkları sır aslında kendi
kafalarının içinde ya da ruhlarının bir yerinde gizli. başkasını didikledikçe kendinden uzaklaşır insan. kendine dönmelisin. kendi içine. her şeyin sırrı senin o heyecanla çarpan kalbinin tam içinde, başka bir yerde değil.
sonra o konuşmaya başladı.
"merak edilecek hiçbir şey yok. gerçekten yok. işte
görüyorsunuz, yalnız ve yaşlı bir fizik öğretmeninden
başka bir şey yok burada. bu, herkese kapalı tuttuğum
kapının ardında kimsenin ilgisini çekecek bir şey yok. insanlar... meraklı yaratıklar. onları böylesine hayata
bağlayan bu duyguyu yitireli öyle çok oldu ki... birçok
şeyi herkes gibi yaşadıktan sonra, uzun ve yorucu acılardan sonra anladım ki, merak edilecek hiçbir şey yok. ben insanları merak etmiyorum. bugüne kadar beni yanıltan, gerçekten benim bildiklerimden farklı bir şeyler
bilen, farklı bir şeyler hisseden ya da daha çok bir şeyler bilen birine rastlamadım. sen rastladın mı? ah evet, daha yolun başındasın ve benim gibi müstesna biriyle karşılaştın. ma küçüğüm, sen öyle sanıyorsun. ben bir istısna değilim. hiç kimse, hiçbir şey istisna değil . çünkü ben yaşamıyorum. yaşanılan hayatı paylaşmıyorum, diyelim.