Puan vermedi·159 syf.··
2026 95. kitabı
Acımak, idealist bir ilkokul öğretmeni olan Zehra'nın, babası Mürşit Efendi'nin ölüm döşeğinde olduğu haberini alması ve onun vefatının ardından bıraktığı hatıra defterini okumasıyla başlayan büyük içsel yüzleşmeyi anlatır. Reşat Nuri Güntekin, görev bilinci yüksek ancak geçmişteki kırgınlıkları yüzünden kalbi katılaşmış, merhamet duygusundan yoksun Zehra'nın gözünden, bürokrasinin ve toplumsal yozlaşmanın temiz bir insanı nasıl adım adım yıkıma sürüklediğini gösterir. Eser; ön yargıların, doğru bilinen yanlışların ve insanı insan yapan en temel duygu olan acıma ve bağışlama hissinin önemini sarsıcı bir dille gözler önüne serer.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Trajediye ne kadar tahammül edebilirsin? (Spoiler yok)
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:49
Hüzün ve elem beklentisiyle kapısını çaldığınız Modern Japon Edebiyatı, sizi ilk Dazai ile karşıladığı gibi bu beklentiye de doyuruyor. Zengin bir ailede doğmasına rağmen ilerleyen yıllarda çeşitli bağımlılıklarla savaşan ve defalarca intihara kalkışan Osamu DazaiOsamu Dazai kaleminden de acı ve umutsuzluk dökülüyor. Bir ara kendime "Adeta Dostoyevski'nin karamsarlığını okuyorum." demiştim, ki örnek aldığı yazarlardan birisinin F.M. Dostoyevski olduğunu öğrendim:) Kitabın içeriğine gelirsek, kitaba yeni başladığımda 1K'da neden bu kadar düşük puanlandığını anlamamıştım. Çünkü yazar kesinlikle kendini okutmasını biliyor. O kadar zekice gözlemler tespit ediyordum ki, başta hayran kaldım. Korkunç bir dünyada var olma çabası, depresyonun insanda yarattığı Oblomov'suluğu çok güzel aktarmıştı. Üstüne toplumda bir yer edinmek için davranışlarındaki "palyaçoluk" metaforları ile kalbimi kazandı. Ancak ilerledikçe melankolinin ve çaresizliğin ucunun kaçıp gittiği korkunç bir hikayeye dönüştü kitap. Her ne kadar akıcı da olsa o iç sıkıntısıyla son sayfaları okudum. Yozo'yu benimsemiş ve sonrasında derin bir acıma hissetmiştim ve ağladım. Kitap gerçekten sizde bir iz bırakıyor. Benim gibi hassas kalplilerin okumadan öne iki kere düşünmesi gereken yine de inanılmaz hızla akacak olan bir kitap. Arkadaşım reading slump'tan bu kitap ile çıktığını söylemişti, övüldüğü kadar da var yani. Keyifli okumalar!
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Genel İnceleme Romanın kalbinde yatan ana mesaj, saf merhametin ve insan sevgisinin, ideolojiler ve toplumsal ön yargılar karşısında nasıl çaresiz bırakıldığıdır. Bence kitabın en sarsıcı yönü Hüseyin'in katilinin tek bir kişi olmaması. Kitap Ortadoğu’nun "harese" (kendi kanında boğulma) sarmalını acı bir şekilde deneyimler. Ortadoğu’nun Makus Talihi (Harese Metaforu): Ortadoğu’nun, hırs ve acıdan beslenen, kendi kendini tüketen bir coğrafya haline geldiği mesajı verilir. Livaneli, "Merhamet zulmün merhemi olamaz" diyerek, dünyadaki büyük acıların sadece "acıma duygusuyla" çözülemeyeceğini, sistemli kötülüğün karşısında bireysel merhametin bazen sahibini yakacağını anlatır. Livaneli’ye göre, dünyada bunca adaletsizlik ve acı varken "huzurlu" yaşamak bir duyarsızlık göstergesidir. İbrahim’in hikayenin sonunda hissettiği o kalıcı huzursuzluk, aslında onun yeniden "insanlaşmasının" ve vicdanının uyanmasının bir sembolüdür. Kitapta Ezidilik Kitapta Ezidilerin tek tanrılı bir inanca sahip olduğu, ancak Tanrı'nın dünyayı yönettikten sonra onu Melek Tavus (Tavus Kuşu şeklinde sembolize edilen başmelek) liderliğindeki 7 meleğe bıraktığı anlatılır. Kitap, İslam coğrafyasının Melek Tavus’u yanlış bir şekilde "Şeytan" olarak yorumlaması yüzünden bu halkın yüzyıllardır "Şeytana tapanlar" iftirasına uğradığını vurgular. Ezidilerin güneşe dönerek dua ettikleri, ışığı kutsal saydıkları, doğaya, ağaçlara ve suya kutsallık atfettikleri, beyaz giysiler giydikleri anlatılır. Romanda satır arasında geçen ilginç ritüellerden biri de marul yememe tabusudur. Ezidi inancında mavi renk kutsal kabul edilir ve bu kutsallıktan dolayı günlük yaşamda kullanımı üzerinde çok sert yasaklar (tabular) vardır. Kitapta ana yurtlarının Irak’ın Sincar (Şengal) bölgesi olduğu belirtilir.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
