Yaşamın tüm rahatlığı düzenli bir dış olaylar silsilesine dayanır. Gece gündüz ve mevsim değişiklikleri, meyve ve çiçeklerin açılması, sürekli olarak tekrar eden ve bize zevk veren, daha doğrusu zevk vermesi gereken bu değişimler yeryüzündeki yaşamımızın ana dürtüleridir. Bu değişimlere açık olduğumuz kadar mutlu oluruz; öte yandan bu değişimlerle hiç bir şekilde ilgilenmez, duyarsız kalırsak acı bir hayalkırıklığına, ağır bir hastalığa tutuluruz. İşte o zaman yaşama karşı isteksizlik başlar ve yaşamak bir yük haline gelir. Boşlukta Sallanan Adam Saul Bellow
Edebiyat & Roman
Cemal Süreya'nın, “Nasıl bir his biliyor musun? Oda çok geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun..” dediği gibi...
Reklam
Önüne açılan yoldan yürü. Şöyle olsaydı, böyle olsaydı daha iyi olurdu diye vehmettiğin yollar, kaderin dışındadır. Sâmiha Ayverdi
Ve ben artık kendimi açıklayamayacak kadar yorgunum. Kelimelerim yorgun, fikirlerim yorgun. Yanlış anlayan anlasın, kötü diyen desin, eleştiren eleştirsin. İyiyken kötü olmuşum zaten çoğu kez. Bu saatten sonra benden insanlara anlayış yok, empati yok, merhamet yok. Sadece kendi köşeme çekilip biraz dinlenmek istiyorum.
Burada bir parantez açmak istiyorum. Bana kalırsa, dinler ideoloji değildir. Ya da en azından şuanki terim anlamında kullanılan “ideoloji” sınıfına girmez. Totaliterizm’den kâstın herkesin, tek bir inanca, tek bir bakış açısına sahip, tek elden yönetilmesi olduğunu varsayarsak, her din bu tanımın içine giremez. Dinin, “hakikat”in kendi tekelinde ve tek gerçek olması iddasında olması onu “din” sınıfına koyar. Ama bu vatanın her yerinde herkesin aynı inanca zorlanacağı, totaliter bir düzen kurulacağı anlamına gelmez. Bunlar radikal fikirlerdir. Böyle olan dinler olabilir fakat aynı durum başka ideolojiler için de geçerlidir. Bu durum dinin suistimal edilemeyeceği anlamına da gelmez tabi ki. Din inananları çoksa, etki için büyük bir güçtür. Tıpkı etnisite gibi. Herhangi bir konuda zayıf ve azınlık kalan herkes güç toplamak ister. Nüfus ise büyük bir güçtür. Bu yüzden çoğunluğun meşru kabul ettiği şeyler, en çok suistimal edilen zaaflarımızdır.

Hilâl

@hilalozmn
·
“Total ideoloji tekelcidir. Diğer bütün ideolojileri sâdece dışlamaz, aynı zamanda yok etmeye çalışır. Bu yaklaşım kendi içinde tutarıdır, zira ebedi hakikâtı keşfetmiş bir ideolojinin, hakikât nedir -nerededir arayışlarıyla insanların vakit kaybetmesine tahammül etmesi beklenemez. Total ideolojinin hâkimiyetini kurduğu yerde artık ifade ve basın özgürlüğüne, akademik özgürlüğe ihtiyaç yoktur. Bunlar olsa olsa zaman, enerji, kaynak israfına yol açar. Bu hususlar sosyalizm için doğru olduğu kadar diğer total ideolojiler için de doğrudur. Faşizm kültürel ırkçılıkta, İslâmizm ve Hıristiyanizm Tanrı'nın ancak bu ideolojilerin müntesiplerinin bildikleri ve yansıttıkları iradesinde, nasyonal sosyalizm Aryan ırkının eşsiz ve benzersiz vasıflarında ve milliyetçi sosyalizmde doğruluk temellerini bulur.”
Sayfa 38 - Siyasî Yönetim Biçimleri·Kitabı okuyor
"...Kişinin, ruhunu acıyla temizlemesi daha kolaydır..." Bir Yazarın Günlüğü Dostoyevski
Reklam
Reklam