Ayfer Tunç bir kere daha şaşırtmadı.
Yine elimden düşürmeden okuduğum, yer yer üzüldüğüm, kızdığım; yer yer Aziz Bey’e acıdığım bir kitap oldu. Kitabı okurken yaşadım desem yalan olmaz.
Kitabın isminden de anladığımız üzere Aziz Bey’in hayatına tanıklık ediyoruz. Onunla bir ağlıyoruz, öfkeleniyoruz bazen de kırılıyoruz.
Kitapta Aziz Bey’in hayata tutunma çabaları, çetrefilli aşk hayatı ve ara sıra limoni giden aile hayatı yer alıyor.
Aziz Bey aşkının peşinden koşuyor, biz de onun.
Seksen sekiz sayfalık kitapta bir sürü duyguyu, hüznü bize yaşatıyor Ayfer Hanım. İyi ki de yaşatıyor.
Aziz Bey’i yakından tanımanızı çok isterim.
İçinde, yerini kestiremediği bir nokta çok şiddetli ağrıyor. Bazı günler midesinin ağrıdığını sanıyor, bazı günler kalbinin.
“… anladı ki aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış.”
O mutluluk ansızın kedere dönüştü, yüzüne yansıdı. Yanılgılarla dolu bir ömrün bütün çilesini saklamaktan artık vazgeçmiş, çökmüş yaşlı yüz, bir anda ağlamaklı oldu, öyle kaldı.
10/10