DİVÂN EDEBİYATI: SOYLU ŞİİRİN ÂBİDELERİ...
(...) Bizim Divan Edebiyatında da soylu şiirin âbide örnekleri ortaya konulmuştur. Arab ve Fars şiirinin muazzam eserlerinin ardından gelir bu. Ses olarak olsun, kavram olarak olsun, onun etkisi altındadır. Belki hiçbir zaman bu etkiden kurtulamamıştır. Belki de Nefî‘lere, Nedim‘lere geldiğinde büsbütün orijinal bir hâl almıştır. (Edebiyatçılar söyleyecek bunu.) Ama ne olursa olsun, Türk şairleri, ne Arab şairlerinden, ne de Fars şairlerinden geri kalmamıştır. Tam aksine, devletleri yıkıldıktan sonra Arablar’da ve şiîleştikten sonra Farslar’da artık şiir namına pek bir şey kalmazken, bizimkiler bayrağı devralmış ve en harikulâde eserler vermişlerdir. Tabiî, biz genellikle Çetin Altan kafasıyla el atarız arada bir oraya. Üçüncü sınıf oryantalist kafasıyla… Hayvan damgalar gibi: “Aa şarap dedi”, “aa afyon dedi”, “aa hristiyan kızı” dedi… Ben de bunları bu kadar yakından bilmiyordum bu son cilt çıkmadan önce…
BÜYÜK MUZTARİBLER -Düşünce Tarihine Bakış-IV-, 7 Aralık 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Margie'yle Mary o hoş ayinlerini tekrarlarken (Kadınların, "Saçına ne yaptın?"... "Çok hoşuma gitti"... "Bu tam senin ren- gin. Hep bu rengi giymelisin" gibi zararsız tasvip sinyalleri) ben de duyduğum en kadınsı hikâyeyi düşündüm. İki kadın karşılaşıyor. Biri haykırıyor: "Saçına ne yaptın? Peruğa benzemiş." "Peruk zaten." "Aa, hiç anlaşılmıyor." Belki de bunlar bizim bilmediğimiz, bilmeye de hakkımızın olmadığı kadar derin tepkilerdir.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aa ben ve matematik öğretmenlerim
Bir keresinde Profesör, ruhunda bir gram matematik barındırmayan benim gibi bir adamla yüz yüze gelmemek için, bütün bir meydanın etrafında dolaşmıştı.
1000Kitap
Aa ben :D
"Geceleri uyuyamıyor, gündüzlere katlanamıyordum."
Sayfa 18 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap
LAİKÇİLER BİZİ ÇOK HIRPALIYOR ve ...
(...) Basit bir misâl: Ben çok kısa bir süre başka bir plâtformda yazmıştım. Orada bir süre baktım, oyalandım, ortamın kalburüstü ateistleri kanatlardan hücum ediyor, ortadan yarıyor, kimseden tık yok. Dedim herhâlde burada Müslüman yazarlar pek yok. Ben gireyim dedim, başladım her konuda güzel güzel anlatmaya, cevab vermeye… Aa, bakıyorum, acaib de oylanıyorum. Her yazdığım ayın beğenilenlerine falan giriyor. Bak sen dedim, demek ki burada Müslümanlar var da, yazar olarak değil, seyirci olarak var. Bir süre sonra birkaç tanesinden mesajlar gelmeye başladı. Bir tanesi, hiç unutmuyorum, şöyle dedi: "Hocam, sen onların diliyle konuşuyorsun, o yüzden sana çok şaşırdılar, ne cevab vereceklerini düşünüyorlar." "Siz niye konuşmuyorsunuz?.." Demedim. Çünkü biliyorum ki, bilmiyorlar. Karşı tarafın ne dediğini anlamıyorlar, ne diyebilirler ki?.. Meselâ adam Marx‘tan söz ediyor, bir Müslüman Marx‘a ne diyebilir ki: “Komünist, Allahsız, Yahudi!” Böyle tek kelimelik şeyler. Düşünün, Marx‘ın ömrünü vakfettiği şeyleri, yazdığı binlerce sayfayı, o binlerce sayfadaki onbinlerce ayrıntıyı, yüzbinlere verdiği heyecanı, yepyeni şuuru ve bu heyecan ve şuurla dünyayı birbirine katmasını, bir döneme damgasını vurmasını, tarihe yön vermesini… Peki, bütün bunların Müslüman lûgatında karşılığı ne? “Yahudi!” Olur mu hiç? İmâm-ı Gazalî öyle mi yapmış? Zamanının bütün fikirlerini, bütün davalarını, bütün mezheblerini tek tek ele alıp muhakeme etmemiş mi? Onların hakikatlerini anlamak için, onların dilini onlardan daha iyi konuşur bir hâle gelmemiş mi? “Antitezlerinin hakikatlerini gösterme mecburiyetiyle hareket” etmemiş mi? __Peki ben yapınca suç mu oluyor bu? Sen niye yapamıyorsun bunu? Fatih Sultan Mehmed‘in Latince, Rumca öğrendiğini şişinerek anlatırken, sen niye
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -VI-, 16 Kasım 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İBDA Diyalektiği
AA BEN
“Yiyordu, içiyordu, uyuyordu, uyanıyordu ama yaşamıyordu. Hayat onda hiçbir etki bırakmıyordu.”
Sayfa 811·Kitabı okudu