Bugün herkesin bildiği “mola” kelimesi Latincede hububat veya gıda demektir. Halbuki ara verme manasına kullanılmaktadır. Kelimenin bu manada yerleşmesinin sebebi, vaktiyle Roma’da papazların ayinlerden sonra takdis edilmiş hububatı kurban edilecek hayvanların başı üzerinde serpmesidir.
Unutma ki İslami menşe’li her kelime bizi Kur’an-ı Kerim’e bağlayan bir halatın lifleri gibidir. Onlardan her gün birini koparmak, gelecekte bu bağın kopmasına müncer olacaktır. Buna karşı koymak bir iman borcudur.
Davran ey Müslüman genç!.. Davran!.. Onlara sahip çık!..
Esaretin insanı ne denli ızdırap dolu bir yaşama sürüklediğini ve çaresizliği anlatan bir roman. Dönemin sosyolojik yapısını ve sınıf ayrımını esir bir kız olan Dilber üzerinden anlatmış yazar. Cariye olarak satıldığı evde yaşayan Celal Bey ise ona gerçek aşkı yaşatacak olan insandır. Hem köleliği eleştiren hem de duygusal bir aşkı anlatan güzel bir eser olmuş.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Can Yayınları · 202056,5bin okunma
Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan kuvvet kalıntılarının bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine geçen dokunaklı bir sakinlik ve şiddetli acı gözyaşından daha gönül yakıcıdır.