*spoiler içerir
7/10
·410 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 20:11
Abdullah ve kardeşi Peri, birbirine sarsılmaz bir bağla bağlıdır. Babaları Sabır, fakirlik yüzünden Peri'yi üvey dayısı Nebi sayesinde zengin bir aile olan Wahdati'lere evlatlık verir. O günden sonra ikisinin hayatında da adı konulamayan bir eksiklik kalır. Şair ruhlu Nila Wahdati, dışarıdan kusursuz görünen Eşi Süleyman Wahdati ile mutsuz bir evlilik yaşıyordur. Süleyman şoförü Nebi'ye aşıktır (evet burada bir şok yaşadım). Nebi ise Nila'yı seviyordur ancak patronuna ihanet etmek istemez. Süleyman felç geçirince Nila, Peri'yle birlikte Fransa'ya kaçar ve Nebi yıllarca Süleyman'ın bakımını üstlenir. Yıllar geçtikçe hikâye başka hayatlara uzanır. Paris’te büyüyen Peri, geçmişine dair açıklayamadığı boşluğu anlamaya çalışırken; savaşın ortasında insanlar yaralarını sarmaya çalışır. Öncelikle romanda bir baş karakter yoktu, her ne kadar Peri sansam da sadece kitabın başında ve sonunda bahsedilmiş.İkbal, İdris, Timur, Roshi, Abel... Çok fazla karakter vardı ve bu karakterler az çok birbiriyle bağlantılıydı, olay örgüsü yoktu. Olaylar Abd, Afganistan, Fransa arasında geçti. Kitabın başında bahsedilen Abdullah finale yakın ortaya çıktı. Keşke Abdullah ve Peri'nin kavuşması daha erken olsaydı. Kitabin daha çok Peri üzerinden ilerlemesini isterdim. İlk 100 sayfa güzeldi ancak sonrasında beni sarmadı ve sıkıldığım bir kitap oldu diyebilirim. Ve Dağlar Yankılandı
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma
Koltuk Uğruna Vatanı Pazarlayanlara Karşı Türk milleti ayakta
10/10
·267 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 11:16
Birinci PKK açılımı bittikten sonra Türkiye'de yaşanan siyasi atmosfer tamamen terse çevrilmişti. FETÖ darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler, 2017 referandumuyla Türkiye'nin parlamenter sistemden çıkması ve yaşanan iç siyasi ve ekonomik krizler PKK'nın konuşulmasını engellemiş, uzun süre PKK ve sözde Kürt açılımı gündeme bile gelmemişti. Bu süre zarfında özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da güvenlik güçleri PKK'ya göz açtırmıyor, valiler de aldıkları talimat gereği, terör örgütüne yasalar çerçevesinde yapılması gereken uygulamayı işletiyordu. Ta ki Devlet Bahçeli'nin ikinci açılım sürecini başlatmasına kadar. Bu açıklamadan ve topun Abdullah Öcalan'a atılmasından sonra düne kadar söz sahibi olamayan ve sürekli dışlanan DEM Parti aktör olarak öne çıkartılmaya başlandı. Yine aynı senaryo oynanmaya başlanmış, PKK'lılar açılımdan aldıkları destekle kendilerine göre “şehit” olan öldürülmüş teröristler için anma programları düzenlemeye karar vermişti. Bu anma törenleri terör örgütünü ve onun elebaşı olan Abdullah Öcalan'ı öven sloganlar ve marşlar eşliğinde yapılıyordu. Birçok ilde bu törenler yapılırken valiler güvenlik güçlerine hiçbir şekilde müdahale izni vermiyor, aksine PKK'lıların rahatça eylem yapması için çevrelerinde güvenlik çemberi oluşturulması talimatını veriyordu. Valiler tıpkı birinci açılım sürecinde olduğu gibi yasaları değil, kendilerine yukarıdan verilen talimatların gereğini yapıyordu. Törenler, toplumda tepkiye yol açınca söz konusu törenlerin haberleri gazete ve televizyonlarda gösterilmemeye başlanmıştı. Amaç toplumun rahatsız olmasını engellemekti. Toplum bu sürece alıştırılmaya çalışılıyor fakat bir türlü de ikna edilemiyordu. Hedef belli: Türkiye hamiliğinde bir Kürdistan projesi... **“Osmanlı” sosu, “Misak-ı Milli” makyajı,
T. C. Bize Devlet KursunErdem Atay · Pankuş Yayınları · 202527 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2016 39. kitabı
·
245 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2016 00:00
Burak Turna'nın kaleme aldığı metal fırtına 1 isimli eserini 20 küsur yıl oldu okuyalı. Abdullah Gül, R. Tayyip Erdoğan gibi gerçek kişilere yer veriyor. Kurtlar vadisi tadında geçiyor. Macera, aksiyon her sayfada kendine yer bulmuş. Memleket işgal ediliyor, millet mücadele halinde ve gözü kara bir türk istihbaratçısı canı pahasına vatanı kurtarmaya çalışıyor.
