Abdullah KURT

Abdullah KURT
@abdullahkurt
Bugünün insanlarıyla yarın görüşeceğiz!

Abdullah KURT

, şu anda okuyor
9/10
·%70 (529/747 syf.)·
Beğendi
Johann Gottfried Herder
8.9/10 · 25 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
şiir ve felsefe: küçük bir sitem
Giambastia Vico, hani bütün azametiyle tahtındaki yerini koruyan şu ulu efsane! Kimin ondan nasıl bahsettiği hiç umurumda değildir. Zaten bir kitap okuyacaksanız, başta, onun hakkında söylenenleri unutmalısız. Başkasının yargıları ile düşünmek sizin iradenizi asla temsil etmez. Vico’yu da böyle okudum; şunun bunun “baskısı” olmadan. Yeni Bilim’di yapıtın adı. Yaklaşık olarak şöyle bir ifadesi var: “Felsefece düşünmek şiirce düşünmeyi müthiş etkiler.” iyi mi kötü mü söylediği belli olmayan bu cümle okuduğum andan şimdiye kadar çın çın aklımda. Nietzsche’nin dili öyledir örneğin, Herakleitos, Parmenides.. Felsefe tarihinde bulunan neredeyse filozofların tamamı taparcasına bir minnetle yaklaşırlar şiire. Ama felsefe, Vico’nun da vurguladığı üzere, her ne kadar ulusararası bir perspektif sunuyor görünse de şiiri son derece kötü etkiler. Bana kalırsa Vico da başlarda şiir yazmak isterdi. Ama benim gibi o da şiiri nasıl seviyorduysa, onu yüceltip keskinleştireyim derken felsefenin cazibesine yenildi. Çünkü “her şey anlam problematiğine işaret eder” – nihayet! Bir kere şu ayrımı bilmek elzemdir: Felsefe de şiir de bir anlam arayışındadır fakat ikisi de farklı yollardan buna ulaşmaya çalışır. Bu ayrıma da, felsefeyle haşir neşir olduğum bu zamanlarda vardım; evet, felsefe en azından şiirsel düşünümü son derece kötü etkiler. Yazamaz derecede etkilemez ama (yaklaşım olarak) acemiceliğin ve dahi pirüpaklığın önünü büyük ölçüde kapatır.
Şiir
Okumak nedir, ne değildir?
Okuma etkinliğine bugün biçilen paha, niteliksel olmaktan çok çok uzaktır. Yeni kuşak olarak böyle yaklaşır olmamızın nedeni söz konusu etkinliğin artık araçsallaştığının bir göstergesidir. Mevcut koşullar kıskacında artık bir lüks olan okuma eyleminin insana kattığı pek de görülür bir etkisi var değil açıkçası. Yerli yersiz her şeyin saçma bir biçimde sorgulandığı, ama bu sorgulamaların birçoğunun bir çeşit “canlılık tepkisi” olduğu herkesin malumudur. Salt “ne kadar?” ve “ne” sorusu üzerinden durumun vahametini kolayca anlaşılabilir kılabiliriz. “Ahmet 100 adet kitap okumuştur.” Kitap denince eşyanın öznelliği her şeyden daha çok öne çıkıyor. En kral bilimsel teorik eser bile farklı biçimlerde ele alınıp nesnelliği sorgulanırken biz herhangi bir eser üstüne öznel bir yargıya varamayız, öyle mi? Yesinler! Wittgenstein, “Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.” derken neden doğrudan bütün olguları bünyesinde bütünleyen “olay” kavramını kullanmak yerine, olguları tercih etti dersiniz? Çünkü, daha sonrasında da vurguladığı gibi, “insan deneyimlerini, tanım ve anlamların karşıladığı nesnelerden bağımsız düşünmek imkânsızdır.” Kitap da onca nesneyi karşılayan anlamlarla dolu olduğuna göre okumak, nesnel bir anlayıştan ayrı olarak genellikle sözkonusu öznel deneyim/anlamlarla doludur. Örneğin bir şeyin niceliğini sorgulamak bizim daha çok biçimci bir bakışla yaklaştığımızı imlerken, onun “neliğini” sorgulamak ise bizzat ontolojisini ve bu yapının içerimlerini anlamaya yöneliktir. Tabii bu durum aynı zamanda ciddi bir politizasyonun da parçasıdır. Gözetim/denetim ve gösteri ya da seyirlik toplumunda sömürü kavramı öyle çok nesne yüklendi ki aydınlamayı, ilerlemeyi amaçlayan onca yapıt da bu epistemolojik buhrandan payını aldı. Hayır, sirkülasyon böylece tam olarak
Eleştiri

Abdullah KURT

, bir kitap okudu
7/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Tzvetan Todorov
8.2/10 · 49 okunma

Abdullah KURT

, bir kitap okudu
8/10
·181 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Friedrich Nietzsche
8.5/10 · 2.653 okunma