Biliyor musun Andrey, benim içimde ne yakıcı, ne de kurtarıcı bir ateş yanmadı. Hayatımda hiçbir zaman başkalarınınki gibi gittikçe renklenen, parlak bir güne çevrilen bir sabah olmadı. Benim hayatım, sönmüş başladı. Tuhaf kendimi bilir bilmez sönmeye başladığımı hissettim. Sonra kitaplar okuyup da onlarda hayatta kullanamayacağım gerçekler buldukça, dostlar arasına dedikodular, alaylar, soğuk, kötü, boş gevezelikeler dinledikçe, gayesiz sevgisiz toplumlara katıldıkça daha kötü oldum.
Estella benim ruhumu eline almıştı, çocukluğumdan beri yaradılışıma biçim veren güç oydu, bütün hayallerim, umutlarım ona bağlıydı. Estella'yı iyi, asıl, merhametli sandığım için seviyor değildim. Sevmemek elimde değildi. Onu sevmek akıllıca bir iş değildi. Onu sevmek delilikti, üzüntüydü, onu sevmek ümitsizlikti, budalalıktı.