Metal Fırtına 1 - ABD'nin Türkiye'yi İşgaliBurak Turna · Timaş Yayınları · 20165,9bin okunma
Sürgün Edilen, Zulüm Gören ve Unutulan Türkler Üzerine
10/10
·136 syf.··
2025 49. kitabı
Türk Yurdu dergisinin Ekim 2025 tarihli 458. sayısı, "Sürgün Edilen, Zulüm Gören ve Unutulan Türkler" özel temasıyla, bağımsız Türk devletleri dışında yaşayan Türk topluluklarının durumuna dair kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Dergi, Rusya, Çin, İran, Afganistan, Balkanlar ve Orta Doğu'daki bu toplulukların maruz kaldığı tarihsel travmaları, sistematik asimilasyon politikalarını ve günümüzde verdikleri kimlik ile varoluş mücadelelerini derinlemesine incelemektedir. Özel sayının temel bulguları şunlardır: Sistematik Baskı ve Asimilasyon: İncelenen Türk toplulukları, yaşadıkları devletler (başta Çin, Rusya ve İran olmak üzere) tarafından kültürel ve fiziksel yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu politikalar; dil yasakları, demografik mühendislik, kültürel mirasın tahribatı ve kimliğin inkârı gibi yöntemlerle uygulanmaktadır. Tarihsel Travmaların Sürekliliği: 1944 yılında Ahıska Türkleri ve Kırım Tatarlarının anavatanlarından sürgün edilmesi gibi olaylar, bu toplulukların kolektif hafızasında birer soykırım ve etnik temizlik olarak yer etmiştir. 2014'te Kırım'ın yeniden işgali ve Doğu Türkistan'da inşa edilen toplama kampları, bu tarihsel zulmün modern biçimlerle devam ettiğini göstermektedir. Kimlik Direnişi: Baskılara rağmen, Güney Azerbaycan'da Fars merkezli politikalara karşı yükselen Türk milliyetçiliği, Kaşkayların kültürel miraslarını koruma çabası ve Irak ile Suriye Türkmenlerinin silahlı ve siyasi direnişi gibi örnekler, kimlik bilincinin canlılığını ortaya koymaktadır. Çin'in Devlet Felsefesi ve Küresel Tehditleri: Doğu Türkistan'daki soykırım, Çin'in tarihsel "Merkezî Krallık" tasavvurundan ve "barbarları" homojenleştirme (Çinlileştirme) devlet aklından kaynaklanan sistematik bir
Tarih
Türk Yurdu - Sayı 458 (Ekim 2025)Türk Yurdu Dergisi · Türk Yurdu Yayınları · 20252 okunma
10/10
·183 syf.··
2025 71. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 22:33
Her gün namazlarda okuduğumuz "yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz" ayetinin anlamını kaçımız idrak edebiliyor ve hayatımızı bu ayet ekseninde yaşayabiliyoruz? Peki kaçımız Abdullah olduğunu iddia edip gerçekten de bir "Abdullah" (Allah'ın kulu) olarak yaşayabiliyoruz? Bizler "abd" yani kuluz derken kime kulluğu kastediyoruz? Allah'a mı yoksa içimizden söküp atamadığımız putlaştırdığımız dünyevi şeylere mi? Muhammed Emin hocamdan okuduğum bilmem kaçıncı kitap. Yine aynı hissiyat yine aynı tesirler.. Yazar, bu sefer Abdullah yani Allah'a kul olmak ile ismi Abdullah olan ve İslam tarihine mübarek yaşantılarıyla iz bırakmış birkaç sahabenin üzerinden hakiki Abdullah olmanın üzerinde durmuş ve bu sayede bizlere hem kulluğun şuurunu idrak edebilmeyi hem de sahabelerin yaşantılarından örnek alabilmeyi amaçlamıştır. Ve bu sahabelerde kendilerinde belirgin olan bazı özellikleriyle ön plana çıkmıştır; Abdullah b. Mesud ve Tevhid Abdullah b. Amr ve Ahlak Abdullah b. Ömer ve İbadet Abdullah b. Abbas ve İlim Abdullah b. Selâm ve Teslimiyet Abdullah b. Zübeyr ve Mücadele Abdullah b. Cahş ve Şehadet Abdullah b. Cafer ve Cömertlik Bu sahabeleri sahabe yapan özellik neydi peki? Onlar "işittik ve itaat ettik" dediler ve bunu da yaşantılarıyla ispatladılar. Biz de işittik diyoruz ama itaat edebiliyor muyuz işte burası üzerinde durup düşünülmesi gereken bir husustur. Bilindiği gibi Hz Peygamber (sav) anlamı güzel olmayan isimleri manası güzel olanlarla değiştiririrdi. Ve en çok koyduğu isim de Abdullah olmuştur. Bundan ötürü Hz Ömer üç oğluna Abdullah ismini koymuş, sebebini soranlara da Hz Peygamberi böyle yaparken gördüm demiştir. Okurken beni düşündüren çok güzel bir eserdi. Sahabelerden ders alacağımız çok husus var. Çünkü onlar bizzat Resulullah'ın
Abdullah OlmakMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20193,390 okunma
5/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2025 132. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 16:22
Ve Dağlar Yankılandı, sadece Afganistan’ın değil, dünyanın pek çok yerindeki insanların ortak duygularını anlatan evrensel bir romandır. Aile bağları, göçün acıları ve fedakârlığın sonuçları üzerine düşündürür. Hosseini’nin diğer eserleri gibi hem tarihsel arka plan hem de bireysel dramları iç içe sunar. Kitap, Afganistan’dan başlayarak farklı coğrafyalara (Paris, Yunanistan, ABD) uzanan, nesiller arası bir hikâyeyi anlatır. Merkezinde kardeşler Abdullah ve Pari’nin ayrılığı vardır. Bu ayrılık etrafında farklı karakterlerin hayatları bir ağ gibi birbirine bağlanır.
İnceleme-Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma