"Hayat ne kadar boş bir şey! Bir nehir gibi akıp gidiyor ve biz, kıyısında durup onun akışını seyreden zavallılar, sular çekildiğinde geriye kalan çamurdan başka bir şey görmüyoruz. Çocukken her şey ne kadar da büyüktü! Gökyüzü daha mavi, güneş daha parlaktı; çiçeklerin kokusu bile bir başkaydı. Şimdi ise her şey solgun, her şey renksiz. Ruhum, içinde kimsenin yaşamadığı, pencereleri kırık, duvarları nemli eski bir şato gibi; sadece hatıraların hayaletleri koridorlarda geziniyor."
Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?