Tam bir Bizans Oyunu!
Puan vermedi·416 syf.··
2026 253. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:37
Olaylar ve kişiler hem gerçek hem kurgu bu açıdan kitabın sonundaki yazarın notunu kitaba başlamadan okumak daha faydalı olabilir. ''Doktor Breuer son derece acil bir sorun için sizi görmem gerekiyor. Alman felsefesinin geleceği sallantıda. Yarın sabah saat dokuzda Cafe Sorrento'da buluşalım.'' -Lou Salome- şeklinde notla başlıyor kitap. Bu aslında Lou Salome'nin Breuer'den filozof arkadaşı Nietzsche için bir yardım çağrısıydı. Üstelik hastanın kendisinin tedavinin farkında olmaması şartıyla. Neden nietzsche kendisi başvurmamıştı doktora? Breuer hiç tanımadığı birinden neden böyle bir kart almıştı? Aldıysa da neden kabul etmeliydi bu teklifi? Kabul etse dahi hastanın haberi olmadan onu nasıl tedavi edebilirdi ki? Bu soruların cevabını ve biraz da nietzsche yi merakla başladım kitabı okumaya. Irvin D. Yalom un da okuduğum ilk kitabı oldu bu ve anlatımını, kurgu yeteneğini daha doğrusu gerçekle kurguyu harmanlama şeklini çok beğendim. Psikoloji ile ilgili okuduğum kitaplar genelde biraz durağandı ama bu kitap oldukça akıcı. Kitabı okurken Doktor Breuer ile Profesör Nietzsche arasında satranç mücadelesini andıran bir tedavi sürecine şahit olacak kendilerinin de sürekli karıştırdığı gibi tedavi edenin kim olduğunu ayırt etmekte zorlanacaksınız. Psikoterapi ile ilgili de bir ön okuma yapabileceksiniz aynı zamanda bu alanda pek kitap okumadıysanız. ''Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar.'' diyordu Böyle Söyledi Zerdüşt kitabında Friedrich Nietzsche bakalım kimler zincirlerini kırabilecek bu kitap sayesinde. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Lanetli Kitap
Puan vermedi·143 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
Merhabalar; bugün incelemesini yapacağım eser, çocukluğumda Muhteşem Yüzyıl dizisini izlerken, Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü sadrazamı Pargalı İbrahim Paşa'nın elinde gördüğüm andan beri içimde büyüyen büyük bir merakın ürünüdür. Dizide koca bir imparatorluğun kaderini tayin eden İbrahim Paşa, bu gizemli kitabı masanın üzerine koyup dostuna dönerek, "Arkalı İbrahim, bir kitaptan korktuğumu ilk defa gördüm..." diyor ve ardından sayfaları çevirip dönemin siyasetini sarsan şu can alıcı satırları okuyordu: "Osmanlı monarşisi bir sultan tarafından yönetilir, diğerleri onun kullarıdır; ülkesindeki yöneticileri istediği gibi tayin eder ve istediği gibi değiştirir. Fransa'da ise birçok eski senyör ve onların imtiyazları vardır, kral onların imtiyazlarına dokunamaz. Bu yüzden padişahın krallığını işgal etmek zor, Fransa'yı işgal etmek ise kolaydır. Osmanlı'ya saldırılırsa bütün ülke karşılarında bir birlik olarak görülür ama padişahın soyu ortadan kaldırılırsa da başkaldıracak bir şey kalmaz, geriye kalanların halk üstünde bir hükmü ve fikri yoktur. "İbrahim Paşa'yı ve tüm dünyayı dehşete düşüren bu satırlar, Niccolò Machiavelli'nin tam 500 yıl önce parçalanmış İtalya'yı birleştirmek amacıyla kaleme aldığı, dini, ahlakı ve devlet yapılarını politik birer güç aracı olarak ifşa eden ölümsüz eseri Prens'in ta kendisidir. Hükmü korumak adına bir liderin ağları tanımak için bir tilki, kurtları korkutmak içinse bir aslan olması gerektiğini söyleyen bu çıplak iktidar dili, Katolik Kilisesi tarafından yüzyıllarca yasaklanmıştır. Ancak felsefe tarihinin en büyük dehalarından Jean-Rousseau, Toplum Sözleşmesi adlı yapıtında bu esere ezber bozan bir pencere açarak, "Machiavelli krallara ders verir gibi yaparak uluslara büyük öğütler vermiştir. Onun Prens adlı yapıtı,
PrensNiccolo Machiavelli · Doruk Yayınları · 201520,3bin okunma
Reklam
İs Kokan Zeytin Ağacı 3. kitap yorumu
