7/10
·152 syf.··
2025 90. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 23:36
Merhaba sevgili okur, Fournier kitapları, arka kapakta, çok güzel tanımlanmış: sade, şiirsel ve sarsıcı… Bu kitabını diğerleri kadar başarılı bulmadım ancak yazarın, genel olarak, böyle bir tarzı var. Belli bir tema üzerinden, aile bireylerinden bahseden Fournier bu sefer annesinden bahsediyor. Kültürlü ve rafine zevklere sahip bir kadın. “Yaşama sevinci vardı ama yaşamak ona her zaman yaşama sevinci vermemişti. Hayatı boyunca mutluluğa düşkünlüğünü korumuştu. İnsanlığa yararı olanlarla, müzikçilerle, ressamlarla, yazarlarla, filozoflarla teselli bulmasını bilmişti...” diye bahseder annesinden. Ve yine her zamanki gibi hikayesini yaşlılığa ve yalnızlığa bağlar. Zorluklarla, yalnızlıkla ve sancılı geçen bir ömrün vedası Albinoni'nin Adagio'su eşliğinde düzenlenen cenaze töreniyle yapılır. Kitabın sonunda kapak fotoğrafı daha anlamlı bir hâle gelir. “Zamanla fotoğraf sarardı. Siyahlar grileşti, griler beyaz oldu, annem silinmekte.” Diğer kitapları kadar başarılı bulmadım ancak yazarın külliyatından bir parça olması açısından okunmaya değer. O bildiğimi Fournier hissi az da olsa hissediliyordu.
Kuzeyli AnnemJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20252,753 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 16. kitabı
KAHVALTI SOFRASI / DEFNE SUMAN "Hayat ilerledikçe yası tutulacak ne çok şey birikiyordu!" Ünlü ressam Şirin Saka'nın 100. yaş gününü kutlamak için ailesi Büyükada'daki evde toplanır. Saka'nın torunları Nur ve Fikret, Fikret'in kızı Selin, Nur'un eski sevgilisi ve gazeteci Burak Gökçe… Elbette evin emektarı, Şirin Hanım'ın sadık hizmetkarı ve çocukluk arkadaşı Sadık Usta da onlarla birliktedir. Kahvaltı sofrasında bir araya gelir herkes. Burak, hem aile dostu olması nedeniyle hem de bu özel günü gazetedeki sayfasına taşıyacağı bir röportaj yapmak için oradadır. Gerilimli bir sofra olur, kahvaltı sofrası... Bir süredir ailenin geçmişini, köklerini araştıran Fikret'in sorularıdır bu gerginliğin sebebi. Ardından Fikret ortadan kaybolur. Bu kayboluşun ardında uzun yıllardır saklanan büyük bir sır vardır ve bu sır ortaya çıkmadan ne Fikret ne de diğerleri huzur bulacaktır. Yazarla tanışma kitabım oldu, "Kahvaltı Sofrası" ve eminim son kitabı da olmayacak. Sayfalarda yorumlarını severek takip ettiğim değerli bir okurun tavsiyesi üzerine almıştım kitabı ve iyi ki okudum dedim bitirdiğimde. Aile sırları, saklanan/saklanmak zorunda kalınan kimlikler, bitmek bilmeyen bir aşk, dostluk gibi pek çok konunun ele alındığı kitapta her bölüm farklı bir anlatıcı ile sunulmuş bize. Sadık Usta, Nur, Burak ve Selin'in anlatımı ile geçmiş ve bugün kısacık bir zaman aralığında hayat buluyor. Ben severek okudum, eğer tanışmadığınız bir kalemse sizlerde şans verin mutlaka derim. Kitapta geçen şarkıları dinledim elbette okurken. Richard Clayderman / Let it Be, Alanis Morisette / İronic, Albinoni Adagio not aldıklarım. Ayrıca bir şiirden de bahsediliyor ki yazmadan geçemeyeceğim. SARIL BANA Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep
1000Kitap
Kahvaltı SofrasıDefne Suman · Doğan Kitap · 2018550 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
KAHVALTI SOFRASI DEFNE SUMAN 360 SAYFA Hayat ilerledikçe yası tutulacak ne çok şey birikiyordu! Ünlü ressam Şirin Saka'nın 100. yaş gününü kutlamak için ailesi Büyükada'daki evde toplanır. Saka'nın torunları Nur ve Fikret, Fikret'in kızı Selin, Nur'un eski sevgilisi ve gazeteci Burak Gökçe. Elbette evin emektarı, Şirin hanımın sadık hizmetkarı ve çocukluk arkadaşı Sadık Usta'da onlarla birliktedir. Kahvaltı sofrasında biraraya gelir herkes. Burak; hem aile dostu olması nedeniyle hemde bu özel günü gazetedeki sayfasına taşıyacağı bir röportaj yapmak için oradadır. Gerilimli bir sofra olur kahvaltı sofrası. Bir süredir ailenin geçmişini, köklerini araştıran Fikret'in sorularıdır bu gerginliğin sebebi. Ardından Fikret ortadan kaybolur. Bu kayboluşun ardında uzun yıllardır saklanan büyük bir sır vardır ve bu sır ortaya çıkmadan ne Fikret ne de diğerleri huzur bulacaktır. Yazarla tanışma kitabım oldu Kahvaltı Sofrası ve eminim son kitabı da olmayacak. Sayfalarda yorumlarını severek takip ettiğim değerli bir okurun tavsiyesi üzerine almıştım kitabı ve iyi ki okudum dedim bitirdiğimde. Aile sırları, saklanan/saklanmak zorunda kalınan kimlikler, bitmek bilmeyen bir aşk, dostluk gibi pek çok konunun ele alındığı kitapta her bölüm farklı bir anlatıcı ile sunulmuş bize. Sadık Usta, Nur, Burak ve Selin'in anlatımı ile geçmiş ve bugün kısacık bir zaman aralığında hayat buluyor. Ben severek okudum, eğer tanışmadığınız bir kalemse sizlerde şans verin mutlaka derim. Kitapta geçen şarkıları dinledim elbette okurken. Richard Clayderman/Let it Be, Alanis Morisette/İronic, Albinoni adagio not aldıklarım. Ayrıca bir şiirden de bahsediliyor ki yazmadan geçemeyeceğim. SARIL BANA Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep
Kahvaltı SofrasıDefne Suman · Doğan Kitap · 2018550 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 4. kitabı
Başrol karakterimiz Ahmet Bey, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, bir süre inşaat mühendisi olarak çalışıp erken emekliye ayrılarak Podima köyüne yerleşmiştir. Evine temizliğe gelen Hatice Hanım, çocuğu Muharrem ve ara sıra ziyarete gelen ikiz kardeşi Mehmet dışında pek kimseyle görüşmeyen; ömrünü, kendi yarattığı kitaplarla dolu bir yalnızlığa ayırmış biridir. Roman, Podima köyünde işlenen Arzu KAHRAMAN cinayeti ile başlayıp, bir gazeteci kızın Ahmet Bey’in kapısını çalmasıyla başlayan ve ikiz kardeşi Mehmet’in çok etkileyici bir aşk hikayesine kadar uzanıyor. En az gazeteci kız kadar beni de ağlatan bir sona sahip romandı. “Müzik, edebiyat gibi duyguları anlatmıyor, bizzat yaşatmak amacını güdüyordu.” Romanda geçen parçalar: Via Con Me - Paolo Conte Sibelius Eroica Adagio “Bir damla kan ve bin endişe.” İşte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlerde gizliydi. İyi okumalar.
Edebiyat
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
6/10
·64 syf.··
2023 63. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 15:48
Puanım 3/5 (%57/100) Kitabı şans eseri gördüm ve kapağını estetik bulduğum için almaya karar verdim. Uzunluğu ve şiir türünde olduğu için yolda okuyup bitirebildim çabucak. Genel olarak hoşuma gitti diyebilirim. Şiir ara ara okuduğum bir türdür her ne kadar çok iyi anlamasam da (en azından fantastik bilimkurgu gibi türlere göre). Türk bir yazardan şiir en son ne zaman okudum onu hatırlamıyorum işte. Onur Sakarya'nın türü şudur diyemeyeceğim ama birçok şiir bana Amerikan modern şiirlerini hatırlattı. "Tanrını Uçtuğu Vakit", "Ölüm", "Whatever Happened to You" ve kitaba adını veren "Adagio" şiirleri benim özellikle beğendiklerim oldu. Şiire ilginiz varsa bakın derim, Türk yazarları desteklemek gerekiyor.
Misafir Odası KanıyorOnur Sakarya · Plüton · 20235 okunma
Puan vermedi·157 syf.·
2023 10. kitabı
Yazarın müzikle olan geçmişini kitabı okumaya başladıktan sonra öğrendim, anladım ki bir insan geçmiş deneyimlerini gelecek deneyimlerine ancak bu kadar güzel aktarabilir. Özellikle ikinci hikayeden sonraki müzik betimlemeleri, piyano vurguları kulaklarımda o füglerin çalınmasını sağladı. Kitabın ilk hikayesinden sonra kulaklarımda adeta Londra Filarmoni Orkestrası'nın Manchester by the Sea albümü çalıyordu, özellikle adagio'su. Anlık olarak filmin sahnelerini kafamın içinde yeniden izlerken kopmuş olsam da kitaba geri döndüğümde yüksek bir haz duygusuyla okumaya devam ettim. Özellikle de klasik müzik sevenlerin ve piyano çalanların okumasını tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Küskün Kahvenin TürküsüCarson McCullers · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,634 okunma