Zihnimin halka kapalı kısmındaki korsan yayın bu.
Yetişkin bir abdal 203 tür yüzme bilir, suya düştüğünde hangi tür yüzsem diye düşünürken boğulur gidermiş.
Kitap enfes bir kitap hatta ağlamamak için kendinizi zor tutacağınız bir kitap fakat ergen bir aptalsanız bu geçerli. Sevgiyi böyle anlatmak çok manasızca bu kadar saplantılı hastalık derecesinde bir sevgi çok manasız. Bir insan uğruna hayatını bu kadar hiçe sürükleyen ve derin manalar yaşadığını sanan insanlara açıkçası acıyorum. Sevgi, aşk artık adına ne derseniz kesinlikle bu değil.
Sabahattin Ali’nin içimizdeki şeytan adlı kitabında Ömer bir yazarı kast ederek bunca acıyı çeken birisi elbette bunu yazabilir bundan kolay daha ne varki demişti (buna yakın diyelim direkt alıntıyı bulmaya uğraşmadım) acımasızca , küstahça artık ne derseniz bir kitap beni sarsmıyorsa ve bana gerçekten bir şey katmıyorsa benim için hiç bir önemi yoktur. Başıma üşüşecek olan edebiyat sever insanlar ( Ben onlara okumaktan düşünmeye vakit bulamayan cahil kitle demeyi seçiyorum) lütfen yormayın kendinizi.
Müthiş ve tekrar tekrar açıp okunması gereken bir eser. Bu eseri yorumlamak haddime değil o yüzden sözümü Dostoyevski’nin sözleriyle bitiriyorum. Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık.
Soylu olma gayesinde olan insanların arasında deliren bir adam. Ne kadar gerçeklikten uzak olsada bize kendine dön ve bak bir hiçten fazlası değilsin dediği sonrasında o zamanın devlet ve sosyal yapısını çarpıcı şekilde anlatan müthiş bir eser.. Tiyatrosuda vardır izlemediyseniz tavsiye ederim.