9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Evet geldik serinin 3. kitabına. İs Kokan Zeytin Ağacı 3 2. kitap Mihra ve Yusuf Agahın düğün günlerinde savaşın, Mihra’nın yaşadığı Balamir'e kadar yayılmasından dolayı Yusuf Agah'ın Karahan'a göreve çağrılmasıyla bitiyordu. Yusuf Agah Mihra’yı Türkiye'de kalmaya zor da olsa ikna etse de Mihra, ailesinden ve Yusuf Agah'tan bir haber alamadığı için Balamir'e dönme kararı verir. Geri döndüğünde ise ailesine bir zarar gelmese de, doğup büyüdüğü şehrin bombalar tarafından yıkıldığını görür. Yazar savaşın adım adım nasıl yayıldığını, savaşın iyice büyümesi ile bomba saldırıları, açlık ve kıtlık gibi sorunların iyice artmasını, insanların fiziksel acıların yanında psikolojik acılara da maruz kaldığını, insanların umudunun giderek nasıl tükendiğini çok başarılı bir şekilde işlemiş. Tüm bu acıların içinde Mihra’nın tek dayanağı Yusuf Agah. Nitekim o da bir göreve gidip uzun zaman dönmeyince, yani düşmana esir düşünce, Mihra tek dayanağı olan Yusuf Agahı da kaybediyor. Aylarca geri dönmesini bekliyor ama Yusuf Agah'tan tek bir iz bile bulunamıyor. Ve bir gün ailesiyle kaldığı evin bombalanması sonucunda bütün ailesini kaybediyor. O enkazdan günler sonra sadece kendisi sağ kurtuluyor. Mihra kayıtlara ölü olarak geçiyor ama son anda yaşadığının fark edilmesi üzerine acil hasta olarak Türkiye'ye gönderiliyor. Kendine geldiğinde ise geçmişine dair hiçbir şey hatırlamıyor. Sadece Yusuf Agah’ın ismini ve yüzünü hatırlıyor. Yusuf Agah ise esir alındığı teröristler tarafından hapsediliyor ve türlü işkencelere maruz kalıyor. 15 ay boyunca orada tutulduktan sonra sonunda özgürlüğüne kavuşuyor. Türkiye'de bu durumun haber olması üzerine Mihra haberlerde Yusuf Agah'nın resmini görüyor ve geçmişine dair Yusuf Agah ile evli olduğunu hatırlıyor. Ama geri kalan ailesi ile ilgili hiçbir şey
İs Kokan Zeytin Ağacı 3Şule Avlamaz · İndigo Kitap · 2025164 okunma
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Onun istediği tek şey annesi ve babası tarafından sevilmekti. Sevginin gücünü göremese de o gülümsemeyi ve kahkaha atmayı seçti. Bir çocuğun savunmasız ruhuna en çok yakışanı kendisi bulup çıkarmak zorunda kaldı. Çünkü bu dünyada normal olan hiçbir şey ona sunulmadı, sunulmak istenmedi anne ve babası tarafından. "İleride ne olmak istediğini sorduğum zaman, jandarma olmak istediğini söyledi ve biraz bundan söz ettik. "Neden?" Çünkü insanlara yardım etmek istiyor­du." Diana'nın küçük bedeninin hikayesi Sakar. O bedene, kaldıramayacağı yükler bindirildi. Anne ve babası tarafından gördüğü şiddetin boyutu ve Diana'nın vücuduna etkisini sayfaların içerisinde okurken yüreğiniz sızlayacak. Aynı zamanda her bir sayfada yazılanların gerçekten de yaşandığı aklınıza geldiğinde boğazınızda koca bir düğüm oluşacak. Diana, anne ve babasının arasının kötü olduğu bir dönemde dünyaya geldi. Hatta Diana'nın anonim doğum -annenin bebeği istemediği doğumlar- ile gözlerini açması bile annesinin onu sevmediğinin kanıtlarından birisi. İlk bölümlerde anneanne ve teyzenin gözünden olaylara tanık olurken Diana'ya yapılan şiddeti fark eden ise teyzesi olmuştur. Anneannesi acil ihbar hattını arasa da Diana'nın anne ve babası profesyonel yalancılar olduğu için her şeyi örtbas edip oradan taşınmışlardır. Daha sonraki bölümlerde okuldaki öğretmenlerin ve müdürlerin de Diana'nın durumu fark etmesi ile devam eden süreçte hep uydurulan bir hikaye mevcut: Diana "sakar" bir çocuk olduğu için vücudunda morluklar/yara izleri var. Diana ise anne ve babası onu sevsin ve onlara zarar gelmesin diye olanlara sessiz kalıp söylenen yalanları doğruluyor. Kendisinin sakar olduğunu bahsettiği bölümlerde okuyucunun içine taş oturacak ve Diana'ya sarılmak isteyecek. Diana'nın anne ve babası her zaman yeni bir hikaye
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
tevafuken, kitapla hayatımın benzer seslerde yüreğime seslenmesi
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 18:38
