❝ İnsanoğlu ya tek başınadır veya başkalarıyla beraberdir. İnsanoğlunun yaşaması ancak hemcinsleriyle birlikte ve onlarla haşır neşir olmak suretiyle mümkün olduğundan âdâb-ı muaşereti mutlaka öğrenmesi gerekir ❞
Sayfa 528 - Merve yayınları, 2.cilt·Kitabı okuyor
Şirketler, bankalar birer canavardır. Onları insanlar yönetir ama insanlar onların üzerinde söz sahibi değildir...
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Adab-ı muaşeret, Osmanlı halkında başını dik, gönlünü eğik tutmaktır.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
1000Kitap
Biz nasıl oldu da böyle kabalaştık, bu kadar vahşileştik, terbiyemiz nerede kaldı? Bağlarımız koptu. Niye? Çünkü büyüklerimizi küçümsedik, onlardan bir şey öğrenmeye ihtiyacımız olmadığını düşündük, "Kur'an ve Sünnet bize yeter. " dedik. Kur'an ve sünnetin edep dairesinde nasıl yaşanacağını bize anlatan ilmihallerimizi, adap kitaplarımızı, geleneksel ahlakımızı, adab-ı muaşeretimizi küçümsedik. "Bunlar geleneğin kiri" dedik. Öze dönüş adına, kaynaklara dönmek adına bütün o kültür ve terbiyeyi silip attık. Kendimiz de tertemiz, taptaze yeni bir başlangıç yap(a)madık, Efendimiz (sas) kurbanı nasıl kesmiş, hadis kaynaklarına bakmadık, oradan yeni bir adap üretmedik.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Ebûbekir el-Verrâk'a (rahimehullâh) 'Afiyet nedir?' diye sordular. O da şöyle cevap verdi: "Kulun, kelime-i şehadet söyleyerek îmân ile ölmesi, Allâhü Teâlâ'nın onu evliyâları zümresinde diriltmesi, sırất köprüsünü selâmetle geçirmesi ve sonra da cennete girdirmesidir. İşte âfiyet budur." Afiyet on şeydir. Beşi dünyadadır. Bunlar: İlim, amel, ihlás, şükür ve Cenâb-ı Hakk'ın takdîrine râzı olmak. Beşi de âhirettedir: Yüzün beyaz olması, terâzi(de sevabların) ağır gelmesi, hesabın kolay olması, cehennemden kurtulmak ve cennete girmektir.
Ya'kub bin Seyyid Alizade, Mefätīhu'l-Cinân ve Mesâbîhu'l-Cenân (Şerhu Şir'ati'l-İslâm), s. 171.·Kitabı okuyor
"Allâhü Teâlâ'nın en sevdiği duâ, kulun: Allâhümmerham ümmete Muhammedin rahmeten âmmeten." demesidir. Manası: Allâhım! Muhammed aleyhisselâmın ümmetine, onların bütün hepsine rahmet eyle.
Süyüti, el-Câmiu's-Sağîr, 8026; Ya'kub bin Seyyid Alizâde, Mefātīhu'l-Cinân ve Mesâbīhu'l-Cenân (Şerhu Şir'ati'l-İslâm), s. 174.·Kitabı okuyor