Sümeyye Dilekçı

Sümeyye Dilekçı
Türkçe Öğretmeni
YTÜ
1 Ekim
36 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·70 syf.··
2024 15. kitabı
KorkuKorku Spoiler içerir Stefan ZweigStefan Zweig !!!!! Kocasını aldattığı için başka bir kadın tarafından tehdit edilen parası istenen varlıklı bir kadının hisleri, özellikle korku duygusu etrafında şekillenen hisler anlatılmaktadır. Bu karakterimizin adı "Irene" dir. Irene; soylu,zengin, evli ve iki çocuk annesidir. Hayatı o kadar düzgün bir işleyişteki bu düzgün sağlıklı işleyiş artık onu rahatsız etmeye başlıyor. Kendisini heycanlandıracak, hayatını yeniden canlandıracak olaylar arayışına giriyor. Beklemediği zamanda bir piyanist genç adam ile gizli ilişkiye başlıyor. Her gizli buluşmalarının dönüşünde içinde bir korku beliriyor. Bir gün yine gizli buluşmalarının dönüşünde yine içine o korku belirdi. Tam evden çıkarken bir kadın ile çarpışıyor ve o kadın piyanist genç adamın sevgilisi olduğunu, Irene gibi soylu kadının başına bir şey gelmiyeceğini ve olanın ona olucağını söyleyerek laflar savurmaya başladı. Irene o kadar korkup tedirgin oluyor ki oradan hemen ayrılabilmek için kadına para verip uzaklaşıyor. Evine döndüğü zaman içini bir huzur, mutluluk kaplıyor çünkü hayatının içinde bulunan güvenli bir alana geçiş yaptı. Korku duygusunu yaşatan ortam, kadın başka yerde kaldılar. Irene, eve dönüp güvenli alanına çekildikten sonra bir süre huzurun keyfini çıkarır. Ancak piyanist genç adamla olan ilişkisini sona erdirip erdirmemesi gerektiği konusundaki kararsızlık onu içten içe kemirmeye başlıyor. Özgürce yaşadığı anların getirdiği heyecan, hayatındaki düzenli ve öngörülebilir rutine karşı duyduğu huzursuzlukla çatışmaya başlıyor. Roman, psikolojik analizlerle karakterin iç dünyasını açığa çıkarmaya çalışarak devam etmektedir. Irene'nin korkusu, hem yaptığı gizli ilişkiden kaynaklanan suçluluk duygusundan hem de toplumsal statüsünün getirdiği beklentilerin yarattığı baskıyla bir
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Reklam
7/10
·251 syf.··
2024 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 21:27
Italo CalvinoItalo Calvino Yoğun bir anlatıma sahip postmodern kitap olan "Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu"yu okumaya başlarken bazı şeyleri anlamlandırmak zor olacaktır. Yazar bir yandan senle konuşurken bir yandan olayları sürdürmektedir. Birçok öykünün birleşiminden oluşmaktadır kitap. Ama bu birleşim nasıl mı? Hepsinin girişleri var ama sonuçları yok. Zaten kitapta bu konu üzerinde şekillenmektedir. Bizleri alışılagelmiş romanların giriş gelişme ve sonuç ksımlarından çekerek farklı bir anlatım tarzına kavuşturmaktadır. Hepimiz okuduğumuz romanlarda bir son bekleriz ya da bekletiliriz. Buna karşılık kitapta şu yanıt ile karşılaşırız: "Siz her öykünün bir başı ve sonu olması gereketiğine mi inanıyorsunuz?" Her olayda bir mutlu ya da kötü son mu beklememiz gerkiyor gerçekten. Belki de onun sonu bir hiçliktir, belirsizliktir... Olaylar bu şekilde sürüp giderken kitabın son kısmında zihninizde yankılanan sorular ve düşünceleriyle baş başa kalırsınız. Belki de Calvino'nun asıl yapmak istediği şey budur: Sizi okuyucu koltuğundan öğrendiği hikayenin bir parçası haline getirmek. Bu nedenle sonda belki isteyeceğimiz sonu tahmin edip yazarak bizleri tatmin etmek istemiştir. Kitabın dikkatli okunması gerektiğini düşünüyorum. Bir detayı kaçırdığınızda bir sonraki olayı, durumu anlamlandırmakta zorluk çekebilirsiniz. Eğer farklı tarz bir kitap arayışındaysanız bu kitap sizi mutlu edecektir. Okurken "okuma" eylemini sorgulatan eserler nadirdir ve bu roman, bu nadirlik içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bir roman okuyucusuna bu kadar çok şey katabilmek, hem edebi hem de düşünsel bir başarıdır. Yani kısacası Calvino'nun anlatımı sadece hikaye değil, aynı zamanda bir
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20223,592 okunma
Özdemir Asaf ve Lavinia
9/10
·80 syf.··
2023 31. kitabı