Kitabın yorumuna geçmeden önce tevafuken bu kitabın ruhuma iyi geliş sürecinden biraz bahsetmek istiyorum. Anlamlı bir anı olarak kalması ve belki okurken kendinde yaşadığı benzer bir şey bulup da iyi bir hisse çıkartmasına vesile olduğumuz olursa diye ümit ederekten... Çok tahmin edilemez bir anda ayağımı burkup yere düşmem üzerine ayağımı kırmış bulunduğum bir dönemdeyim, yaklaşık 1-1,5 ay verilerek yapılmış dize kadar alçılı ve üzerine basamadığım bir ayak... İnsan, alışkanlıklarının bir anda tepetaklak olması ve önceden elinde olduğu şeylerin aslında onun bir hakkı ya da yeteneği değil de sadece Rabbinin bir lütfu olduğunu hatırlayabilsin diye sanırım bazı imtihanlar. Rabbim beterlerinden korusun, yaşadığımız imtihanlardan da gereken dersleri alıp daha da güçlenerek yeniden kalkıp O'na doğru ilerleyebilmeyi nasib eylesin. Garip hissettiğim, yeri gelince kendi kendime ağladığım, dışarıda kimseyi üzmemek için gülümsememi yüzümden eksik etmemeye gayret ettiğim bir hâl... Çünkü hayat imtihanlarla dolu ve O'nun rızası için çıktığımız ve her şeye katlanmaya razı geldiğimizi söylediğimiz bu yolda en ufak engelde suratımızı asıp sürekli şikayetlenmek ve diğer kulların ümidini kırarak hakka girmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Sevdayla, aşkla koşan yorulmaz deniyor ya (tabii ben koşamıyorum, zıplıyorum ya da sandalyeden itiliyorum ama olsun:) İnsan ne kadar üzülse de şikayet etmek olanı değiştirmeye yardımcı olmayacağı için mantıklı da değil. Final haftamdayım.. Kimseye yük olmak istemediğim bir dönemde pek çok yakınımın yardımına çokça ihtiyaç duyuyorum. Elhamdülillah ben mümkün oldukça yormayacak şekilde kendi istek ve ihtiyaçlarımı azaltmayı ve mimumuma indirmeyi öğreniyorum, mecbur olanlar gerektiğinde de onlar sağ olsun şikayet etmeden beni neşelendirerek yardım
Dünyayı Azaltmanın MevsimiFatma Bayram · Ketebe Yayınevi · 2026106 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 10:02
ঔৣꜱᴏᴋᴀğıɴ ᴅᴀɴꜱı ☆ ɢᴏɴᴄᴀ çᴀᴋıʀ ঔৣ Selamm, bugün sizlere kalemini çok sevgili @goncakirrr ın yeni serisi #sokağındansı 1.kitabı Aşk Ritmi paylaşımı ile geldim. Kalemiyle Eylül serisi ile tanışıp bayıldımm. Dijital platform üzerinde okumaya başladığım bu serisi ise sizi kendine öyle bir çekecek ki.. Karakterlere âşık olacaksınız! Zeus&Metis (ki anlami ikisine çok yakışıyor) ya da Kartal ve Metis demeliyim :) ana karakterler alev ateş yok böyle bir çekim ve tutku! Ayrıca Rüya ve Yamaç da çok sevdiklerim.Ama tüm okuyanlar Ekin ve Nefes için aynı hisleri besliyoruz sanırım evlat olsa sevmem deli ettiler!! Şimdiden acil 2.kitap diyorum o son beni biraz üzdü:(( Haydi daha fazla bekletmeden hemen sizler için konusuna geçelim. Metis Manas, tek tutkusu dans etmek olan güzel kızımız aslında baskı altında bir çocukluk yaşamış. Babasının annesi ile onu terk etmesinden sonra rahat bir nefes alan Metis, üniversitede istediği bölüme yazılır ve tutkusu olan dansa kendini adar. Kurduğu dans grubun lideri olan Metis Baraka adını verdikleri küçük mekanda hayatlarını değiştirecek dans yarışması için hazırlıklanmaktadır. Bir gece geç vakit tekinsiz bir sokakta cinayete tanık olan Metis,Mafyatik adamlar tarafından fark edilir. Anında yakaladıkları Metis'i kasığından bıçaklayarak tehtid ederler. İşte tüm hayatını dans yarışmasını kazanmaya bağlayan bu korkunç gece olur. Artık yarışma onun için hayat memat meselesidir. Aylar sonra yarışmayı kazanırsa Amerika'ya gidecek ve peşinde adım adım onu izleyen bu karanlık insanlardan kurtulacaktır. Günlerce evden çıkmaz, tek bir kişiye olaydan bahseder o da sevgili ev arkadaşı Rüya'dır. Günler sonra Rüya'nın ısrarını kıyamayıp dışarı çıkarlar, bara gidiş sebepleri ise kılık değiştirip Rüya'nın sevgilisi Enis'i takip etmektir. Ama bu basit plan polis
Sokağın Dansı - Aşk RitmiGonca Çakır · Vera Kitap · 202631 okunma
Reklam
Reklam