Puan vermedi·304 syf.··
2026 31. kitabı
Ayşe Kulin'in Son adlı kitabını bitirmiş bulunuyorum. Bu kitap, yazarın Kanadı Kırık Kuşlar ve Kördüğüm romanlarında yer alan karakterlerin hikâyelerini tamamlayan bir devam romanı niteliğinde. Kanadı Kırık Kuşlar'ı okumadığım için o kısımdaki bağlantıları tam olarak yakalayamadım; ancak Kördüğüm'de tanıdığımız Esra'nın hikâyesinin burada devam etmesini keyifle okudum. Hikâye, Vural Komserin de yer aldığı etkileyici bir finalle son buluyor. Ayşe Kulin'in her zamanki akıcı anlatımı bu kitapta da kendini hissettiriyor. Üstelik adaşım olan Derya'nın hikâyesiyle başlaması benim için ayrı bir güzellikti. Karakterler sırayla sözü devralıyor, kendi duygularını ve bakış açılarını katarak hikâyeyi anlatıyorlar. Bu da romana farklı bir derinlik kazandırıyor. Ben kitabı çok beğendim. Özellikle Kördüğüm serisini sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Ve itiraf etmeliyim ki, Aguli'yi özleyeceğim...
SonAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20184,382 okunma
Kelimelerin yaşamımıza etkisi, isimlerimiz bizi yansıtıyor mu?
7/10
·304 syf.·
2026 60. kitabı
İngiliz Yazar Florance Knapp 2025 te yazdığı kurgu romanında quilt yani yorgan tekniğini kullanmış;bu teknikte parçalardan bütüne giderek, zaman aralıkları kullanılarak, bağlantılar ile gelmiş, geçmiş dönemler arasında bağ kurarsınız. Bu kitapta da 1987den başlayarak zaman aralıkları kullanılmıştır. Farklı ve sıradışı bir roman okumak isteyenler için ilginç gelebilir. Yazar kitabı kocası 'Ian a sevgilerimle' ,diye başlatsa da ;eser de kötü koca Gordon'un izleri görülüyor. Bu alıntı baba Gordon'un hikayenin bencil adamı olduğunu kanıtlıyor. Birçok anne, bu alıntıda, kendini bulabilir;çünkü bebekler ilk olarak annenin sorumluluğundadır,çalışan bir baba gece uykusunu bölemezve genelde bu fedakarlığı anneden bekler. Gerçi annelik iç güdüsü çok farklı, evladınız için herşeyi yapabilirsiniz. Ama burada Gordon'un sözleri içime dokunmuştu. Coranın ne hissettiğini, gayet güzel anlatmış. Gecenin bir yarısı, Gordon'un ayağının bileğine battığını hissederek uyanıyor. "Aman Tanrım, Cora. Sabah işe gitmem gerek! Ben varken onun ağlamasını nasıl duyamıyorsun?" Cora monitörü kapatıyor ve bebeğin ağlamaları uzaktan gelen bir iniltiye dönüşüyor. "Ve örtülerle de yapma bunu; yatağa o soğuk havayı almadan dışarı çıkabilirsin. Biraz düşünceli ol." Ve bu dizeler,bir annenin yanlızlığını çık güzel dile getirmiş. "Çocuk odasının kapısını açar ve ses duyularını allak bullak eder, sanki biri hiç uyarıda bulunmadan müzik setinin sesini sonuna kadar açmış gibi. Arkasını dönmek ister. Bunun yerine bebeği beşiğinden alır, sallanan sandalyeye oturur, hıçkırıkları yavaş yavaş yerini küçük titremelere bırakır. Yatma vakti geldiğinde perdeyi çekmeyi unuttuğu mavi-siyah karanlığa bakar ve çocukluğundan bir görüntü zihnine üşüşür." Kitaba düşük puan verme nedenim ise, her ne kadar teknik olarak iyi
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026384 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·136 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 00:00
Nasıl olur da 35 yaşına kadar bu konuda en ufak birsey duymam anlayamıyorum. Bilmemenin de ayıbını yüklenip okudum. Oldukça vurucuydu. Sayfalarla vuruyordu insanın suratına. Ah hatice Ah adaşım.. ölene kadar senin hikayeni gönlümde taşıyacağım. #birkutukitap tan gelen en iyi kitap buydu. Teşekkürler...
