Bu kitap hakkında yazmam için ilk önce sindirmem gerektiğini hissettim ama duygularım tazeyken daha fazla beklemek istemedim :)
Kitap hakkında spoiler pek vermek istemiyordum ama sanırım anlatacağım hem spoilerden* hemde kitabın bende yarattığı etkiden bahsedeceğim. Bu güne kadar bir çok incelemesiyle karşılaştım ve bir çok kez farklı farklı incelemeleri okudum haliyle biliyordum ki bu kitabın sonu hüzünlü bitecek. Sonunu bildiğim şeyin beni bu kadar hüzünlendirip ağlatacağını tahmin etmemiştim... Kitap; genç bir denizcinin genç bir kadına aşık olmasıyla her şeyi başlatır. Aşkı uğruna giriştiği çabaların, azimliliğinin kısa sürede ulaştığı mertebeden bahseder. Fakat Martın Eden'i bu tatmin etmez çünkü aşkı uğruna verdiği çabalar ve burjuva toplumunun güruh zihniyeti onu büyük hayal kırıklığına uğratır ve yaşamın anlamsızlığını kavrayıp kendini ait olduğu denize teslim eder..
Kitap hakkında hissettiğime gelince, evet Martın Eden'i kesinlikle yargılayamam, hatta onun bireyci tutumuna, içten içe derin bir saygı duyuyorum diyebilirim. (Azmi ve çabasına hayran kaldım); fakat yinede hüzünlendim ve gerçekten içerlendim London'a. İçimden "sonunu daha farklı yapabilirdik" sözü bir an geçmedi değildi.. Ama sanırım bu bir Martin Eden karakteriydi çünkü o aşık olan, aşkı uğruna çabalayan ve kendini geliştirip başarılara imza atan azimli, genç bir denizciydi..
Son olarak size Martin' in sahip olduğu bir özelliğinden bahsetmek istiyorum. Açıkcası bende olan ve bu güne kadar kavrayamadığım daha doğrusu melankolik bir ruh kabul edip kendimden uzaklaştırmaya çalıştığım bir özelliğine tanık oldum. O da şu ki; Martin Eden bir insanı tanımaya çalıştığında o insanda en derin olan noktayı bulma çabasına giriyor, bir anlam bir gaye aramaya çalışıyor. Böylece insanları kendine yakın mı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
... Serê min li ser bаlgî û bаlîfê, çаvê min li xewê bû,
Guhê min li guhdаrîyê bû, min serê xwe ji xewа sêrîn bilindkir,
Min dit cote pîrê melumê kezeb serê min sekinî bûn
Berxê, yekî kefenê min dibirî, yekî meqesê nаv dа difesilаnd..
(Başım yastıkta gözlerim uykudaydı kulaklarım dinliyordu,
Başımı tatlı uykudan kaldırdım,
2 tane korkunç yaşlı kadının başımda durduğunu gördüm,
Kuzum birisi kefenimi ölçüyor diğeri ise kesiyordu)
~Şakiro
"Ben ağlamam" dedim kendime. "Kurutamam gözyaşlarımı çünkü. Başlarsam duramam diye ağlamam. Bütün damarlarım, kemiklerim çıkar gözpınarlarımdan. Geriye tek bir derdim kalır..."
Sayfa 347 - Doğan Kitap, 116.Baskı, TÜRKİYE·Kitabı okudu