#JeanRhys 1890 yılında Karayipler’deki bir adada doğmuş ve 16 yaşında İngiltere’ye yerleşmiş. Ama ne tam bir Londra’lı olabilmiş ne de artık Karayipler’e aitmiş. Bu aidiyetsizlik ve iki dünya arasına sıkışmışlık hissi tüm eserlerine yansıdı mı bilemiyorum ama #AyrılıktanSonra kitabının can damarı. Bu kitabı keyif kahvesi içerken okumak mümkün değil. İç sıkıcı otel odalarında, yapayalnız bir kadının hayatında aynı buhranı yaşıyorsunuz. Kahramanımız Julia Martin, Bay Mackenzie tarafından terk edildikten sonra Paris’in ucuz bir otel odasında, adamın gönderdiği üç kuruşluk harçlıkla hayatta kalmaya çalışır. Bay Mackenzie’nin mirası acıyla ve korkunun getirdiği yaltaklık duygusu yok olana kadar bu otelde kalma niyetinde. Sessiz, sakin, kendi halinde, alımlı bir kadın. Yaşamın yorgunluğu yüzünden okunan bir kadın. Yine de aldığı tüm darbelere rağmen güçlü değil, aksine gören insanda acıma hissi bırakan bir kadın. Fazla içiyordu ama zararsızdı. Odasına kapanınca güvendeydi. 6 ay boyunca her hafta kendisine bir miktar çek bir mektup ile gönderildi Bay Mackenzie’nin avukatı tarafından. Ancak en sonunda aldığı çekin son olduğu ve artık para gönderilmeyeceği belirtiliyordu. Julia Bay Mackenzie’den çok korkuyordu. Ama yüzleşmeye karar verdi. Neden en başında istediği parayı verip gitmesine izin vermemişti? Haftalık gönderilen para ile hiçbir şey yapamadı ve yapamayacaktı. Julia bir dönem evliymiş. Ateşkes anlaşmasından sonra İngiltere’den ayrılmış. Bir çocuğu olmuş ama ölmüş. Sonra kocasından ayrılmış. Hayata karşı çok ürkekleşmiş. Bir ressama modellik yapmış, bir ara mankenlik yapmış. Eski sevgililerinden aldığı çeklerle ordan oraya sürüklenen, rüzgarda savrulan, kararlarını kendi alamayan ve her şeyden önemlisi ekonomik ve duygusal olarak erkeklere bağımlı bir kadın. Bu çekler
Ayrılıktan SonraJean Rhys · Can Yayınları · 200833 okunma
8/10
·144 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 14:43
Herkese selamlar Kore edebiyatı yazarlarından Kim Young-HaKim Young-Ha 'nın kaleminden; " Bir Katilin GüncesiBir Katilin Güncesi " Yazardan okuduğum ilk eser, kısa ama keyifli ilerleyen bir hikaye, Yetmişine basmış Byiongsu Gim eski bir seri katildir. En son kırklı yaşlarında cinayet işleyen ve hayatına sıradan bir vatandaş olarak devam eden Byiongsu, yaşadığı kentte bir katil birbiri ardına kadınları öldürmeye başlayınca, bu katilin kurbanlarından biri olmasından korktuğu kızı Inhi’yi korumak için fiziksel olarak hazırlanmaya başlar. Ancak hayat ona kızını koruma yolunda kötü bir sürprizle karşılık verir. Byiongşu, Alzheimer’a yakalanmıştır ve hafızasını her geçen gün kaybetmektedir. Üstelik şüphelendiği adam, kızının evlenmeyi planladığı Cute’dir. Peki herşey göründüğü gibi midir? Yoksa bir hayal ürünü mü? Kim Young-ha’nın dili sade ama oldukça etkili. Kısa cümlelerle yoğun bir gerilim kuruyor. Roman aksiyondan çok zihinsel baskıyla ilerliyor; karakterin hafızası dağıldıkça hikâye de parçalanıyor. Bu yüzden kitap sadece “katil kim?” sorusuna değil, “İnsan geçmişini unutunca geriye ne kalır?” sorusuna odaklanıyor. En etkileyici yanı ise okuru rahatsız edecek kadar güçlü bir empati yaratması. Geçmişte korkunç suçlar işlemiş bir karaktere bile acıma hissi duyabiliyorsun. Finali de net cevaplar vermek yerine belirsizlik bıraktığı için kitabın etkisi bittikten sonra da devam ediyor. Tavsiye ederim, kitapla kalın...
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,1bin okunma
Yaşadıklarımız bizi olduğumuz kişi yapar
10/10
·159 syf.··
2026 5. kitabı
Bazen herşey göründüğü gibi değildir. Siyahın ardı beyaz, beyazın ardı siyah olabilir. Şahit olduğumuz her renkten hikâye karakterimizi şekillendirir. Merhamet duygusunu dahi köreltecek kadar canı yanmış bir öğretmen. Ağlamayı dahi yasaklamış kendine. Gün geliyor, hikâyesinin renklerini yanlış tanıdığını fark ediyor, ön yargılarından arınıyor, pişman oluyor ve acıma duygusunu acı bir şekilde geri kazanıyor.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Reklam
Reklam