Ancak kendini bu şekilde yatıştırma alışkanlığı, kızların ince vücutlu olmaları gerektiğini hissettiren baskılarla etkileşime geçtiğinde, yeme bozukluğu geliştirmenin yolu hazırlanmış oluyor. Leon'a göre, "Kız önce kendini aşırı yemeye kaptırıyor. Fakat ince kalmak için de kusmaya, müshil haplarına ya da aşırı yemekten aldığı kiloları eritmek için yoğun egzersizlere başvuruyor. Duygusal karmaşayla baş etmek için verilen bu mücadelenin alabileceği bir yön de hiç yememek olabiliyor; bu da başa çıkılamayan hisleri bir nebze olsun kontrol altına aldığını hissetmesini sağlayan bir yol olabiliyor."
Zayıf bir içsel bilincin zayıf sosyal becerilerle birleşmesi, arkadaşları ya da ebeveynlerinden dolayı keyifleri kaçan bu kızların ilişkiyi düzeltmek veya kendi sıkıntılarını yatıştırmak için etkili bir şekilde harekete geçmelerini engelliyor. Bunun yerine, huzursuzlukları bulimiya, anoreksiya ya da sadece aşırı tıkınma şeklindeki bir yeme bozukluğunu başlatıyor. Leon'un kanısına göre, bu kızlarda etkili olabilecek bir tedavi, duygusal beceri yetersizliklerini giderecek bir eğitim içermelidir. Bana söylediği gibi, "Doktorlar, bu eksiklikler üzerinde çalışılırsa terapiden daha iyi sonuç aldıklarını görüyorlar. Bu kızların, hislerini tanımlamayı, kendilerini yatıştırmanın ya da ilişkilerini daha iyi idare etmenin yolunu -kötü bir adaptasyon yönemi olan yeme alışkanlıklarına dönmeden öğrenmeleri gerekir."