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,959 okunma
Pokentranlı Adaşım
Puan vermedi·259 syf.··
2026 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 00:15
Yazarı hiç duymamıştım, açıkcası kitabın adı için almıştım. "Gökmen" çok sık karşılaşılan biri isim değil, bir kitabın üstüne olunca merak etmiştim. Kitabın ilk sayfalarında yer alan dialoglar okumayı zorlaştırmaktaydı ancak ilerleyen sayfalarda daha toparlandı. Halk arasında binek araca, otomobile "taksi" denir, çocukken ben de sık kullanmışımdır, ancak bir kitapta yazarın bu şekilde kullanması beni biraz güldürdü. İlgi çekici bir hikayesi var kitabın zaman zaman etkileyici oldu, ancak daha iyi olabilirdi hissiyatı sürekli okumama eşlik etti. Kitap bittikten sonra yazarı ile ilgili biraz araştırma yapayım ve ilkokul öğretmeni olduğunu, daha önce şiir kitaplarının yayınlandığını öğrendim. Yazarın ilk romanı olan eser başarılı denebilir, ancak bir sürü cinayet vs. işlenirken bu olayların orta yerinde olan kahramanlarımızın bu kadar kolay yer değiştirebilmesi, dolaşabilmesi; oldukça sıra dışı olağanüstü olaylar yaşanırken insanların tepkisinin yansıtılmasındaki eksiklikler vs. kurguyu zayıflatan öğelerdi. Bilim kurgu yazınımızın çok da yaygın olmadığı - en azından benim bildiğim kadarıyla- dikkate alınırsa herşeye rağmen iyi bir deneme olarak görülebilir.
Pokentranlı GökmenCengiz Çetik · İkinci Adam Yayınları · 20171 okunma
Değirmen
Puan vermedi·144 syf.··
2025 17. kitabı
Sabahattin Ali’nin Değirmen adlı eseri 16 farklı hikâyeden oluşmaktadır. Üç bölüme ayrılmıştır. İlk bölümde aşk teması baskın gelirken ikinci bölümde toplumsal gerçekçilik ön plandadır. Genellikle 3. kişi ağzından anlatım yapılmıştır. Yazar kötü olduğunu düşündüğü eserlerini bizim yorumumuza bırakarak kitaba eklemiştir. Aslında bu kitap Sabahattin Ali’nin adım adım yükselişinin ayak seslerini gösteriyor. Değirmen adlı hikâyesi diğer hikâyeleri gölgede bırakmıştır. Değirmendeki etki diğer hikâyelerde bulunmadığı için aslında Değirmenin sona saklanması kitabın da etkisini daha fazla artırabilirdi. Değirmende içten ve samimi bir anlatım vardır. Yazar başta okuyucuyla konuşmuş ve “adaşım” diye hitap etmiştir. Bu aslında küçük bir şey gibi görünse de okuyucunun merakını artırmış ve hikâyeye aidiyet hissini büyük bir oranda artırmıştır. Aşkın gerçekliğinin çingeneler üzerinden anlatıldığını görüyoruz. Önce su değirmeni betimleniyor. Olaylar değirmen etrafında şekilleniyor. Daha sonra yazar aşk hakkında konuşuyor ve bundan sonra hikâyesine başlıyor. Sonda yazan “Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.” cümlesi hikâyeyi özetler niteliktedir. Köylü–çingene ilişkisi ve çingenelerin hayatından kesitlere yer vermiştir. Kırlangıçlar hikâyesinde hayatı yaşamak ve anlamlandırmaya çalışma düşüncesine yönlendirilmiştir. İki kırlangıcın aşkından, çevrelerine karşı gözlemlerine dayanılarak dünyaya karşı bakış açıları anlatılmıştır. Aslında bunun insan üzerinden değil de hayvan üzerinden anlatılması, yazarın hayal dünyasının genişliğini gösterir. Viyolonsel hikâyesi sadakatin ve aşkın en güzel anlatıldığı hikâyelerden biridir. Mekân ve olayların, karakterlerin gelişimi ve sırası çok güçlü bir
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 2. kitabı
Okuduğum onlarca başyapıt eserlere inceleme yazmayıp bu kitabı seçmemin kendimce haklı sebepleri var. Güzel bir eser fakat bu kelime ile sınırlı. Adaşım... Zehra eğerki var olmuş olsaydın sana derdim ki bir kere aldatan bir daha aldatır, çok çabalayarak birisinin seni sevmesini sağlayamazsın, korktuğun şeyler seni esir eder ve asıl olarak kendi hayatın bir başkasının uğruna yok edilecek kadar değersiz değil. Sırrıcemal ahh başkasına yar olmayanın sana yar olacağını sandın, kandın en sonunda da hayatını yaktın. Suphi tamamen nefsinin arzularının peşinden sürünüp giden bir insana dönüştün. Okurken her seferinde ne kadar aşağılık bir insana dönüşmene şaştım kaldım doğrusu. İnsan işte içindeki duyguları yönetemeyince düştükçe düşüyor. Dilerim ki bu tarz karakterler yalnızca kitap sayfaları arasında kalır. Gerçek dünyamızda yerleri olmaz. Kıskançlık, nefret, kin, intikam. Ve kitap biter...
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma