Çok acılar çekerim, çok acılar
Köpek değilim, onu ısıramam
Isırırım dudağımı
Büyük kişilerin sırlarına ortağım
Yine de na şu kadar övünemem
Bütün ayıplar bende ama
Ne yapıp yapmalı, ulaşmalı dostlara
Geride kalmayı
Kendime yediremem.
Mevlana-3, Yılmaz Erdoğan
youtu.be/clmvdyyhJRo
Gençliğimi deşmek biçare hançerlerle,
şu rezil çağın cafcaflı üniformasını kuşanmak.
“Üst”üm olan her elin cebimden çalması,
ruhumu bir kadının saçlarının içinde hapsetmek ve hepi topu talihin uşağı olmak;
Yemin olsun ki istemem bunları!
Yemin olsun ki denizdeki köpük kadar,
yaz esintisinde savrulan tohumsuz,
şeytanarabası kadar dahi yok gözümde bunlar.
Hayatımı alaya alan,
beni tanımayan bu yalancı budalalarla olmaktansa,
yapayalnız kalmak yeğdir bana;
Bembeyaz ruhumun günahı dudaklarından öptüğü o boğuk kavgaların inine dönmektense,
en alçak damlı en yoksul evin en ücra köşesine konuk olmak yeğdir bana.
Dördüncü Bab: Bir Yusuf, Bir Şivekâr - İsmet Özel
youtu.be/BUeoKaQqzE0
O sıralar herkes tarafından da terk edilmiştim, ben onların hepsini terk etmiştim çünkü, işin aslı bu, hiç kimseyi istemiyordum, tıpkı artık hiçbir şeyi istemeyişim ama her şeye de kendi elimle son veremeyecek kadar korkak oluşum gibi. Ve belki de kapkara yılgınlığımın zirvesinde, artık bu sözcüğü ağzıma almaktan da utanmıyorum, çünkü çoktandır, içinde süslenecek tek bir şey kalmayan ama her şeyin sürekli olarak üstelik de en iğrendirici biçimde süslendiği bir dünyada kendi kendime yalan söylemek ve bir şeyleri süslemek niyetinde değilim, Paul çıktı karşıma. O sırada benim için öylesine bambaşka, yeni bir insandı ki, üstelik de yıllar yılı hiçbirine duymadığım kadar hayranlık duyuyordum, o an işte benim kurtarıcım, dedim içimden. Şehir parkının sırası üzerinde otururken birden tekrar bütün bunların apaçık bilincine vardım ve şu dokunaklı halimden, eskiden hiçbir zaman ruhuma girmelerine izin vermediğim ama şimdi zorla, sıkış tıkış ruhuma dahil ettiğim büyük laflardan da utanmadım, şu anda bana müthiş iyi geliyorlardı, onların üzerimdeki etkisini kesinlikle hafifletmeye kalkışmadım. Serinleten bir yağmur gibi bütün bu sözcüklerin üzerimden kayıp gitmelerine izin verdim.
Dean Can Dance - The Host Of Seraphim
youtu.be/QJhVM930YXY