annem çok sevmelerin kadınıydı.
bana da sevmeyi öğretti, “öyle az buz değil çok sev” derdi.
annem gibiyim artık, az sevme bilmiyorum ben. çok sevdiğimdendir bu kadar incinmem.
ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek
birdenbire büyümesi gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun
insanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi