Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı adlı eseri, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş dönemine ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Ortadoğu’da yaşananlara dair derin bir bakış sunar. Yazar, Cemal Paşa’nın özel kalem müdürü olarak görev yaptığı dönemdeki deneyimlerini birinci elden aktarır ve dönemin siyasi, askeri ve toplumsal koşullarını eleştirel bir şekilde değerlendirir. Kitap, adını Kudüs yakınlarındaki Zeytindağı’ndan alır ve bu da mekânın, olayların akışındaki sembolik önemini yansıtır.
Atay, kitabında Osmanlı İmparatorluğu’nun savaş sırasında izlediği politikaları ve bu politikaların doğurduğu sonuçları sert bir dille eleştirir. Özellikle Enver Paşa ve Cemal Paşa gibi İttihat ve Terakki liderlerinin yanlış kararları, kitaba damgasını vuran eleştiri konularındandır. Atay, bu liderlerin hayalperest ve gerçeklerden kopuk politikalarının, Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırdığını vurgular. Özellikle Arap coğrafyasındaki yönetim anlayışının yerel halkla uyumsuzluğunu ve bu durumun Arap isyanlarına zemin hazırladığını ayrıntılı bir şekilde anlatır. Yazar, Osmanlı’nın bölgedeki nüfuzunu kaybetmesini sadece askeri bir yenilgi olarak değil, aynı zamanda siyasi ve insani bir başarısızlık olarak da değerlendirir.
Eserde dikkat çeken bir diğer önemli tema ise savaşın insanlar üzerindeki yıkıcı etkisidir. Atay, Ortadoğu’da görev yaptığı sırada tanık olduğu sefalet, açlık ve ölümleri oldukça etkileyici bir üslupla anlatır. İnsanların hayatlarını mahveden savaşın, yalnızca bir siyasi mücadele olmadığını; aynı zamanda bireylerin yaşamlarını, umutlarını ve geleceklerini yok eden bir trajedi olduğunu gözler önüne serer. Bu bağlamda, eser hem bir tarih belgesi niteliği taşır hem de insani bir duyarlılığı yansıtır.
Zeytindağı, aynı zamanda Falih Rıfkı Atay’ın modernleşme ve Batılılaşma