Özdemir Asaf, Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir. Dize sayılarını azaltarak şiirler yazmaya başlamıştır. Eserlerinde daha çok insan ve toplum ilişkilerine yönelik konuları işlemiştir. Öncelerde garip ve ikinci yeni'yi karıştıran şiir anlayışı varken sonralarda ikisinden farklı soyut şiirlere yönelmiştir. Kapalı ve sözcük oyunlarına dayalı şiirler yazmıştır.Özdemir Asaf, egzistansiyalizm akımından etkilenen şairlerimizdendir. Şiirlerin genel temaları olan; aşk, yalnızlık, ölüm vb. üzerine sade bir dille yazmıştır. Bu yüzden Asaf'ın şiirlerini okumanızı öneririrm sade dille yazdığı için zorlanmadan okuyup kendi duygularınızla bütünleyebilirsiniz. Asafın en çok beğenilen şiirlerinden Lavinia; Asaf'ın öğrenci olduğu dönemde platonik aşk duyduğu bir kıza Lavinia'yı yazar. Dizelerinden de anlaşıldığı üzere Lavinia, karşılıksız aşkını konu edinmektedir. Peki o karşılıksız aşkı lavinia kimdi ? Lavinia, Mevhibe Meziyet Beyat'tır. Aynı zamanda lavinia'nın anlamı "ölüm çiçeğidir." Özdemir Asaf'ın Lavinia kitabında bir çok şiir mevcuttur. Beni mest eden şiirleri şunlardır: UZUN BİR ÖYKÜ ALTINCI GÜN 360 DERECE CİZİK SISYPHE SESİNİZ MESAJ SENİ SAKLAYACAĞIM Sana gitme demeyeceğim Üşüyorsan ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia. -LAVİNİA
Şiir
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
8/10
·108 syf.··
2023 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 04:18
Turgut Uyar İkinci Yeni’nin öncü şairlerindedir, görevleri nedeniyle Anadolu ve kırsal kesim insanını yakından tanıyıp içinde bulunmasıyla memleket ve insanın gündelik sorunlara yer vererek hece kalıplarıyla şiirler yazmıştır başlarda. Sonrasında içerikten biçime yenilikler getirmiştir şiirlerine. Artan baskılarla artık bunalan bireyi ele alıyordu. Ve İkinci Yeni akımı uzak durulan bireyin sorunlarını sınır tanımayan bir tutumla aktarmaya başladı. Turgut Uyar’ın bu kitapta da birbirinden farklı şiirleri mevcut. Şiirin de insanlar gibi bir “çıkmaz” içerisinde olduğunu ifade eder. Hem İkinci Yeni akımının tarzı hem de Uyarın şiirlerinde yazdığı düzyazı ve şiir ayrımını ortadan kaldıran, uzunca şiirlerinin düzeni her okurun tat alamayacağı şekildedir, bir tat alabilmek için bu tür şiirlere ilgi duyulması gerekir. O yüzden bazı okurlara şiirleri anlamsız, çağrışım yapmalarını sağlayamayacak türdendir. Ama ilgi duyanların okuabileceği bir kitap tavsiye ederim. Kendisinden en çok sevdiğim ve bana en yakın gelen şiirlerin bazıları; Göğe Bakma Durağı, Eski Kırık Bardaklar, Münacat, Aşk İçin, İyimser Bir Sonuç’a, Tomris Uyar İçin Bir Şiir Kurma Çalışması. İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım ‘TURGUT UYAR’
Şiir
Göğe Bakma DurağıTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 202638,8bin okunma
7/10
·320 syf.··
2023 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 11:16
Önsözünde bahsedildiği gibi; Türk dilinin nice güzelliklerini, üstünlüklerini, inceliklerini, ahengini, ne kadar asil ve büyük bir milletin dili oluşundaki göğüs kabartıcı yücelikleri bu kitapta toplamaya çalıştıkları dile getiriliyor. Ve bize de Türk dilinin korunması ve yaşatılması gerektiğini çok net şekilde vurguluyor. Türkçenin nereye gittiğini görmek isteyenler için okunabilecek kaynaklardandır. Türk milletinin üç kıta üzerinde imparatorluk kurduğu gibi Türkçede imparatorluk kurmuştur. Sayılı bazı diller gibi Türkçede imparatorluk dilidir. Her dil imparatorluk dili olmaz çünkü her millet imparatorluk kuramaz. İmparatorluk dilleri hâkim oldukları topraklardan nasıl vergi, baç, mahsuller alırsa kelimede alır. Aldıkları bu kelimeleri de millîleştirerek kendi kelimelerini yaparlar. Bütün kelimeler milli olamaz ama onun mimarisi ve sesi mutlaka milli olur. Ve imparatorluk dili olan Türkçemiz Özdil olmaz. Türk dilini hor görmek, hakir görmek, terk etmek büyük bir gaflettir. Çünkü onlar Türk malı olmuş, Türk sanatlarıyla işlenmiş, Türk evine girmiş, duygularımızı işlemiş bu kelimeler bizimlerdir. Verilmezler, atılmazlar. Ali Şir Nevai, Kaşgarlı Mahmut, Fahreddin Mubarekşah, Fuzuli, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Ömer Seyfeddin gibi birçok kişi Türk dili için, nice zorlu şartlar altında hizmet etmiştirler. Ama cehalet bunların hiç Türkçe yazmadıklarını dile getiriyor. Ve Türk dili için bu yapılanları önemsiz görüp Türkçeyi yıkmak için çalışanların önünü açıyorlar. Kitaptaki o güzel söz:” Cehalet, geleceği düşünemez ki.” Kelimeler şunun bunun uydurmasıyla oluşturulmuş boş kelimeler değillerdir. Kelimeler yaratılıp güzelleştirilen, canlı ruhlu ve musikili varlıklardır. Asırların biriktirdiği zengin ve renkli manaları içerir. Türk milletini içinden yıkmak isteyenler önce dilini
Edebiyat
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,905 okunma