Iyi ki o kızların hiçbiri hayatları pahasına beni sevmedi. Bir elin parmaklarını geçmeyecek bir kaç yavan mutluluk yaşamasına yaşadım ama hiçbiri uzun sürmed. Tutku, dolayısıyla acı da yoktu.
Sayfa 103 - April yayıncılık·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Friedrich Nietzsche
Bu gerçekten nasıl olabildi? Soru: Hayat, fizyolojik iyi durumda oluş neden her yerde dayanamayıp direnmekten vazgeçer? Neden tasdik edici bir felsefe, tasdik edici bir din yoktur? — Böyle bir hareketin tarihsel işaretleri: Pagan dini Dionyssos, “Çarmıha Gerilene” karşı. Rönesans. Sanat. Güçlüler ve zayıflar: sağlıklılar ve hastalar; istisna ve kural. Hangisinin daha güçlü olduğuna dair hiçbir şüphe yoktur. Tarihin genel görüşü: İnsan bundan dolayı hayatın tarihinde bir istisna mıdır? — Darwinizme itiraz. Zayıfların, kendilerini üstte tutmak için kullandıkları araçlar, içgüdüler, “insanlık”, “kurumlar” haline gelmiştir — Bu üstünlüğün siyasi içgüdülerimizde, toplumsal değer yargılarımızda, sanatımızda, bilimimizde kanıtı. * * * İnişte olan içgüdüler, yükselmekte olan içgüdülerin efendisi haline gelmiştir — Hiçliğe duyulan istenç, yaşama duyulan istencin efendisi olmuştur! — Bu doğru mudur? Zayıfların ve sıradan olanların bu zaferinde acaba daha güçlü bir garanti yok mudur? — hayatın toplam hareketinde sadece bir araç, hızın yavaşlatılması değil midir? Daha kötü bir şeye karşı kendini savunma değil midir? — Güçlülerin her şeyde, hatta ahlaki değerlendirmede bile efendi olduğunu bir düşünün: hastalık, acı çekme, fedakarlık hakkında düşüneceklerinin sonuçlarını göz önüne getirelim! Bunun sonucu zayıflar açısından kendi kendilerini hor görmeleri olacaktır; gözden kaybolmak ve kendilerini söndürmeye çalışacaklardır. Bunu ister miydiniz? — ve gerçekten de zayıfların etkisinin, inceliklerinin, saygılarının, tinselliklerinin, uysallıklarının olmadığı bir dünya ister miydik?
Felsefe
Reklam
Hüzün ve acı bir annenin bakışlarına kadar indiyse onun kat kat fazlasını yaşıyor demektir. Çünkü bir annenin çocuklarına bakarken gizleyebileceği hüznün boyutu çok geniştir.
“ Kimse beni onun sevdiği gibi sevemez.” - Acı gerçek ortadaydı.Annesi babasını terk edemeyecek kadar çok seviyordu. Belki de onsuz gerçekten nefes alamıyordu, belki de onun hayranlığının yaydığı güneş ışığı olmazsa bir çiçek gibi solup gidecekti.
En büyük eğlencesini okumak teşkil ediyordu.
Sayfa 261·Kitabı okuyor
Aşk ve acı yüreğimde İkiz badem içidir.
Sayfa 47 - İKİLEM·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam