6/10
·400 syf.··
2026 19. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:30
Bu kitap sadece bir karakterin hikayesi değil, aynı zamanda bir dönemin hikayesi. Yeni Türkiye’nin kuruluşundan sonra yaşanan modernleşme sancılarını, siyasi ve toplumsal değişimleri, eski ile yeninin çatışmasını bir kadın karakter üzerinden anlatıyor. Anlatım bazen zor çünkü parçalı ilerliyor ve sürekli zamanlar arasında geçiş yapıyor. Kadın olmak, eğitim, toplum baskısı, hayal kırıklıkları ve kendini bulma çabası kitabın en dikkat çekici taraflarından biri. Bence hızlı okunabilen bir kitap değil.
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20195,7bin okunma
Puan vermedi·1552 syf.··
2026 22. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:51
Monte Cristo Kontu'nu bitirdim. Uzun zamandır ilk kez bir kitabın bazı bölümlerini hızlı geçtiğim, hatta yer yer atladığım oldu. Bunun nedeni kitabın kötü olması değil; sanırım bazen kitapların da bir zamanı var. Bu kez doğru zamanda buluşamadık. İntikam, adalet ve sabır üzerine kurduğu hikâye oldukça etkileyici. Bazı hesaplaşma anlarında içimin soğuduğunu da söylemeliyim. Üstelik okurken sık sık Ezel'i düşünmekten kendimi alamadım. Özellikle ikinci ciltte hikâyeye tam olarak teslim olamadım. Buna rağmen yolculuğun sonuna tanıklık etmek güzeldi. Monte Cristo Kontu'nun kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum; sadece benim için doğru zaman bu zaman değilmiş. Ama bir gün yeniden buluşacağımıza eminim. Çünkü bazı kitaplar ilk okumada değil, ikinci karşılaşmada gerçek etkisini gösteriyor.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037bin okunma
10/10
·272 syf.··
2026 93. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:56
Ryszard Kapuscinski, Polonya’lı bir gazeteci, yazar.. Polonya Haber Ajansı’nın Afrika’da görev yapan tek muhabiriymiş. Gelişmekte olan ülkelere dair sonsuz bir tecrübesi var. Tabii gelişmekte olan ülkeler, genellikle ‘3. Dünya ülkeleri’ olarak olarak da adlandırılıyor. Kapuscinski, büyük bir cesaretle, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu‘da çok sayıda ülkeye, özellikle bu ülkelerde baskının, zulmün, sömürünün, savaşın olduğu dönemlerde giderek, bizzat bu ülkelerin içinden haberler vermiş. O kadar ki, bazen kendi seyahatlerini kendisi finanse etmek, bunun için de sponsorlar bulmak zorunda kalmış. Bu seyahatleri 20 yıldan fazla sürmüş ve bu dönemde bu coğrafyalar ağlarda 27’den fazla devrim ve darbeyi ülke içinden tanık olmuş. Elimizdeki kitap, bu ülkelerden yazmış olduğu yazıların bir derlemesi. Aslında başlığa konu olan ‘Futbol Savaşı’ yalnızca yazmış olduğu haberlerden birinin başlığı ve kitabın geneline asla hitap eden bir başlık değil. Anladığım kadarıyla böyle bir başlığın daha vurucu olacağı düşünülmüş, bence yalnızca yanıltıcı olmuş. Kitabı burada anlatmak mümkün değil, ancak okumak gerek; ancak kitap boyunca insanların çektiği azap, zülüm, yoksulluk, açlık ve bunların yalnız ve yalnızca beyaz ya da siyah egemen sınıfların baskısı nedeniyle olduğunu okuyoruz. Adalet ve hukukun olmadığı ülkelerde, geniş kitlelerine tek bir şey kalıyor: zulüm yaşamak. Çok etkileyici bir kitap bence. Zaten bu nedenle çok sayıda da ödülün sahibi olmuş
Futbol SavaşıRyszard Kapuściński · Delidolu · 07 okunma
Puan vermedi·147 syf.··
2026 54. kitabı
Altı Kadın;doğdukları yer, büyüdükleri kültür, hayata bakış açıları birbirinden farklıdır. Dilşad,Rabia, Kösem, Tomris,Nesibe Asena Sırlar Avlusunda yolları kesişir. Konya'da Hz. Mevlana türbesinin avlusunda. Bu avlu, kendini arayan her ruhun önce kendini bulmak zorunda olduğu bir yerdir. Herbirinin sınavı da ayrıdır geçmesi gereken eşikte. Ama yinede deneyimlerini birleştirip birbirlerinden güç alırlar. Kendi içsel yolculuğuna çıkan bu kadınlar, onlara rehber olan Kadim isimler sayesinde Sırlar Avlusunu geçip kendi iç dünyalarıyla, kalpleriyle iletişim kurarlar. Herbirinin hayatla savaşları farklı olsalarda zihinlerindeki gürültüyü susturup kalplerinin sesini duyunca asıl benliklerine kavuşurlar. Adalet,vicdan,sevgi,kibir...Her insanın hayatının merkezine koyduğu amaç farklıdır. Biri için biri daha önemliyken bir başkasına daha az önemli gözükür ama asla değersiz değildir. Kimi Adalet ararken-savunurken, kimi şifa vermek ister,kimi öğretmenin gücüne inanır,kimi gerçeğin peşindedir kimi de aşkın. Bazen göz önündedir aranan,bazen uzaklarda bazense gizli kapılar ardında. Ve insan kendi iç sesini duymazsa kendi kalbine bakmazsa göremez, duyamaz. Sırların Avlusu, işte burada devreye giriyor. Kendisiyle yüzleşen insan o eşiği geçiyor ve benliğini buluyor.
Sırlar AvlusuAyşegül Uysal · Kitaparası Yayınları · 20265 okunma
Devlerin savaşı, koca bir ömrün hikâyesi: İnce Memed 4
10/10
·639 syf.··
2026 30. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 14:41
Bazen bir kitabı bitirirsiniz, bazen de bir dönemi kapatırsınız. • Son sayfayı çevirdikten sonra dönüp kitaplığımdaki dört cilde baktım. İçimde hem büyük bir mutluluk hem de tuhaf bir hüzün vardı. Çünkü yıllardır okumayı ertelediğim, gözümde büyüttüğüm o yolculuk nihayet tamamlanmıştı. Dördüncü kitap hakkında hikâyeye dair çok şey söylemek istemiyorum. Çünkü bu serinin en güzel taraflarından biri, okurun her şeyi kendi adımlarıyla keşfetmesi. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu kitapta
Yaşar Kemal
Yaşar Kemal
yalnızca bir hikâye anlatmıyor, insanı, umudu, korkuyu, direnişi ve zamana karşı verilen mücadeleyi de anlatıyor. • Dört kitap boyunca en çok etkilendiğim şey ise İnce Memed'in sadece bir karakter olarak kalmaması oldu. Sayfalar ilerledikçe büyüyen, değişen ve anlamı derinleşen bir hikâyenin parçasına dönüşüyor. • Yaşar Kemal'in dili ise her zamanki gibi büyüleyici. Doğayı, insanları ve Çukurova'yı öyle canlı anlatıyor ki bazen bir roman değil de yaşanmış bir destan okuyormuş gibi hissediyorsunuz. • Kısacası, İnce Memed benim için yalnızca bir seri değil; uzun süre unutamayacağım bir aşk.. İYİ Kİ OKUDUM...
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,4bin okunma
Ahmet Ümit'in en sevdiğim romanlarından biri
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ahmet Ümit’in 6–7 kitabını okudum ama aklımda en çok yer eden romanı hep Kavim oldu. Çünkü bu kitap sadece bir polisiye değil; farklı kültürlerin, inançların ve tarihsel katmanların iç içe geçtiği çok daha geniş bir hikâye anlatıyor. İstanbul’dan Mardin’e uzanan bu yolculukta, cinayetin izini sürerken aslında Anadolu’nun bin yıllık kültürel hafızasında dolaşıyorsunuz. Süryani geleneği, kadim ritüeller, dinler arası geçişler… Hepsi romanın atmosferine derinlik katan unsurlar. Ve tabii ki Komiser Nevzat. Nevzat’ın insancıl, vicdanlı, bazen kırılgan ama hep adalet duygusuyla hareket eden yapısı, romanı sadece bir “olay çözme” hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha insani bir yere taşıyor. Kavim, benim için Ahmet Ümit’in en güçlü romanlarından biri. Hem kültürel çeşitliliği hem de insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanlarını aynı anda anlatabilmesiyle, okuduktan sonra uzun süre zihnimde kaldı.
KavimAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201920,6bin okunma